1. bölüm · Okul Asansörü

Önsöz

Yunus Emre Keklikci

OKUL ASANSÖRÜ 
Yazar:Yunus Emre Keklikci
Editör: Yunus Emre Keklikci
Kapak Tasarımı: Yunus Emre Keklikci
ÖNSÖZ
Bu kitabı yazarken önümde duran en büyük soru, bir asansörün içinde neler yaşanabileceğiydi. Dört duvar, bir kapı, iki düğme. Kulağa basit geliyor, değil mi? Ama işin içine biraz korku, biraz merak ve biraz da o an hiç kimseye anlatamayacağınız bir his karıştığında, o basit metal kutunun içinde dünyalar kurulabiliyor.
Okul Asansörü, dört gencin sıradan bir akşamüstü yaşadığı sıradışı bir olayı anlatıyor. Bu hikâyede süper kahramanlar yok, büyülü güçler yok. Sadece dört arkadaş, bir okul binası ve kapıları açılmayan bir asansör var. Ama bazen en korkutucu şeyler, en sıradan yerlerde gizlenir.
Emine, Fatma, Metin ve Orhan. Bu dört isim, bu kitabın kalbi. Her biri farklı, her biri kendi hikâyesini taşıyor. Biri kaybolacak, diğerleri onu arayacak. Bazen bir arkadaşınızın kaybolması, sizin de kaybolmanız anlamına gelir. Çünkü onu ararken, kendi karanlık köşelerinizle de yüzleşirsiniz.
Bu kitabı okurken aklınızda tutmanızı istediğim bir şey var: Korku, her zaman dışarıdan gelmez. Bazen en büyük korkularımız, kendi içimizdedir. Ve bazen de... o korkularla yüzleşmek için bir asansörün içinde mahsur kalmak gerekir.
Bu kitabı yazarken en çok zevk aldığım şey, karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerini kurmaktı. Fatma'nın her durumda canı yanması, Metin'in kendini havalı sanıp aslında biraz salak davranması, Orhan'ın sessiz ama derin düşünceleri ve Emine'nin...
Emine'nin kayboluşu. Hepsi bu kitabın ruhu.
Son olarak, bu kitabı okuyan herkese teşekkür ederim. Umarım siz de bu dört gencin hikâyesini benim yazarken yaşadığım heyecanla okursunuz. Ve belki de bir gün, bir asansöre bindiğinizde, bu kitabı hatırlarsınız. O zaman, düğmeye basmadan önce iki kere düşünün.
Çünkü bazı asansörler, sadece yukarı çıkmaz.
Yunus Emre Keklikci
İstanbul, 2026