14. bölüm · Numara ~Hyunlix
Sonsuzluk ~FİNAL
Felix'ten~
4 saat. Tamı tamına 4 saat olmuştu ve Hyunjin hala ameliyattan çıkmamıştı!
Ağlamaktan gözlerim şişmişti ve önümü zor görüyordum artık. Minho ve Chan'ın abi-kardeş olması beni o kadar şaşırtmıştı ki anlatamam. Jisung'un hoşlandığı çocuğun, eski okulumda ki zorbamın kardeşi olması... daha ne kadar tesadüf olabilirdi ki? Hyunjin'in ameliyatından çıkan bir doktoru görünce hemen hızlıca koşup bileğinden tuttum
"B-bakar mısınız?"
"Tabii?"
"O-o Hyunjin durumu nasıl?"
Doktor sessiz kaldı. Gerçekten çok sessiz kaldı
"Hastanın nesisiniz?"
"Sevgilisi"
Doktor gözle görülür şekilde şaşırmıştı
"İlk defa erkek sevgilisi olan bir erkek hastam ile karşılıyorum"
Dedi ve ellerini önünde birleştirdi
"Hyunjin beyin acilen bir kalbe ihtiyacı var yoksa ölecek"
"Seni bırakmayacağım güzelim ben sözümü tutarım"
Bu sözleri beynimde yankılandı. Beni bırakmayacağını söylemişti ama sanırım sözünü tutamayacaktı... Ben bana verilen sözün tutulmamasından nefret ederdim
"O-ona kalbimi ben veririm"
"Ne? Emin misiniz?"
"Evet adım kadar eminim"
"Felix bey Hyunjin bey gerçekten üzülür"
"H-hayır üzülmesini önemsemiyorum yaşaması önemli, ama şey ameliyata girmeden önce son bir isteğim var"
"Tabii nedir?"
"Bana bir kağıt ve kalem verir misiniz?"
Ameliyattan 2 gün sonra
Hyunjin'den~
Birbirine yapışmış gözlerimi zarzor araladım ve etrafa bakındım. Felix neredeydi? Ona sözümü tuttuğumu göstermek istiyordum! Yerimde doğrulmaya çalıştım ancak içeriye giren hemşire buna engel olmuştu
"Lütfen kalkmayın efendim yaranız ciddi"
"Felix... Felix nerde?"
"Felix bey mi?"
"Evet nerede o?"
"A-aslında Felix bey size bunu vermek istedi"
Dedi ve bir zarf uzattı. Noluyordu? Elindeki zarfı tereddüt ile aldım ve açıp okumaya başladım
Sevgili sevgilim Hyunjin
Biliyorum hemde çok iyi biliyorum senin benden başka hiç bir ailem yok... benim de senden başka ailem yok... senden bir isteğim var; sana attığım konumdaki evime gidip eşyalarımı alman ve evimize götürmen... iyiki o gün bir rakam hatası yapmışım... iyiki seninle arkadaş olmuşuz... iyiki mafyaya borcun varmış... iyiki Jisung o gün bizim sevgili olduğumuzu ve sevgili taklidi yapmamızı istemiş... iyiki beni öpmüşsün, iyiki seninle beraber gülmüşüz.. iyiki varsın sevgilim... sen benim 2. Ailem oldun ve beni bu hayatta en çok mutlu eden insan oldun... şimdi ise kalbim kalbin ile atıyor sevgilim, iyiki varsın
Felix
Gözlerimden ne ara aktığını bilmediğim yaşlarım ile sevgilimin yazdığı kağıda bakıyordum. Onun kalbi... şuan benim kalbimdeydi... elimi kalbime götürdüm ve sıktım
"Neden...."
Daha çok ağlamaya başladım...
"NEDEN!"
"Hyunjin bey sakin olun lütfen"
"H-hayır ben buna inanmıyorum o ölmedi bunların hepsi bir şaka ölmedi benim sevgilim o beni bırakamaz hayır!"
"Hyunjin bey lütfen"
"Hayır hayır kabul etmiyorum hayır!"
Son hatırladığım koluma vurulan bir iğneydi...
1 yıl sonra...
Evet... Hyunjin Felix'in isteğini yerine getirmiş, ve evindeki eşyalarını evlerine getirmişti. Bu eve her baktığında evin içinde Felix'in bedenini görüyordu. Artık hiç bir ailesi kalmamıştı. Hiç kimse onun yüzüne bile bakmıyor, onu görmezden geliyordu. Evet Hyunjin bu dünyada artık tek başınaydı ve buna dayanamıyordu. Aynı bir yıl önceki gibi bir ip gerdi tavana ve altına bir tabure yerleştirdi. Aynı bir yıl önceki gibi bir bildirim sesi bekledi. Ama gelmedi... ve artık Hyunjin için hiç bir engel yoktu. Tabureye çıktı ve boynuna ipi geçirdi. Ayağının altındaki tabureyi bu sefer ittirdi ve kaderine teslim olmayı seçti...
SON...
