12. bölüm · Numara ~Hyunlix
Anne..
Felix'ten~
Boşluk. Kafamın içinde tek bir laf dönüyor
Anneniz vefat etmiştir
Hayatta bana destek olan tek insan gitmişti... beni bırakıp gitmişti...
"Felix noldu?"
Bu cümle bana ulaşmamıştı bile kafamın içinde yok olup gitmişti
"Felix?"
Annem artık yoktu. Yoktu
"FELİX!"
Ne ara aktığını anlamadığım gözyaşlarım ile ona baktım
"Felix noldu!"
"A-annem"
"Nolmuş annene bişey mi olmuş?!"
"Git-gitmiş"
"NEREYE!"
"Annem artık bir m-melek olmuş..."
Birinin senle aynı acıyı yaşaması. Evet bizim yaşadığımız buydu. Benim acımı oda benle yaşıyordu
"F-felix..."
"A-annem artık yokmu Hyunjin?"
Gözlerinde yaşlar ile beni kendine çekti ve bana sımsıkı sarıldı
"Sakın üzülme güzelim o seni izliyor..."
"Hyunjin.."
"Evet?"
"Tek sen kaldın..."
"Nasıl yani?"
"Beni destekleyen v-ve bırakmayan tek sen kaldın..."
Dedim ve gözlerine baktım
"Beni bırakma olur mu..."
Yutkundu. Gerçekten şuan benimle birlikte acı çekiyordu. Ve hiç beklemediğim bir şekilde dudaklarıma kısacık bir öpücük kondurdu ve geri çekildi
"Hiç bir zaman bırakmayacağım güzelim..."
Felix'in annesinin mezarındayken
"Merhaba anne"
Dedim annemin mezarının yanı başına çökerek
"Bak bu sefer yalnız değilim yanımda can dostum hatta sevgilim olan birisi duruyor..."
Dedim Hyunjin'e bakarak
"İyi uyu tamam mı hep 'ben bugün uyumak istiyorum Felix beni 19:40'da kaldır' diyordun ama artık istesem de seni kaldıramayacağım"
Gözlerimdeki yaşların birbir akmasına izin vermiştim. Babam öldüğünde annem hep yanımda olmuştu ama artık o ölmüştü...
"Güzelim gel hadi gidelim"
"O-olmaz ben annemi burada yalnız başına bırakamam hayır o burada kalamaz"
"Felix hadi lütfen"
Kolumdan tuttu ve beni havaya kaldırdı
"Sakın üzülme güzelim annen artık bir melek oldu. Tıpkı benim annem gibi..."
3 saat sonra
"Felix?"
Yine daldığım yerden Hyunjin'e bakmıştım
"Güzelim iyisin değil mi?"
Harikayım! Sadece depresyona girmek üzereyim o kadar
"Değilim..."
Derin bir nefes çekti
"Biliyorum bunu sormanın sırası değil ama..."
"Ama?"
"Seul'e geri dönecek misin?"
Evet o ünlü sorumuz geldi: Felix Seul'e dönecek mi? Öncelikle Jisung ile tüm bağlarımı kesmiştim. Çünkü Jeongin ile Changbin'in yanından dönünce bir baktım ki engellemiş! Bende çok uğraşmadım ve hayatımdan kısaca silip geçtim. O okula gitmek istemiyordum. Zaten Jisung ile oturuyordum okulu bana zehir ederdi. Sadece annemin evinden bir kaç eşyamı alıp geri dönebilirdim başka türlü dönemezdim
"Hayır"
"Ne neden!"
"Seul artık benim için yok"
"Ne demek yok Felix orada senin evin var ve orada okuyorsun"
"Kaydımı sildiririm ve sende okeysen evden birkaç eşyamı alıp buraya gelirim ama sende razıysan tabii"
Böyle rahat konuştuğuma bakmayın hala bitkindim ve her an ağlayabilirdim
"Ben sen gelirken kapının önüne kırmızı halı bile sererim güzelim sen sakın merak etme"
Halsizce gülümsedim
"İyiki beni gülümsetiyorsun sevgilim iyiki varsın"
"Sende iyiki varsın hayatım"
Dedi ve tekrar sarıldı bana. Sarılışı aynı ev gibiydi. İnsanı iyi hissettiriyordu ve mutlu ediyordu
"O zaman napacağız?"
"Seul'e gidip eşyalarımı alacağım ve geri geleceğim"
"Eşyalarını alacağız olacak doğrusu"
"Doğru"
Dedim ve gözlerimi kapatarak arkaya yaslandım
"Herşey tersine dönüyor he?"
"Nasıl yani?"
"İlk başta ben çok mutsuzdum, borcum vardı ve bir sürü kalbimi kıran kişi vardı sen ise mutluydun, şimdi ise mafya ile sorunumuzu hallettim ve kalbimi kıran insanların hepsini kapı dışarı ettim senle tanışınca, bana laf atan insanları ise umursamamaya başladım ve mutluyum ama şuan sen mutsuzsun..."
"Peki fark ne?"
"Beni mutlu edecek kimse yoktu"
Dedi ve gülümseyerek bana baktı
"Ama senin var çünkü seni anlıyorum, insanların yaşamadığı şeyleri bir başkası yaşayınca onu mutlu edebileceğini sanıyor ama aslında edemiyor"
