3. bölüm · Numara ~Hyunlix
Bildirim
Hyunjin'den~
Tavanda asılı olan ve birazdan sonumu getirecek olan ipe baktım. Artık hiç birşeye katlanamıyordum. Uzun zamandır kendimi teselli ediyordum ama artık teselli nedenim bile kalmamıştı. Derin bir nefes çektim ve son kez birşeyin olmasını bekledim... son kez... belki bir umut birşey olur ve beni kurtarır diye... ama yok... koca bir sessizlik... artık hiçbirşey beni durduramazdı. Boynuma ipi geçirdim ve altımda ki tabureyi itmek için ayağımı havaya kaldırdım...
Bildirim sesi...
Gözlerimi üzüntü ile açtım. Kim bana mesaj atmış olabilirdi ki? Merak ettim işte ama bakmak ta istemedim. Çünkü ya yine hayatımı zehir edenlerden geldiyse ki galiba zaten öyle. Kimse bana mesaj atmazdı. İğrenç biriydim ve her fırsatta hayatı bana zehir ediyorlardı. Cidden bıkmıştım. Üstüne birde ailemi kaybetmiştim ve hayattan umudu kesmiştim. Ani bir kararla önce boynumdaki ipi çıkardım ve yere inip çıktığım tabureye sağlam bir tekme geçirdim. Telefona bakacaktım elbette ama cesaret edemiyordum.
Hyunjin: hadi Hyunjin hadi hadi yaparsın....
Tamı tamına 15 dakika kendimi teselli etmiştim. Tam 15 dakika! İşte ben buydum, bir şeyi yapmak için bile 15 dakika zaman harcıyordum. Tüm cesaretim ile telefonuma uzandım ve bildirimlere baktım.
WhatsApp: 1 bildirim
Bu kimdi böyle? Hızla mesaja tıkladım ve önüme tanımadığım numaradan bir mesaj geldi
+90 ***:
Selam Jisung numaramı kaydedebilir misin?
Bu kimdi lan böyle?
Parmaklarım hızla klavye de gezinmeye başladı
Hyunjin:
sen kimsin?
Kaç dakika oldu saymadım ama ekranın başında, onun mesaj yazmasını beklemeye başladım. Dakikalar sonra çevrimiçi oldu ve yazmaya başladı
+90 ***:
Jisung sen değil misin?
Hyunjin:
Ben arkadaşın falan değilim bana
niye yazdın
+90 ***:
Çok çok özür dilerim efendim sizi rahatsız etmek istemedim
Hyunjin:
Sorun değil aslında bildirim sesini
duymayalı yıllar olmuş gibi
+90 ***:
Neden öyle dedin?
Hyunjin:
Çünkü öyle sanki yıllardır duymuyormuşum gibi bildirim sesini unutmuşum
+90 ***:
İsterseniz tanışabiliriz
Hyunjin:
Benimle tanışmak istemezsin
+90 ***:
Neden?
Hyunjin:
Yaşadıklarımdan korkarsın diye
+90 ***:
Daha seni tanımıyorum tanımadan
kimseyi yargılamam ben
Hyunjin:
Madem öyle diyorsun. Ben Hyunjin
+90 ***:
Bende Felix memnun oldum Hyunjin
Hyunjin:
Bende Felix
+90 ***:
İnan ilk defa bir sanal arkadaşım oluyor ne yazsam bilmiyorum
Hyunjin:
Açıkçası bende
+90 ***:
O zaman birbirimizi tanıyalım kaç yaşındasın?
*bu kişiyi Hyunjin diye kaydettiniz*
Hyunjin:
24 sen?
+90 ***:
18
*bu kişiyi Felix diye kaydettiniz*
Felix:
Nerede yaşıyorsun?
Hyunjin:
Namhae. Sen?
Felix:
Seul
Hyunjin:
Güzelmiş
Felix:
Şey bişey dicem ama yanlış anlama
lütfen
Hyunjin:
Tabii
Felix:
Tam olarak ne yaşadın?
Hyunjin:
Yaşamadığım ne kaldı ki
Felix:
Anlatabilir misin?
Hyunjin:
Belki başka zaman kapatmam lazım
Dedim ve telefonumu kapattım. Ben böyle şeylere asla alışık değildim...
Ona bağlanamazdım, ama beni kurtarmıştı... ona minnettardım.... ama oda herkes gibi olacaktı. Beni kullanacak ve sonra bırakıp gidicekti. Oda herkes gibi yapacaktı bana. Herkes gibi... kafamı acilen dağıtmam lazımdı yoksa dayanamıyacaktım. Hızla buzdolabının kapağını açıp içine bakmaya başladım. Bir bira şişesi görür görmez elime aldım ve kapağını açıp içmeye başladım. Kafamın dağılması lazımdı hemde acilen! Neyseki duam kabul olmuştu. Çok hızlı sarhoş olduğum için kafam dönmeye ve yerimde sendelemeye başlamıştım. En iyisi uyumaktı. Şişeyi asla bira şişelerinin eksik olmadığı tezgaha bırakıp odama gitmeye başladım. Neyseki odama ulaşmıştım ve kapıyı bir şekilde açıp kendimi yatağıma atmayı başarmıştım...
