Okuldaki yeni kız

Vaveyla Yazarı: 🌍NEXERA 🌍

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Okuldaki yeni kız

☆Dışarıda soğuk bir rüzgar esiyordu...
İris de babasının cevabını bekliyordu.
Babası derin bir nefes aldı:
-"Kızım... bunu yaşayan sadece sen değildin".
İris kaşlarını çattı:
-"Nasıl yani?".
Babası yutkundu.
Sonra onun elini tuttu:
-"Bizim büyük büyük büyükannemiz... özel güçlerin bize zarar verdiğini düşünüyordu...
Bu yüzden gücünü reddetti...".
İris bunu duyunca gözleri büyüdü...
Donup kaldı...
Babası iç çekti:
-"Ve sonra dedi ki 'Benim neslimden gelen her 100 cü varisin özel güçleri olmayacak'".
İris bunları duyunca gözleri doldu:
-"Nasıl yani... bu yüzden mi?".
Babası gözlerini kaçırdı.
İris titreyen bir sesle:
-"Ama bu haksızlık" dedi ve göründen yaşlar akmaya başladı.
Babası sessizce durdu.
Sonra İris'ın bu haline dayanamadı:
-"Ben çıkayım... sen yalnız kal..." dedi ve hemen odadan çıktı.
Kapıyı kapattı ve ona yaslanıp gözlerini kapattı:
-"Özür dilerim kızım... Ama bunu yapmak zorundaydım..." dedi ve oradan uzaklaştı.
İris olduğu yerde donup kaldı...
Gözlerinden yaşlar süzüldü...
Titreyen ellerine baktı:
-"Yani... benim... asla gücüm olmayacak..." dedi ve elleri titredi.
O an daha fazla dayanamadı.
Koşarak yatağına uzandı ve yüzünü yastığına gömüp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı...

☆Sabah olmuştu... Güneş ışıl ışıl parlıyordu.
İris uyanmıştı ve okula gitmek için hazırlanıyordu. Aynada saçını tararken kendi kendine mırıldandı:
-"Evet İris...
Bugün senin yeni hayatının ilk günü...".
Bir an durdu.
Derin nefes aldı ve devam etti:
-"Sen güçsüz olabilirsin... ama zekan ve becerilerinle bu işi yapabilirsin...".
Sonra tarağı yere koyup çantasını toplamaya başladı:
-"Belki seninle dalga geçecekler... belki seni sevmeyecekler...
Ama sen takmayacaksın... Sadece yeni hayatının tadını çıkaracaksın...".
Tam o sırada annesi odaya girdi.
İris'in gözlerindeki özgüvenli bakışı görünce gülümsedi:
-"Kızım... Hazır mısın?" dedi ve elini onun omzuna koydu.
İris sırıttı:
-"Evet... evet hazırım".
Sonra odadan çıkmak isterken annesi onu durdurdu:
-"Dur... daha cezanı öğrenmedim...".
İris kaşlarını çattı:
-"Ne cezası?".
Annesi:
-"Unuttun mu?".
İris biraz düşündü.
Sonra mutlu bir sesle:
-"Aaaa... tamam... hatırladım... evet...".
Annesi bir anda sırtındaki uçan kanatlarını çıkardı:
-"Bu şimdilik bizde kalıcak...".
İris yüzünü astı:
-"Ama anne...".
Annesi:
-"İtiraz istemiyorum...".
İris:
-"Off... peki...
Yine de bu günü hiçbir şey mahv edemez..." dedi ve zıplaya zıplaya gitti.
Annesi onun arkasından güldü...

☆Kural Kalesi sessizdi...
Jimi okula gidiyordu. Koridoru dönerken babasının bağırdığını duydu.
Jimi oraya yaklaştı ve kapıdan dinlemeye başladı.
Babası bağıra bağıra annesine:
-"Bana bugün ne sordular biliyormusun?!" dedi sinirle etrafta gezmeye başladı.
Sonra annesine yaklaştı:
-"Senin gibi güçlü birinin... nasıl böyle bir oğlu olur... dediler!".
Jimi bunu duyunca gözleri büyüdü.
Babası sinirden gülmeye başladı:
-"İnanabiliyor musun?
Benim gibi birine böyle soru sordular".
Annesi üzgün bir sesle:
-"Lütfen sesini alçalt... duyacak...".
Babası:
-"Duysun!"
Annesi:
-"Hayır!"
Babası:
-"Duysun ki bu durumun ne kadar ciddi olduğunu anlasın!".
Annesi ağlamaya başladı:
-"Bu onun suçu değil...".
Babası:
-"Peki kimin suçu...".
Jimi'nin gözleri doldu...
Kalbi sıkıştı...
Yumruğunu sıktı... Daha fazla dinlemek istemedi ve oradan uzaklaştı...

☆Okul her zamanki gibi neşeliydi... Rüzgar ve diğerleri dışarıda bankta oturuyordu. Leyla ve Elmas güle güle konuşuyorlardı.
Leyla:
-"Yarınki balo için elbiseni seçtin mi?".
Elmas özgüvenle sırıttı:
-"Ah... Tabii ki...
Sence seçmemiş olabilirim mi?".
Leyla biraz üzüldü:
-"Off... Ben daha seçmedim ama".
Elmas elini oynattı:
-"Merak etme şekerim... hallederiz".
Leyla gülümsedi. Elmas:
-"Bu baloda o kadar güzel olacağım ki... herkes beni konuşacak...".
Berk omzunu silkeledi:
-"Neden buna bu kadar çok takıyorsunuz ki? Zaten bu balo daha çok 1. sınıflar için...".
Elmas gözlerini devirdi:
-"Üf ya... Sen ne anlarsın ki?!".
Berk gülerek sırıttı. Elmas Rüzgar'a baktı:
-"Sen ne giyeceğini seçtin mi... sevgilim?".
Rüzgar umursamaz bir sesle:
-"Dedem seçecek".
Elmas:
-"O... Evet tamam anladım..."
Berk kafasını çevirdi ve gözü birine takıldı. Sonra bir anda gözleri büyüdü.
Şaşkın bir sesle:
-"Arkadaşlarrr...".
Rüzgar:
-"Ne var?".
Berk:
-"Karşıya bakınnn!".
Herkes başını çevirdi ve bir anda donup kaldı.
İris özgüvenli bir şekilde yeni hayatının ilk adımlarını atarak geliyordu...
Elmas'ın ağzı açık kalmıştı.
İris onlara sert bir bakış attı ve sırıtarak yanlarından geçti.

Öğrencilerin hepsi şaşkın bakışlarla onu izliyordu.
O sırada Müdür Yardımcısı İris'i yanına çekti.
İris panikledi:
-"Heyyy...".
Yardımcı sert bir sesle:
-"Herkes beni dinlesin!".
Öğrenciler toplanmaya başladı.
Yardımcı bağırdı:
-"Herkes bunu bilsin ki!
Dün yaşananlar tamamen bir yanlış anlama!".
Öğrenciler meraklandı.
Bir tanesi mırıldandı:
-"Yani gerçekten hırsız değil mi?"
Yardımcı devam etti:
-"İris hırsız değil! Bunu bilin ve ona göre davranın!" dedi ve onlara sert bir şekilde baktı.
Öğrenciler korktu ve başlarını salladı.
Sonra Yardımcı İris'in kulağına fısıldadı:
-"Müdür seni odasında bekliyor..." dedi ve oradan uzaklaştı.
Uzaklaşırken kendi içinde:
-"Hale bak...
Mecbur kalmasam savunmazdım bile!".
Öğrencilerin hepsi İris'e bakıyordu.
İris gerildi ve oradan uzaklaşmak istedi.
Tam dönüp gitmek isterken biri onun önünü kesti. O Alevdi.
Alev heyecanlı bir sesle:
-"Merhabaaa... Ben Alev Aksoy..." dedi ve elinde alev oluşturdu.
İris hafif geri çekildi:
-"Eee... Merhaba...".
Alev telefonunu çıkardı ve çekim yapmaya başladı:
-"Herkese merhaba Fire girl sevenler... Bakın yanımda kim var...
Dün videosunu çektiğim kız...".
Sonra kamerayı ona çevirdi:
-"Kendini tanıtır mısın?".
İris bu durumdan hoşlanmadı ve gergin bir sesle:
-"Eee... şey... ben... İris Kuşş... yani İris Kumsal..." dedi ve sahte gülümseme attı.
Alev:
-"Peki... özel gücün ne?".
İris bir an durdu...
Gözleri büyüdü...
Ne söyleyeceğini bilemedi...
Sonra aklına bir şey geldi:
-"Eee... afedersin ama... müdür beni odasında bekliyor...
Gitmem gerek" dedi ve yavaşça uzaklaşmaya başladı.
Alev üzüldü:
-"Ama... ama...".
İris gülümsedi:
-"Görüşüz..." dedi oradan uzaklaştı...
Elmas sinirli bir sesle:
-"Bu ne demek şimdi!".
Berk hala şaşkındı:
-"Vayyy... Demek hırsız değilmiş...".
Leyla:
-"Bence bu kızda bir şey var...".
Rüzgar:
-"Neyse... boş verin... uğraşmayın!".
Berk meraklı bir sesle:
-"Neden bu kadar gerginsin kanka?".
Rüzgar gözlerini devirdi:
-"Uydurma...
Ben gergin falan değilim...
Sensin gergin...".
Elmas sert bir sesle:
-"Belki de onu gördüğüne sevinmişsintir...".
Rüzgar iyice sinirlendi:
-"Elmas benim sinirlerimi bozma!".
Elmas sinirle ayağa kalktı:
-"Ben lavaboya gidiyorum..." dedi ve sinirle gitti...

☆İris müdürün odasındaydı...
Sandalyede oturup müdüre bakıyordu. Müdür de pencereden dışarıdaki öğrencilerini izliyordu.
İris meraklı bir sesle:
-"Beni neden çağırdınız?".
Müdür ona döndü:
-"Seninle biraz konuşmak istedim...". Sonra masasına oturdu:
-"İlk defa senin gibi bir öğrencim oluyor...".
İris hafif heyecanlandı:
-"Evet... aslında benim de size çok sorum var...".
Müdür:
-"Eğer sihir derslerinden bahsediyorsan merak etme... senin için de bölümler var...
Bu bölümlerin hepsi bu yıl tüm okullarda yeni eklendi...".
İris sevindi:
-"Bu harikaa!
Peki... o zaman ben sihir derslerine girmeyecek miyim?".
Müdür ellerini birleştirdi:
-"Hayır... gireceksin!" dedi ve ona göz kırptı.
İris şaşırdı:
-"Ama biliyorsunuz... benim özel gücüm yok...".
Müdür:
-"Senin buna bir çözüm bulacağından eminim..." dedi ve ona ders programlarını ve dolap anahtarını uzattı.
İris onları aldı:
-"Tamam... peki o zaman...".
Müdür ayağa kalktı:
-"Çıkabilirsin...
Ama yardıma ihtiyacın olursa... ben buradayım...
Zaten dersler balodan sonra başlayacak...".
İris gülümsedi:
-"İyi... teşekkür ederim..." dedi ve odadan çıktı.
Dolabına doğru giderken kendi kendine:
-"Harika... ilk gün için fena gitmiyor...".
Sonra bir anda durdu...
Gözlerini kapattı...
İçine bir his düştü... Sonra da bir anda kenara çekildi.
Çekildiği an bir buz parçası çertçe duvara saplandı.
Kıl payı kurtulmuştu. Sonra arkasına döndü ve onu görünce yüz ifadesi sertleşti. Karşısında Elmas vardı.
Elmas dudaklarını ısırdı...
Gözlerini kıstı...
Yumruklarını sıkarak ona yaklaşmaya başladı:
-"Senin burada ne işin var?!".
İris ellerini beline koydu:
-"Senin ne işin varsa... benim de o işim var!".
Elmas onun gözlerine bakarken kendi içinde:
-"Bu kız çok cesur... Eğer bu okulda kalırsa birinin dikkatini çeker... Buna izin veremem!".

Sonra özgüvenli bir sesle:
-"Seni okulumda görmek istemiyorum! Hemen buradan gidiyorsun! Yoksa...".
İris sözünü kesti:
-"Ne yapacaksın? Yoksa... az önceki gibi bana ateş mi edeceksin?".
Elmas sinirlendi ve elinde buz oluşturup üstüne yürüdü.
İris hemen kenara çekildi ve ayağını ortaya attı.
Elmas bir anda ayağına takıldı ve sert bir şekilde yere düştü.
İris gülmekten kendini kendini alamadı.
Elmas bağırdı ve ayağa kalkmak isterken kolunun acıdığını fark etti.
İris ona doğru eğildi:
-"Hah... daha bana dokunamadın bile...".
Elmas yumruğunu sıktı ama kolu çok kötü incindiği için acıdan kıvrandı.
İris sırıttı:
-"Reflekslerin biraz yavaş galiba..." .
Elmas sert gözlerle ona baktı.
İris arkasını döndü ve uzaklaşmaya başladı.
Elmas arkasından bağırdı:
-"Görürsün sen! Bunun bedelini ödeteceğim!".
İris umursamazca oradan gitti...
Elmas'ın sinirden yüzü kıpkırmızı oldu...

☆Jimi tek başına koridorda oturuyordu...
Kafasını duvara yaslayıp elinde gitar eşliğiyle hüzünlü bir şarkı söylüyordu. Şarkının adı:
"Gülüşün yeter".
O kadar hüzünle söylüyordu ki sanki içinde söyleyemediklerini müzikle dışa vuruyordu.
Yıldız da koridorda dolaşıyordu.
Sonra bir an durdu...
Güzel bir müzik duydu...
Duvardan boylandı... Jimi'yi gördü...
Kenarda saklanıp gizlice onu dinlemeye başladı.
Sesi o kadar hoşuna gitmişti ki onu izlemekten kendini alamıyordu.
Jimi yavaş bir sesle şarkısının son sözlerini bitirdi:
-"......................................
Gülmeni istiyorum
Bu gün ve yarın...".
Bir an durdu...
Gözlerini kapattı...
Derin bir nefes aldı... Kendi içinde:
-"Bu iyi geldii...".
Sonra ayağa kalktı ve uzaklaşmaya başladı. Yıldız şarkı sözleri olan kağıtları unuttuğunu fark etti. Merak edip saklandığı yerden çıkıp kağıtları almaya gitti.
Kağıtları eline aldı ve şarkıları alçak ve yavaş bir sesle söylemeye başladı.
Bu onun hoşuna gitti. Kağıtları alıp oradan gitmek istedi.
Tam arkasına dönüp gitmek isterken bir anda Jimi karşısına çıktı.

Yıldız çok şaşırdı ve gerildi.
Jimi onun gözlerine bakıp gülümsedi:
-"Merhaba...".
Yıldız kızardı:
-"Mer... Merhaba".
Jimi onun elindeki kağıtlara baktı:
-"Ben de... onları almaya gelmiştim...".
Yıldız panikledi:
-"O... evet... şey...
Ben de sana getiriyordum..." dedi ve gergince ona uzatıp gülümsedi.
Jimi almak isterken elleri yine birbirlerine değdi.
Yıldız daha da kızarıp elini hemen çekti:
-"Eeee... sözlerin çok güzeldi...".
Jimi gülümsedi ve hafifçe ona doğru eğildi.
Yıldız onun gözlerine baktı.
Jimi sırıttı:
-"Yakından çillerin daha güzel gözüküyor... ".
Yıldız nefesini tuttu.
Sonra hemen geri çekildi ve hiçbir şey söylemedi.
Jimi elindeki kağıtlara baktı:
-"Demek... şarkımı sevdin..."
Yıldız gülümsedi:
-"Evet... sözlerin güzeldi...".
Jimi:
-"İstersen sana yedeğini yazıp getirebilirim...".
Yıldız sevindi:
-"Evet... evet isterim".
Jimi gülümsedi:
-"Tamam o zaman... görüşürüz...".
Yıldız:
-"Görüşürüz...".
Jimi ona bakarak yavaşça uzaklaştı. Yıldız da gülerek yoluna devam etti...

☆Elmas doktor odasındaydı...
Eli biraz incimişti...
Leyla onun elini sarıyordu.
Leyla:
-"Merak etme... sadece biraz incinmiş...".
Elmas sinirliydi:
-"Aaaa... ama çok acıyor!".
Leyla:
-"Rüzgar ona bulaşmamanı söylemişti...".
Elmas:
-"Ahh... Bir şey yapmadan duramazdım!".
O sırada Rüzgar içeri girdi.
Hemen endişeyle Elmas'a yaklaştı:
-"İyi misin?".
Elmas sahte bir tavırla:
-"Aaaa... Sevgilim... elim çok acıyor...".
Rüzgar bir anda sinirlendi:
-"Ben sana ona bulaşmamanı söylemiştim!".
Elmas ağladı:
-"Görmüyor musun... bana ne yaptı!?".
Leyla Rüzgar'a yaklaşarak fısıldadı:
-"Bence fazla üstüne gitme... ama bu işi de çözmeliyiz...".
Rüzgar sert bir sesle:
-"Ben hallederim..." dedi ve kapıyı sertçe kapatıp gitti.
Yolda kendi içinden:
-"Şu kızı bulalım bakalım..." dedi ve yüzündeki ifade bir anda sertleşti.
Elmas hala ağlıyordu:
-"Nereye gitti?".
Leyla düşündü:
-"Bilmiyorum..." dedi ve kaşlarını çattı...

☆İris koridorda telefonuna bakarak yürüyordu...
Babasının söylediklerini araştırıyordu. Belki bir şey bulurdu.
Sonra müdür okulun hoparlöründen öğrencilere:
-"Evet... sevgili öğrencilerim... Bildiğiniz gibi yarın akşam balo salonunda 'Nexora uyanış' balosu olacak ve herkesi bekliyorum...
Şimdi 1. sınıflar için sesleniyorum...
Yarın için kostüm ve kolye tasarımlarınızı hazırlayın... böylece kolyeye dokunduğunuz zaman sihirli kostümünüz ortaya çıkar...".
İris bunu duyunca çok sevindi ama bir anda yüzünü astı:
-"Özel gücüm olmadığı için... kolye çalışacak mı acaba?".
Sonra bir an durdu... Yine bir şey hissetmişti...
Arkasını dönünce sihirli bir elin ona doğru geldiğini gördü.
İris'in gözleri büyüdü ve geri geri gitmeye başladı:
-"Ne oluyor be?"
Ancak o kaçamadan el onu belinden yakaladı.
İris bağırdı:
-"Heyyy... Bırak beni...".
O sırada sihirli el onu bir sınıfa çekti.
O an İris bağırdı ve gözlerini kapattı.
El durunca İris gözlerini açtı ve karşısında elinde kılıcıyla Rüzgar'ı gördü.
İris gözlerini devirdi ve bağırdı:
-"Sen ne yaptığını sanıyorsun!" dedi ve kıpırdanarak sihirli elden kurtulmaya çalıştı.
Rüzgar onu sert bir bakış attı.
İris alaycı bir sesle:
-"Ahhh... dur tahmin edeceğim...
Elmas sahte göz yaşlarıyla... seni bana mı gönderdi?" dedi ve sırıttı.
Rüzgar bir şey demedi ve sihirli kılıcıyla eli biraz da sıktı.
İris'in canı yandı:
-"Hey...!" dedi ve kaşlarını çattı.
Rüzgar alçak bir sesle:
-"Neden Elmas'a zarar verdin?!".
İris bağırdı:
-"Ben sadece kendimi korudum... ayrıca Elmas sana tam olanları anlatmamış galiba!".
Rüzgar sinirlendi:
-"Kendini korusan bile... ona zarar veremezsin!".
İris alaycı bir sesle:
-"Ne yani... ben mi zarar görmeliydim!".
Sonra Rüzgar'a sert bir bakış attı:
-"Ayrıca... kendimi korumak için her şeyi yaparım...
O narin sevgiline de söyle ki... korkup da bir erkeğin arkasına saklanmasınn!".
Rüzgar bu söze daha da sinirlendi. Onu kendine yaklaştırarak korkutmak istedi.
İris kaşlarını çattı ve sert bir bakışla onun gözlerine baktı. Rüzgar onun gözlerine daldı ve kendi içinde:
-"Bu kız fazla cesur...
Ama gözleri çok güzel...".
İris onun dikkatinin dağıldığını fark etti.
Sonra onun kılıcına baktı. Gülümsedi ve kılıcına bir tekme attı. Kılıç havaya fırladı ve sihir bir anda bozuldu.
İris yere indi ve zıplayıp hemen yukarı atladı.
Muhteşem bir takla attı ve kılıcı havada yakalayıp havalı bir iniş yaptı.
Rüzgar şaşkınlıktan donup kaldı...
Ağzı açık bir şekilde ona baktı...
İris kılıcı elinde döndürüp sırıttı:
-"Beni... o kadar kolay yakalayamazsın...".
Rüzgar hemen kendine geldi ve sert bir sesle:
-"Kılıcımı hemen geri ver!".
İris kılıcı inceledi:
-"Hımm... rüzgar kılıcı mı bu?".
Rüzgar sırıttı:
-"Hah... zaten kullanamazsın...".
İris sinsice güldü:
-"Öyle mi!" dedi ve kılıcı döndürmeye başladı.
Sonra bir anda sihirli el oluşturdu ve Rüzgar'ı yakaladı.
Rüzgar'ın şaşkınlıktan dili tutuldu...
Donup kaldı...
İris yavaşça ona yaklaştı:
-"Hani... kullanamazdım...".
Rüzgar hala şaşkın şaşkın ona bakıyordu.
İris onun bu suratını görünce endişelendi:
-"Ne oldu... neden bu kadar şaşırdın?".
Rüzgar endişeli bir sesle:
-"Se... sen... bunu na... nasıl yaptın?".
İris kaşlarını çattı:
-"Anlamadım?".
Rüzgar:
-"Bunu yapamaman gerekiyordu...".
İris onu yavaşça yere indirdi ve yaklaştı:
-"Sen ne diyorsun... anlamıyorum?".
Rüzgar geri çekildi:
-"Eeee... bak şimdi... Erkeklerin kılıcı kendilerine özeldir...".
İris anlamayan gözlerle ona baktı.
Rüzgar:
-"Yani... kendilerinden başka kimse kullanamaz...".
İris bu cümleyi duyunca donup kaldı...
Gözleri büyüdü...
Sonra kılıç ellerinden kayıp yere düştü...

☆Biraz zaman geçmişti...
Okul birazdan bitecekti.
İris ve Rüzgar hala sınıftaydı. Onlar yerde oturmuş konuşuyorlardı.
İris ona bazı şeyleri anlatmıştı
Rüzgar şaşırdı:
-"Vay... demek bu yüzden özel gücün yok...".
İris:
-"Evet...".
Rüzgar biraz düşündü ve kaşlarını çattı:
-"Ama bu çok saçma... yani... ben hayatımda böyle bir şey duymadım...".
İris:
-"Saçma olabilir... ama gerçek bu...".
Rüzgar:
-"Babanın doğru söylediğinden emin misin?".
İris:
-"Babam yalan söylemez!".
Rüzgar:
-"Bilmiyorum...
Yani yine de saçma geliyor..." dedi ve birbirlerine baktılar.

Sonra ikisi de ayağa kalktı.
Rüzgar ona döndü:
-"Merak etme... bu sır aramızda kalıcak".
İris başını salladı ve gülümsedi:
-"Tamam... görüşürüz...".
Rüzgar sırıttı:
-"Görüşürüz...".
İris arkasını döndü ve sınıftan çıktı.
Rüzgar da arkasından bakarak gülümsedi...
Elmas hala doktor odasında oturup bekliyordu. Leyla da dışarı çıkmıştı.
Elmas sinirle iç çekti:
-"Off... nerede kaldın Rüzgar!".
O an Leyla heyecanla içeri girdi:
-"Elmas...".
Elmas korktu:
-"Ne yapıyorsun? Ödümü patlattın...".
Leyla heyecanlı bir sesle:
-"Ne duyduğuma inanamazsın...".
Elmas meraklı gözlerle onu dinledi...

☆Okul bitmişti... Herkes evine doğru gidiyordu...
İris eve gitmek için dolabının yanında hazırlanıyordu.
Sonra bir kız aceleyle onun yanına yaklaştı:
-"Eee... şey... merhaba...".
İris şaşırdı:
-"Merhaba...".
Kız:
-"Müdür seni terasa çağırmamı söyledi".
İris kaşlarını çattı:
-"Teras mı?
Neden ki?".
Kız bir şey demeden hemen oradan kaçtı.
İris düşündü:
-"Bu işte... bir iş var..." dedi ve terasa doğru yol aldı.
İris terasa çıkarken bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmişti.
Oraya vardığında etraf sessizdi.
Hiç kimse yoktu.
Gözlerini kapattı...
Bir an durdu...
Sonra birden hemen yukarı zıpladı.
Zıpladığı an yere bir buz parçası sertçe saplandı.
O an bir ses duydu:
-"Ha... ha... haa... Demek saf gibi tuzağımıza düştün...".
İris etrafa baktı ve kimseyi görmedi.
İris etrafında döndü ve alaycı bir sesle:
-"Şimdi de... korkak gibi saklanıyor musun Elmas?".
Sonra yukarı baktı ve onları gördü.
Elmas'la Leyla kolyelerini kullanmıştı. Özel kostümleri gün ışığında parlıyordu.

Elmas alayla güldü:
-"Ha... ha... o küçük sırrını biliyorum...".
İris'in içine korktu düştü ve kendi içinde:
-"O... hayır... hangi sırdan bahs ediyor?".
Elmas:
-"Eee... senin özel gücün yokmuş...".
Meğer Leyla İris ve Rüzgar'ı dinlerken bunu duymuşdu.
İris şaşkınlıktan donup kaldı.
Elmas:
-"Şimdi işini bitireceğiz..." dedi ve ona buz parçaları fırlattı.
İris ters takla attı ve arkaya geçti.
Her bir atışda İris hızıyla atlatıyordu.
Elmas buna sinirlendi ve daha güçlü saldırmaya başladı. İris'in işi zordu ama onlardan korkmuyordu...

☆Yıldız koridorda yürüyordu...
Yürürken bir ağlama sesi duydu.
Koridoru döndü ve ağlayan bir kız gördü.
Endişeyle ona yaklaştı:
-"İyi misin... neden ağlıyorsun?".
Kız ona baktı...
Sustu...
Sonra Yıldız'a her şeyi anlattı.
Yıldız'ın bir anda içi ürperdi ve hemen koşmaya başladı.
Koşarken karşıda Rüzgar'ı gördü ve ona doğru koştu:
-"Rüzgar...".
Rüzgar onu endişeli görünce kaşlarını çattı...
O sırada İris hala onları alt etmeye çalışıyordu.
Leyla ona kara bulut fırlattı. İris kolundaki kancayı buluta fırlatıp patlattı.
Elmas bu duruma çok sinirlendi ve soğuk bir esinti gönderdi. Esinti İris'i yere düşürdü.
İris kendi içinde:
-"Keşke uçan kanatlarım yanımda olsaydı..." dedi ve ayağa kalktı.
Sonra bir anda bir atış sertçe koluna çarptı ve kolundaki boncuk bilekliğini kırdı.
İris bağırdı:
-"Hayır...".
Sonra yere eğildi... gözleri doldu...
Kalbi sıkıştı... boncukları toplamaya başladı...
Elmas bundan faydalandı.
Bütün gücünü elinde topladı:
-"Şimdi... senden... kurtuluyorum..." dedi ve en güçlü atışını yaptı.
Atış tam İris'e çarpacakken bir anda Rüzgar önüne geçip kılıcıyla kalkan oluşturdu ve atışı durdurdu.
Elmas şaşkınlıktan donup kaldı.
O şaşkınlığını yaşayamadan bir anda arkasından sert bir atış geldi. Elmas yere düştü.
Yerde kafasını kaldırdı ve karşısında yeni özel kostümüyle Yıldız'ı gördü.

O an ortam sessizleşti...
Sanki zaman durmuş gibiydi...
Rüzgar sinirle Elmas'a yaklaştı. Yıldız da İris'in yanına koştu.
Elmas hemen ayağa kalktı:
-"Sevgilim... açıklaya bilirim...".
Rüzgar hiçbir şey söylemedi ve sertçe baktı.
Elmas bağırdı:
-"Bana böyle davranan birine sessiz kalamam tamam mı!".
Rüzgar bir anda sesini yükseltti:
-"Bana söz vermiştin...
Bir daha kimseye zarar vermeyecektin!".
Elmas bağırdı:
-"İlk o başlattı tamam mı...
Ayrıca kimse bana böyle davranamaz!".
Rüzgar gözlerini devirip yine sözünü kesti:
-"Bu kaçıncı Elmas!
Seni her defa uyarmama rağmen yine aynı şeyleri yapıyorsun!".
Elmas:
-"Ben birine asla kendimi ezdirmem... tamam mı?!!".
Rüzgar:
-"Senin sorunlarını çözmekten artık çok yoruldum!".
Elmas:
-"Sorunları ben çıkarmıyorum!".
Rüzgar:
-"Değiştiğini düşünmüştüm...
Ama yanılmışım!!".
Elmas sinirlendi:
-"Bu ne demek... şimdi?!".
Rüzgar sertçe baktı:
-"Şu demek...
Bitti!".
Elmas bir an durdu...
Gözlerini büyüdü...
Sonra yavaş bir sesle:
-"N... ne... diyorsun? Dalga mı geçiyorsun?"
Rüzgar:
-"Ben ciddiyim!".
Elmas'ın gözleri doldu:
-"Hayır...
Sen bu ilişkiyi bitiremezsin!".
Rüzgar:
-"Ben son sözümü söyledim!".
Leyla Elmas'ın elinden tuttu:
-"Boş ver... hadi gidelim..." dedi ve Rüzgar'a sert bir bakış attı.
Elmas son kez Rüzgar'a baktı. Rüzgar kafasını çevirdi.
Sonra Elmas yavaşça Rüzgar'a yaklaştı:
-"Peki Rüzgar... öyle olsun!" dedi ve hızlı adımlarla oradan gitti.
Leyla da onun peşinden gitti.
Yıldız Elmas'ın bu hale düşmesinden zevk aldı:
-"Sonunda hak ettiğini buldun...".
Rüzgar hemen İris'in yanına gitti ve elini onun omzuna koydu. İris bilekliğini düzeltmeye çalışıyordu.
Rüzgar Yıldız'a bakış attı.
Yıldız anlayıp başını salladı ve ayağa kalkıp gitti.
Rüzgar İris'e döndü ve endişeli bir sesle:
-"İyi misin?".
İris konuşmuyordu...
Sessizdi...
Sonra üzgün bir sesle:
-"Bu bileklik babamın büyük annesine aitti...
Rüzgar:
-"Düzeltiriz...".
İris kafasını kaldırdı ve onun gözlerine baktı.
Sonra kendine geldi:
-"Hayır... kendim yapacağım...".
Rüzgar:
-"Tamam" dedi ve ayağa kalktı.
Elini İris'e uzattı.
İris onun gözlerine baktı...
Elini tuttu...
Ayağa kalktı...
Ona baktı gülümsedi:
-"Her şey için teşekkür ederim...".
Rüzgar güldü:
-"Her zaman yardım ederim...".
İris ona gülümsedi ve oradan gitti. O gidince Rüzgar'ın yüz ifadesi bir anda sertleşti.
İris eve varınca öfkele odasına gitti.
Ovucunu açtı ve kırılan bilekliğine baktı.
Nefesleri hızlanmıştı...
Gözleri dolmuştu...
Sonra masasına baktı ve kendine söz verdi:
-"Herkesten güçlü olacağım..." dedi ve masasına oturup çalışmaya başladı.

☆Sabah olmuştu...
Okul çok neşeliydi.
Öğrenciler sevinçle okula geliyordu.
Herkes bu akşamki balo hakkında konuşuyordu.
İris morali bozuk bir şekilde geziyordu.
Gezerken karşıda Alev'in gördü.
Bir an durdu ve ona baktı:
-"Galiba... artık arkadaş edinmenin zamanı geldi..." dedi ve ona yaklaştı.
İris gülümsedi:
-"Merhaba...".
Alev şaşırdı ve heyecanlı bir sesle:
-"Ayyy... Merhabaaa..." dedi ve güldü.
Sonra hemen telefonunu çıkarıp çekim yapmaya başladı:
-"Evet Fire girl sevenler...
Şu an yanımda İris Kumsal var...".
Sonra kamerayı ona çevirdi:
-"Evettt... adını söylemiştin...
Ama herkes senin gücünü merak ediyor...".
İris sinirlendi:
-"Off... gerçekten mi!".

Alev üzüldü:
-"Neden söylemiyorsun?".
İris bağırdı:
-"Ahhh... çok mu bilmek istiyorsun?".
Alev korktu:
-"Eeee... Evet...".
İris bağırdı:
-"Benim... özel gücüm yokkk!".
Alev'in şaşkınlıktan ağzı açık kaldı.
İris bıkmış bir sesle:
-"Evet söyledim işte... hadi yayınlasana videoyu..." dedi ve arkasını döndü.
Alev elini onun omzuna koydu:
-"Ben öyle biri değilim...".
İris bunu duyunca yavaşça önüne döndü ve ona baktı.
Sonra göz göze geldiklerinde hafifçe gülümsediler...
Yıldız da dolabına bazı eşyalarını yerleştiriyordu.
Sonra dolabını kapatıp arkasını döndüğünde bir anda Jimi'yle çarpıştı. Hemen geri çekildi:
-"Ah afedersin".
Jimi:
-"Sorun değil... Çilli..." dedi ve gülümsedi.

Sonra Yıldız'a yaklaştı:
-"Sana Çilli desem... sorun olmaz değil mi?".
Yıldız utandı:
-"Yo... yo... hayır...".
Jimi ona kağıtlar uzattı.
Yıldız şaşırdı:
-"Bunlar ne?".
Jimi:
-"Sana şarkılarımın kopyasını yapacağımı söylemiştim ya...".
Yıldız:
-"Hatırlıyor musun?" dedi ve heyecanla kağıtları aldı ve baktı.
Jimi ona doğru eğildi:
-"Sence... unutmak mümkün mü?".
Yıldız bunu duyunca çok utandı.
Sonra biraz geri çekildi:
-"Eee... teşekkür ederim" dedi ve hızlı adımlarla uzaklaştı.
Jimi onun arkasından gülümsedi.
Sonra bir anda iki çocuk geldi ve onun önünde durdu.
Jimi kaşlarını çattı:
-"Bir sorun mu var?".
Çocuklar alayla gülmeye başladı.
Siyah çocuk:
-"Biz seni tanıyoruz...".
Beyaz çocuk:
-"Sen şu gücü olmayan dangalak prenssin değil mi?".
Jimi bunu duyunca donup kaldı...
Bir şey demedi...
Dili tutuldu...
Siyah çocuk:
-"Çok utanç verici olmalı".
Beyaz çocuk:
-"Sahi neden yok?
Yoksa küçükken hep altına mı kaçırırdın..." dedi ve kahkahayla gülmeye başladılar.
Jimi'nin nefesi hızlandı...
Gözleri doldu...
Sonra bir anda onları iterek koşmaya başladı.
Dışarı çıktı bahçenin duvarında durdu.
Elleri titriyordu...
Nefesleri hızlanmıştı...

☆Jimi'nin annesi Şeker Adası'ndan gelen mallara bakıyordu...
Sonra bir ses duydu ve kafasını kaldırdı.
O an Jimi'nin odasına girdiğini gördü ve şaşırdı:
-"Okul erken mi bitti acaba?".
Sonra Jimi'nin odasına doğru gitti.
Kapıyı çaldı ve içeri girdi:
-"Oğlum... iyi misin?".
Jimi yatağında ağlıyordu.
Annesi endişelendi ve yanına gitti:
-"Canım benim... ne oldu?".
Jimi ona baktı.
Sonra yorgun bir sesle:
-"Benim kılıcım neden ortaya çıkmadı... Anne?".
Annesi donup kaldı...
Gözleri büyüdü...
Jimi:
-"Dün babamla tartışmanızı duydum...
Onun suçu değil dedin...".
Annesi yutkundu...
Kalbi sıkıştı...
Jimi:
-"İlk başta öğrenmek istemedim
Ama şimdi istiyorum...".
Annesi bir an durdu...
İç çekti...
Gözleri doldu...
Sonra yavaş bir sesle...

(İKİNCİ BÖLÜMÜN SONU).
(Kitap Wattpad da yayında)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18