8. bölüm · My psychologıst
❕8❕
Seungmin’in gözleri hâlâ dalgındı ama artık o boşluk biraz daha hafiflemişti. Bang Chan sessizce ayağa kalktı.
“Bugünlük bu kadar yeter,” dedi yumuşak bir sesle.
Seungmin başını kaldırdı.
“Bitti mi?”
Bang Chan hafifçe gülümsedi.
“Bittiyse değil… sadece bugünlük duruyoruz.”
Seungmin bu cümleyi tam anlayamasa da içinde garip bir rahatlama hissetti.
Koridora çıktıklarında Felix kapının hemen dışında bekliyordu. Ayağa fırladı.
“Hyung?”
Bang Chan kısa bir bakış attı.
“Konuştu.”
Felix’in yüzündeki gerginlik biraz olsun çözüldü.
Seungmin ise Felix’i görünce bir an durdu.
Sanki üç gün önceki kendisiyle şu anki kendisi arasında görünmez bir mesafe vardı.
Felix yavaşça yaklaştı.
“İyi misin?”
Seungmin hemen cevap vermedi.
Sonra çok kısık bir sesle:
“Bilmiyorum.”
Ama bu “bilmiyorum” önceki boşluktan farklıydı. İçinde en azından bir kırıntı vardı.
Felix bunu fark etti ve zorlamadı.
“Evine gidelim mi?” dedi sadece.
Seungmin başını salladı.
---
Yolda arabada yine sessizlik vardı ama bu sefer ağır değildi.
Felix ara sıra aynadan ona bakıyordu. Seungmin camdan dışarı bakıyordu ama gözleri artık tamamen donuk değildi.
Bazen derin nefesler alıyordu.
Sanki ilk kez tekrar nefes almayı hatırlıyormuş gibiydi.
---
Seungmin eve geldiğinde kapıyı açtı.
İçeri girdi.
Bir an durdu.
Ev hâlâ aynıydı.
Ama o artık biraz farklıydı.
Paltosunu sessizce askıya astı.
Felix mutfağa geçti.
“Bir şey ister misin?”
Seungmin cevap vermedi önce.
Sonra hafifçe:
“Su.”
Felix hemen getirdi.
Seungmin bardağı aldı ama hemen içmedi. Sadece baktı.
Ve ilk kez o gün, çok küçük bir şey yaptı.
Bir nefes daha uzun verdi.
---
O gece Felix koltukta uyuyakaldı.
Seungmin yatağında uzanıyordu.
Uyumuyordu ama ağlamıyordu da.
Sadece tavana bakıyordu.
Ve zihninde ilk kez şu düşünce vardı:
“Belki… ben hâlâ buradayım.”
─── ⋆⋅☆⋅⋆ ───
Bangchan ve Seungmin'i biraz yakınlaştırmaya başlayacağım artıkk
Karnım ağrıyor ya OF
Neyse yazar gidiyorr
Hoşçakalın, sağlıkla kalın.
~Bayan Kim~
