24. bölüm · My psychologıst

❕24❕

𝑩𝒂𝒚𝒂𝒏 𝑲𝒊𝒎𐙚

Sakura ağaçlarının altında geçen o büyülü günün ardından Bang Chan ve Seungmin eve doğru dönerken ikisinin de kalbi hâlâ normal ritmine dönmemişti. Arabadaki sessizlik bu kez garip değil, huzur vericiydi. Seungmin zaman zaman dudaklarını birbirine bastırıyor, biraz önce yaşananların gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordu. Bang Chan ise gözlerini yoldan ayırmıyor gibi görünse de dudaklarının kenarında saklayamadığı küçük bir gülümseme vardı.

Seungmin’in apartmanının önüne geldiklerinde hava iyice serinlemişti. Sokak lambalarının ışığı kaldırıma vuruyor, hafif rüzgâr etraftaki ağaçların yapraklarını usulca hareket ettiriyordu. Bang Chan her zamanki gibi arabadan önce indi ve Seungmin’in kapısını açtı. Bu küçük jest bile Seungmin’in kalbinin yeniden hızlanmasına yetmişti.

“Teşekkür ederim,” dedi utangaç bir sesle.

Bang Chan ona bakıp yumuşak bir şekilde gülümsedi. “Asıl ben teşekkür ederim.”

Seungmin başını hafifçe eğerek apartman kapısına doğru yürüdü. Elini kapı koluna uzattığında içeri girmesi gerektiğini biliyordu, fakat bir türlü kapıyı açamadı. İçinde tarif edemediği bir huzursuzluk vardı. Sanki bu kapıdan içeri girerse, günün bütün büyüsü geride kalacakmış gibi hissediyordu.

Derin bir nefes aldı ve arkasını döndü.

Bang Chan hâlâ oradaydı.

Gitmemişti.

Ellerini ceplerine koymuş, sessizce onu izliyordu.

Seungmin’in kalbi o anda yumuşadı. Ne yaptığını çok düşünmeden hızlı adımlarla geri döndü ve Bang Chan’ın karşısında durdu. Kulaklarına kadar kızarmıştı.

“Seungmin?” dedi Bang Chan hafif bir şaşkınlıkla.

Seungmin gözlerini kaçırdı. “Ben… şey…”

Cümlesini tamamlayamadan kollarını açıp Bang Chan’a sarıldı.

Bang Chan bir an için şaşırdı, ardından yüzünde tarifsiz derecede sıcak bir gülümseme belirdi. Kollarını Seungmin’in etrafına sardı ve onu dikkatlice kendine çekti. Seungmin başını Bang Chan’ın omzuna yasladığında, bütün gün içinde biriken heyecan yavaş yavaş sakinleşti.

“Bugün gerçekten çok güzeldi,” diye fısıldadı Bang Chan.

Seungmin gözlerini kapattı. “Ben de… içeri girmeden önce sana bir kez daha sarılmak istedim.”

Bang Chan onu biraz daha sıkı tuttu. “İstediğin zaman.”

İkisi birkaç saniye boyunca öylece kaldı. O anda fark etmedikleri şey ise, apartmanın ikinci katındaki salon penceresinden onları dikkatle izleyen Felix’ti. Perdeyi iki parmağıyla hafifçe aralamış, gözleri büyümüş bir halde sessizce kendi kendine zıplıyordu.

“OLMUŞ… OLMUŞ!” diye dudaklarını oynattı ama ses çıkarmamaya çalıştı.

Aşağıda ise Seungmin ve Bang Chan hiçbir şeyin farkında değildi.

Seungmin sonunda istemeyerek geri çekildi. Yüzü hâlâ kıpkırmızıydı.

“Tamam… şimdi gerçekten gidiyorum.”

Bang Chan hafifçe güldü. “Gitmeden önce bir şey söyleyebilir miyim?”

Seungmin başını kaldırdı.

“Felix bunu öğrenirse beni öldürür.”

Seungmin istemsizce gülmeye başladı. “Muhtemelen.”

“İyi geceler, Seungmin.”

“İyi geceler, Bang Chan.”

Bu kez Seungmin apartmana girdi. Kalbi hâlâ deli gibi atıyordu. Kapıyı kapatıp salona geçtiği anda Felix koltuktan fırlayıp kollarını iki yana açtı.

“BEN HER ŞEYİ GÖRDÜM.”

Seungmin olduğu yerde donup kaldı.

“Neyi gördün?”

Felix gözlerini kısıp sırıttı. “Camdan baktım. Gidip adama sarıldın.”

Seungmin’in yüzü bir anda yeniden kıpkırmızı oldu. Sessizce Felix’in yanına yürüdü ve ağır hareketlerle koltuğa oturdu. Hatta heyecandan minderin kenarına denk gelip hafifçe kayınca Felix dudaklarını ısırarak gülmemeye çalıştı.

Seungmin ellerini dizlerinin üzerine koydu. Birkaç saniye boyunca yere baktı. Sonra utangaç bir sesle konuşmaya başladı.

“Şey… önce biraz yürüdük. Sonra… bana senden hoşlanıyorum dedi.”

Felix’in gözleri büyüdü ama bu kez sözünü kesmedi.

Seungmin kulaklarına kadar kızarmış halde devam etti. “Ben de… onun yanında kendimi güvende hissettiğimi söyledim. Sonra alnını alnıma yasladı.”

Kısa bir duraksamadan sonra parmaklarıyla koltuğun kumaşını çekiştirdi.

“Ve… beni öptü.”

Felix iki elini ağzına kapattı.

Seungmin başını daha da eğdi. “Sonra apartmanın kapısına geldim ama içim rahat etmedi. Yani… bilmiyorum. İçeri girersem eksik bir şey kalacakmış gibi hissettim.”

Felix gözlerinde gururla ona bakıyordu.

Seungmin mırıldanır gibi devam etti. “O yüzden geri dönüp sarıldım.”

Bir an sustu. Ardından çok ciddi bir ifadeyle Felix’e baktı.

“Bu normal mi?”

Felix artık kendini tutamadı ve sevinçten koltuğun üzerine yığıldı.

Seungmin ise hâlâ gerçekten anlamaya çalışan masum bir ses tonuyla ekledi:

“Yani… insanlar öpüştükten sonra otomatik olarak sevgili mi oluyor? Yoksa bunun için ayrıca konuşmamız mı gerekiyor?”

Felix’in kahkahaları tüm evi doldururken Seungmin utançtan yastığa sarıldı.

Felix’in kahkahaları birkaç dakika boyunca dinmedi. Seungmin ise koltuktaki yastıklardan birini kucağına almış, yüzünü neredeyse tamamen onun arkasına saklamıştı. Kulaklarının hâlâ kıpkırmızı olması Felix’in daha da eğlenmesine neden oluyordu.

“Ciddiyim,” dedi Seungmin sonunda, yastığın arkasından boğuk bir sesle. “Bu teknik olarak nasıl işliyor bilmiyorum.”

Felix gözlerinden gelen yaşları silerek doğruldu. “Teknik olarak,” dedi ciddi bir öğretmen edasıyla, “sakura ağaçlarının altında itiraf edip öpüştüyseniz, evet. Büyük ihtimalle sevgilisiniz.”

Seungmin birkaç saniye düşündü. Ardından yavaşça başını salladı.

“Tamam.”

Felix kaşlarını kaldırdı. “Tamam mı?”

“Evet.” Seungmin çok ciddi bir ifadeyle telefonunu eline aldı. “O zaman bunu ona yazayım mı?”

Felix bir anda öne atıldı. “Hayır! Sakın ‘Merhaba, sanırım sevgiliyiz’ diye mesaj atma.”

Seungmin durdu. “Bende tam olarak bunu yazacaktım Felix ya.”

Felix tekrar kahkahalara boğuldu. "Tanrım, siz ikiniz gerçekten birbirinizi bulmuşsunuz!”

Seungmin dudaklarını büzdü ama kendisi de gülmeye başladı. O sırada telefonu hafifçe titredi. Ekranda Bang Chan’ın adı belirdiğinde kalbi yeniden hızlandı.

Mesajı açtı.

Bangchan:
Eve girdin mi??

Seungmin’in yüzünde istemsiz bir gülümseme oluştu.

Seungmin:
Evet.
Felix herşeyi gördüğünü söyledi bu arada...

Mesajın cevabı birkaç saniye içinde geldi.

Bangchan:
Tahmin etmiştim

Seungmin yan gözle Felix’e baktı. Felix koltuğun üzerinde dizlerini karnına çekmiş, heyecandan ona bakıyordu.

“Ne yazdı?”

“ ‘Tahmin etmiştim’ dedi.”

Felix iki elini yüzüne kapattı. “Bu adam fazla sakin. Ben olsam şu an apartmanın önünde bayılmıştım.”

Seungmin gülümseyerek yeniden ekrana döndü. Parmakları birkaç saniye boyunca klavyenin üzerinde durdu. Ne yazacağını düşündü, sonra sonunda utana sıkıla yazdı.

Seungmin:
Bugün gerçekten harikaydı.

Mesajı gönderir göndermez telefonu göğsüne bastırdı.

“Ben bunu neden yazdım ki mesela?”

Felix sırıttı. “Çünkü hoşlanıyorsun.”

Telefon tekrar titredi.

Bangchan:
Benim için de çok güzeldi.

Seungmin’in nefesi hafifçe kesildi. Mesajı bir kez, sonra bir kez daha okudu.

Felix hemen yanına sokuldu. “Göster.”

Seungmin itiraz etmedi. Felix mesajı okur okumaz dramatik bir şekilde koltuğa devrildi.

“Ben sizin düğününüzde ağlayacağım.”

“Felix!”

Seungmin utançla yastığı yüzüne bastırdı. Fakat yastığın arkasında sakladığı gülümsemeyi engelleyemiyordu.

Bir süre sonra Felix esneyerek ayağa kalktı.
“Tamam, sizi daha fazla rahatsız etmeyeceğim. Ama yarın sabah bana bütün detayları tekrar anlatacaksın.”

“Zaten anlattım.”

“Hayır. Yavaş çekim versiyonunu istiyorum.”

Seungmin gözlerini devirdi ama içten içe gülüyordu.

Felix odasına gittikten sonra salon sessizleşti. Seungmin koltukta birkaç dakika daha oturdu. Sonra telefonuna baktı. Bang Chan’dan yeni bir mesaj gelmişti.

Bangchan:
İyi geceler, Seungmin.

Kısa bir duraksamanın ardından bir mesaj daha düştü.

Bangchan:
Ve bunu söylemezsem olmaz,
Sana hislerimi açıkça itiraf ettiğim için hiç pişman değilim.

Seungmin’in kalbi bir anda hızlandı. Dudaklarını istemsizce birbirine bastırdı. Yüzündeki sıcaklık yeniden artmıştı.

Utangaç bir gülümsemeyle cevap yazdı.

Seungmin:
Bende pişman değilim.

Mesajı gönderdikten sonra telefonu göğsüne bastırdı ve başını koltuğun arkasına yasladı.

Dudaklarında hâlâ o öpücüğün sıcaklığı vardı.

Kalbinde ise uzun zamandır hissetmediği kadar derin bir huzur.

Seungmin o gece heyecandan bir o yana bir bu yana dönüp dursada sonunda uyuya kalmıştı, huzurlu bir şekilde..~

─── ⋆⋅☆⋅⋆ ───
Yerim sizi şapşikler🤤

Evdekilere bir tatlı yapmışım
Parmaklarını yiyecekler😋

~Bayan Kim~