MUCİZE AYRILIK kitap kapağı

2. bölüm / 3

MUCİZE AYRILIK

BÖLÜM 2:

Yazar: Vaveyla Kullanıcısı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 2:

Kafamı yastığıma koydum. Uyumaya çalıştım fakat olmadı. O görüntüleri gözümün önüne geliyordu ve asla gitmiyordu. Kulaklığımı taktım ve bir şarkı açtım.

Görmem sanmıştım seni
Yanında o adamla
Gündüz birşey hissetmedim
Gece bıçak karnıma
~İmkansız bir aşk denir~

Şarkının sözleri kalbime saplanarak acı çekmeme sebep oldu. Elimi kalbime götürdüm.
"Bizim suçumuz değildi kalbim," dedim sanki kalbim beni duyacak gibi.
"Bizim değil, benim suçumdu." diyerek gözlerimde biriken yaşları serbest bıraktım. Gözlerimi sıktığımda o gün Ceyhun'un arkasında yumruklarını sıkarken gördüğüm adamı gördüm. Kimdi bu adam? Ceyhun'un yakın arkadaşı mıydı? Plan mı yapmışlardı? Net bir şekilde hatırlamaya çalıştım fakat bulanık gördüğüm uzun boyu ve ela gözlerinden başka hiçbirşey canlanmadı gözümde. İsmi neydi acaba? Çantamı şifon yerimin üzerinden kaptım ve Gurme Cafeye gittim. Belki bir umut yeniden görürüm diye, belki daha net görür amacını anlarım diye.
Boş bulduğum masalardan birine oturdum ve bir americano siparişi verdim.
YAZARIN ANLATIMIYLA:
Yağmur, americanosundan yudumlarken etrafına göz gezdiriyordu. O gün gördüğü adamı yeniden görebilmek umuduyla gelmişti buraya. Gözü neredeyse tüm masalarda gezindi fakat o adamı göremedi. Görmek istediği adamın tam arkasındaki masada olduğunu bilmiyordu. Arkasındaki adam Yağmurun sarı saçlarına bakıyordu. Bu kadar etkileyici bir sarıyı daha önce görmemişti. Ya da görmüştü fakat bu kadar etkilenmemişti. Ellerini birbirine kenetledi ve gözlerini Yağmur'dan ayırmadan, garsona
"Ben bir americano istiyorum." dedi. Daha önce hiç içmemişti fakat önündeki kadının neden bu kadar sevdiğini merak etmişti. Yaklaşık 2 aydır her saniye bu kadınlaydı fakat kadının bundan haberi yoktu. Kadın, ne zaman bu kafeye gelse americano alırdı. Başka bir çeşit aldığını henüz görmemişti. Yaklaşık 5 dakika sonra kahvesi önünde belirdi. Kahveden bir yudum aldığında geri tükürmemek için kendini zor tuttu. Karizmasını çizemezdi.
"Zevklerimiz hiç aynı değil güneşim" dedi kısık bir sesle. Yağmur, bir anda arkasını döndüğünde gözleri buluştu. Adam, ne yapacağını bilemedi ve kahvesiyle yüzünü kapatmaya çalıştı.
YAĞMURUN ANLATIMIYLA
Ela gözlerini gördüğümde bakmamak için direndim. Aradığım kişi meğerse çok yakınımdaymış. Gözlerim uzamış kıvırcık kumral saçlarına kaydı. Bu stil ona çok yakışmıştı.
"Sizi tanıyor muyum?" diye seslendim.
"Ben sizi tanımıyorum!" dedi bir anda yükselerek. Kaşlarımı çattım. Kimdi bu adam? Beni tanıyor muydu, nereden?
"Pardon yükseldim sanırım." dedi kahvesini yüzünden indirerek. Gülümsememe engel olamadım.
"Önemli değil, sanırım benzettim ben." dediğimde kafasını aşağı yukarı salladı. Fakat bu kadar büyük bir tepki vermesi beni tanıdığını gösteriyordu.
Yanına doğru bir kadın yaklaştı.
"Bitanem, hadi ne zaman gidiyoruz?" dedi kadın aceleci bir tavırla. Kalbimin yükselen sesi bir anda dibe vurdu. Beni tanıması imkansız gibiydi. Kızıl saçlı kadından bakışlarımı ayırmadan,
"Çok yakışıyorsunuz." dedim takdir eder bir şekilde.
"Aslında iyi anlaşamıyoruz, abi kardeş ilişkisi bizdede var. Değil mi abiciğim?" dedi abisine imalı bir tavırla bakarak. Kalbimin sesini artık duyabiliyordum. Yalnıca kardeşiydi, yalnızca.
Dudağımı yukarı doğru kıvırdım. Daha doğrusu dudaklarım benden bağımsız olarak kıvrıldı. Acaba ismi neydi? Ahmet? Mehmet? Ya da çok daha iyisi?

2 AY ÖNCE
Kuzey, kütüphanede aradığı kitabı sonunda bulmuştu. Rastgele bir masaya oturdu ve sayfalarını çevirmeye başladı. 1 hafta önce verilen araştırma ödevini son güne bırakmıştı. Aslında internetten çok daha kolayca bulabilirdi fakat kitaptan edindiği bilgilerin daha kalıcı ve doğru olduğu düşüncesindeydi.
"Siktir siktir siktir, neden son güne bıraktım ben bunu amına koyayım ya!" diyerek kendine sövmeye başladı. Kaleminin yere düştüğünün henüz farkında değildi. Arkadan bir kız gülümseyerek Kuzey'in yanına geldi ve kalemini almak için eğildi.
"Bu kalem sizin olmalı." dedi gülümseyerek. Kuzey, önce kızın mavi gözlerine, sonrada sarı saçlarına baktı. Sesli bir şekilde yutkunduktan sonra
"Evet benim, düşürmüş olmalıyım, teşekkürler." dedi zar zor konuşarak. Kızın gülüşü büyüdü.
"Önemli değil." dedi sevecen bir tavırla ve kütüphaneden çıktı.

ŞİMDİKİ ZAMAN:
Eve o kadar yorgun gelmiştim ki yatağıma yığıldım. Tavanı izlerken bir yanım
"O adamı hatırlamadın mı cidden, B12'n mi azdı Yağmur?!" dedi, diğer yanım ise
"Düşündüğün şeye bak Yağmur, o adamı nereden tanıyacaksın ki? Birisine benzetiyorsun o kadar." dedi. Hangi tarafıma inanacağıma karar veremedim ve yorganı üstüme çekip ayaklarımı yatağıma hızlıca vurdum. Bu aralar çok duygusaldım. İstemesemde gözlerim doluyordu ve bu an da o anlardan birisiydi. Kararsız kaldığımda ağlar, üzüldüğümde gülerdim. Bu özelliğimde anneme çekmiştim. Ne kadar istemesem de. Annem hiçbir zaman yanımda olamamıştı, daha doğrusu olmamıştı. Ne istersem tersini yapardı. Diğer arkadaşlarımdan özenip bir doğum günü partisi vermek istemiştim. Annem izin vermemesi yetmezmiş gibi doğduğum güne de lanet etmişti. Sonra liseli yıllarımda hayatıma birisi girdi. Ceyhun. İstediklerime sahip olmam için çok çabaladı, istediğim neredeyse herşeyi verdi bana. En yakın arkadaşıma yavşamak için benimle olduğunu nereden bilebilirdim ki? Düşünerek uykuya daldım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

47okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…