MİRAJ kitap kapağı

3. bölüm / 3

MİRAJ

2. BÖLÜM ✨

Yazar: itsgamz3_ ☆

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 2. BÖLÜM ✨

MİRAJ

“Geçmişin kapıları açıldığında, insan bazen gerçeğe ulaşmak için kendinden vazgeçip yeniden doğmak zorunda kalır.”

2. BÖLÜM DÜNYA İLE İLETİŞİM

Elis odasında boyut kapısı için yapması gerekenleri uyguluyordu. İlk önce büyük boy aynasının karşısına geçti, yüzüğü, kolyesini ve tacını takmıştı. Geriye sadece birkaç kelime mırıldanması gerekirdi.

“Geçmişim saklı iken, geleceğimi göremem.” Bu kelimeleri söylemesiyle minik bazı parıltılar oluştu aynada fakat boyut kapısı adına bir şey yoktu.

Neden olmadı diye düşündü Elis. “Neden olmuyor bu?” diye düşünürken odasından çıktı. “Nyx, neredesin, bana yardım et.” diyerek alt kattaki oturma odasına geldi. Nyx, perili ormandan getirdiği bitkilerle ilgileniyordu.

“Ne oldu, birtanem?” dedi Nyx.

Elis, “Bu boyut kapısı açılmıyor, bana yardım et.”

Nyx, “Bunun Larissa’nın dediği gibi hazır olmadığın için olabilir mi?”

Elis, “Ne alaka ya, ben gitmek istiyorum.”

Dedi ve cevap beklemeden odasına geri gitti. Bunu istiyordu gerçekten.

Aynanın karşısına son kez geçti, tüm içtenliğiyle kelimeleri söyledi.

“Geçmişim saklı iken… geleceğimi göremem.”

Ayna bu sefer büyük bir patlama olmuş gibi Elis’i içine çekerek başka bir yere götürmüştü. Bir hastanenin önüne. Bazı anılar silik de olsa aklına geliyordu; Larissa’nın buraya gelmesi ve onu da alarak buradan gitmesi gibi anılar.

Buraya neden geldiğini bilmiyordu. Düşündü; ayna onu neden buraya getirmiş olabilirdi ki? Sonra hastanenin kapısında bir silüet belirmişti, kendisine çok benzeyen bir silüet. İkisi göz göze gelmişlerdi.

Atlas, kızın gözüne bakmasıyla tanımıştı onu; kardeşi Lena’ydı. Ama bir şey oldu. Elis boyut kapısı açmamıştı, sadece tanıdığı birini görebilmek için gerçeklik sihirli yapmıştı.

Larissa onun bu hâli yüzünden böyle bir şeye göz yummayıp sihirleri değiştirmişti ve Elis bir anda tekrardan evine dönmüştü.

Bu neydi, neden gidemedim? diye düşünürken Larissa arkasında oturmuş, onun gelmesini bekliyordu. Atlas korkmuştu.

Uzun zaman sonra tekrar halüsinasyon görüyorum sandı. Bilemezdi ki gördükleri gerçekti.

Odada, “Larissa, neden böyle bir şey yaptın? Onlarla konuşmalıyım.” diye sitem eden Elis, bünyesi zayıf düşmüş ve baş dönmesiyle yatağına oturmuştu. Larissa’nın bahsettiği şey buydu.

“Bahsettiğim şey bu işte. Bağışıklığın yok senin. Gitsen bile başına iş açacaksın, ne olacağı belli değil. Orası senin için şu an güvenli falan değil.” dedi Larissa.

“Hayır, gideceğim!”

“Gitmeyeceksin!”

“Gideceğim!”

“Gitmeyeceksin dediysem gitmeyeceksin!”

Demiş ve odadan çıkmıştı Larissa.

Elis artık sinirden ağlıyordu. Gitmek istiyordu ama nasıl? Tılsımdaki söz gibi, geçmişini bilemeden geleceğe yön veremezdin. Asıl tılsım buydu ama Larissa bunu ona söylememişti.

Söylese kimse Elis’i bir saniye bile tutamazdı, bunu biliyordu…

Yeter artık, ben oraya gideceğim ve kimse bir şey demeyecek.

O nasıl olacak?

Sus artık, sen de. Gideceğim dediysem gideceğim.

Bir yolu yok, Larissa’yı duydun, orası bizim için tehlikeli.

Tehlike diye bir şey yoktur.

Ben oraya gidecektim ama nasıl?

Aklından bile geçirme, tanımadığımız birinden yardım isteyemeyiz.

Ama bir tek o yardım eder bize. Ne olduğunu biliyor.

Olabilir ama ya kandırdıysa?

Ya kandırmadıysa, şansımızı deneyelim.

Ve yola koyuldum. Yasaklı ormana gidiyordum, Zad’i bulmak için. Ve yeniden, daha ormana bile girmeden Zad karşıma çıkmıştı. Galiba zihin okuyabiliyordu.

“Hayır, sadece senin zihnini okuyabilirim.” demesi beni daha da şaşırttı.

Elis, “Peki neden geldiğimi biliyorsundur o zaman.”

Zad, “Elbette ama yine usulen sorayım, neden geldiniz kara gözlü güzel kız?”

Elis, “Hmm, ben galiba gerçekleri öğrenmek için geldim. Nasıl boyut kapısı açabilirim acaba, bay zihin okuyucu?”

Zad, “Hmm…” düşünür gibi yaptı ve sol eliyle çenesini kaşıdı. “Tabii ki size yardımcı olurum ama bir şartla.” dedi ve kafasını üzerime doğru eğdi, evet benden oldukça uzundu.

Elis, “Şartınız nedir?”

Zad, “Sana vereceğim bir sırrı kimseye söylemeden saklayacaksın. Ama kimseye söylemek yok, anladın mı?”

Neden bana sır veriyordu ki? Neden böyle bir karşılıkta yapıyordu bunu?

Zad, “Anlaştık mı?”

Elis, “Anlaştık.”

Zad, “Tamam o zaman büyük sır gelsin. Ben… Matteo ve Larissa’nın çocuğuyum. Ama onlar evli değiller ve babam başka birisiyle evlendi.”

Dediğinde ne diyeceğimi bilemiyordum. Resmen bu çok büyük bir şeydi. Larissa… Onun için fazlasıyla üzgün, aynı zamanda Matteo denen adam için de bir o kadar nefretle dolmuştum.

Elis, “Bana neden böyle bir sır verdin?”

Zad, “Sen bunu bil, nedeni sonra öğreneceksin. O adama karşı nefret duyma bence. Senin için öneri.”

Elis, “Neden yaptığı şeye bak… hem neyse, söyle bakalım boyut kapısını nasıl açacağım.”

Zad, “Geçmişimi bilmeden, geleceğe yön veremem.”

Elis, “Ne?”

Zad, “Aynı şeyleri yapacaksın fakat söz için bunu söyleyeceksin; ‘Geçmişimi bilmeden, geleceğe yön veremem.’”

Şimdi anlamıştım. “Teşekkür ederim.”

“Rica ederim.” dedikten sonra gözlerimin içine öyle bir bakmıştı ki sanki… sanki onun intikamını benim alacağımı biliyor gibiydi. Kendinden emin.

Nasıl anladın onu acaba…

Ben anlarım Lyra…

Yaa çok biliyorsun zaten, o yüzden arıyoruz ya hani neyi yanlış yaptığını…

Sus…

Eve doğru gitmek için arkamı döndüm ve yola koyuldum.

🌑🔮🧚🏻‍♀️

Şu anda odamda oturmuş boyut kapısı için uğraşıyordum. Bütün tılsımları takmış ve aynanın karşısındaydım. Bu sefer olacaktı. Gözlerimi kapatmıştım, ne olursa olsun olacaklardan korkuyordum.

“Geçmişimi bilemeden… geleceğe yön veremem…”

Hâlâ gözlerimi açmamıştım ama değişiklik yoktu. Ortam değişse hissedebilirdim bence.

Oflayıp dizlerimin üzerine düştüğümde soğuk ve sert bir zemine…

Burası benim odam değildi…

Gelmiştim…

Hızlıca gözlerimi açmıştım, etrafım bomboş bir hastane koridoruydu. Bomboş ve çok geniş bir alandı.

Karşıda okuduğum tabelayla ayağa kalkmış ve başıma ağrıların girmesine sebep olmuştu. Tabelada Bitlis Hizan Işık Hastanesi – Çocuk Bölümü yazıyordu. Aklıma bazı görüntüler geliyordu.

Bitlis Hizan Işık Hastanesi çocuk bölümü – 21 yıl önce

Bu bölüm taşındığı için kapatılmış ve bu nedenle bomboştu. Larissa için harika bir alandı. Bu yolu kullanmak istemişti fakat hesaba katamadığı minik bir oğlan vardı: Atlas…

O, kardeşini morga giderken görmüştü, biliyordu. Ve şimdi hiç tanımadığı bir kadının kucağındaydı ve gözleri açıktı. Hatta abisi Atlas’a karşı gülümsüyordu, gamzeleri gözükecek şekilde hem de…

“Bırak benim kardeşimi!” diyerek kadının koluna yapıştı minik Atlas.

“Git buradan bak, yoksa sana iğne yaparım.” diyerek korkutacağını sanmıştı Larissa.

Ama Atlas kardeşi için her şeyi göze alırdı.

“İyi tamam, kardeşimi bırak ve bana iğne yap.”

Demesi Larissa için şaşırtıcı bir cevap olmuştu. Larissa orada çocuk için minik bir sihir yapmıştı. Atlas her gece kafasını yastığa koyduğunda, kardeşi o gün neler yaptıysa onu görecekti. Bu onun özlemini gidermezdi ama en azından onun büyüdüğü hâlini artık bilecekti.

Daha sonra onu uyuttu ve oradan uzaklaştı…

Artık Atlas her gün ailesine bunu anlatacak ve ona kimse inanmayacaktı…

Larissa ise her gün “Nasıl gördü beni?” diye düşünecekti…

Şimdiki Zaman – yazar anlatımıyla

Elis, aklına gelen bu anılarla artık neredeyse bayılacaktı. Atlas ise yine her gün yaptığı gibi kardeşini kaybettiği bu bölüme geliyordu. Ama bugün kardeşi buradaydı.

Atlas, gördüğü bedene doğru koştu çünkü karşısındaki kadın bayılmıştı. Anılar onun için fazla gelmişti. Ne kadar söylese de bunun için hazır değildi.

Atlas, yüzü saçlarıyla kaplanmış kadının yüzündeki saçları ayırdığında karşılaştığı yüzle neye uğradığını şaşırmıştı. Çünkü bu kız onun kayıp sandığı, ölmediğini bildiği kız kardeşi Lena’ydı.

Kız kardeşi Lena…

Elis, her ne olursa olsun artık Lena olmalıydı…

Bölüm sonu

Sizce nasıldı bölüm hakkında yorumlarınızı bekliyorum...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…