MİRAJ kitap kapağı

2. bölüm / 3

MİRAJ

1. BÖLÜM ✨

Yazar: itsgamz3_ ☆

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 1. BÖLÜM ✨

MİRAJ

Gamzvera Dreamlina

"Bazı gerçekler öldüğünü değil, aslında hiç yaşamadığını fark ettirir."

1. Bölüm 'Ben ölü müyüm?'

"Elis, kalkmalısın artık. Larissa gelecek bugün."

Annem Nyx'in sesiyle uyandım. Gözlerimi araladığımda kapım hafifçe açıldı ve babam Arion içeri girdi. Yatağın kenarına oturdu.

"Günaydın, miniğim."

Başımın üzerine kondurduğu minik öpücükle ona gülümseyerek baktım.

"Sana da günaydın, babacığım."

Yanağına bir öpücük kondurdum. En sevdiği şeydi bu.

"Hadi canım, annen daha çok kızmasın. Kalk bakalım, doğru kahvaltıya."

Babamla birlikte kahkaha attım. Karısına çok düşkündü ama aynı zamanda ondan biraz da korkardı.

"Tamam baba."

Yataktan zıplayarak kalktım. Babam odadan çıkarken ilk işim yatağımı toplamak oldu. Ardından banyoya girdim.

En sevdiğim kısım burada başlıyordu. Ellerimi havaya kaldırdım, parmaklarımı hafifçe oynattım. Cam fanusun içindeki su havaya yükseldi. Bu hareketle ağzımdan minik bir kıkırtı çıktı. Önce yüzümü yıkadım ama bir terslik oldu; su kontrolümden çıktı ve tamamen yere döküldü.

Bir şeyler oluyordu. Anlamlandıramadığım kötü hisler vardı içimde.

Bunu fazla kafama takmadan odama geçtim. Her yerim ıslanmıştı ve bu moralimi bozmuştu. Ne giyeceğime karar veremiyordum. Bu yüzden sihirli aynamın karşısına geçtim.

"Sihirli ayna, sence bugün hangi renk elbise giymeliyim?" diye sordum.

Ayna önce dalgalandı, ardından içinde bir elbise belirdi. Çiçek desenli zarif bir korsesi vardı. Belimi saran bu korseye, omuzlardan dökülen fırfırlı kollar eşlik ediyordu. Her adımda kır çiçekleri gibi savrulan, kat kat krem rengi bir eteği vardı.

"Güzel seçim, teşekkürler sihirli ayna."

Dolabımdan aynısına yakın bir elbise bulduğumda moralim az da olsa yerine gelmişti. Elbiseyi giydim. Üzerime tam oturmuştu ve oldukça hoş duruyordu. Ama aklımdaki düşünceler peşimi bırakmıyordu. Larissa sadece önemli zamanlarda gelirdi. Bugün neden geliyordu ki? Önemli ne olmuş olabilirdi ki?

Elbiseyi giydikten sonra odamdan çıkıp şatonun boş koridorlarında yürümeye başladım. Her yer kristal taşlarla döşenmişti ve bu manzara zarif ve gayet hoş dururdu. Bana her zaman huzur verirdi.

Oturma odasına girdiğimde, karşılıklı koltuklarda Larissa, annem ve babam oturuyordu. Üçünün de yüzünde tedirgin bir ifade vardı. Sanki bir şey olmuştu. Odadaki hislerimi açıklar niyetine bir şeyler. Artık temkinli adımlarla, çatık kaşlarla ilerliyordum.

Sabah suyun yere dökülmesi, şimdi de bu...

Ne oluyordu?

"Hoş geldin, Larissa." Dememle gözler bana döndü.

"Hoş bulduk, birtanem. Gelsene yanıma."

Yanına oturdum.

"Bana anlatmanız gereken bir şey var sanırım."

Birbirlerine baktılar.

Ne oluyordu bu yerde?

Benden ne gizliyorlardı?

Bence sen evlatlıksın, onu gizliyorlar.

Yani bir iç ses olarak hiç yardımcı olmuyorsun, Lyra.

Ne demek, görevimdeyim. Ben de merak ediyorum.

Susarsan öğreneceğim.

Peki.

İç sesimle olan kavgam bitince tekrar onlara baktım.

"Bak Elis..." diye söze başladı Larissa. Evet çok büyük bir şey geliyordu kesin.

Evlatlık olduğunu söyleyecek.

Kes artık şunu.

"Sana küçükken ne anlattığımı hatırlıyor musun? Annen, baban ve diğer muhafızların hepsi fanilerin dünyasında doğmadan hayatı sona ermiş meleklerdi."

Cümlenin nereye gideceğini merak ediyordum. Hiç hayrı alamet değildi.

"Evet." Dedim.

"İşte bu gerçek... Ama Nyx ve Arion evli değiller. Ve aynı şekilde senin ailen de değiller."

Dünyam başıma yıkılmıştı.

Bundan daha kötü ne olabilirdi ki?

Deme öyle, her şey olabilir.

Şu an hiç sırası değil. Kafamı toplamaya ihtiyacım var.

Yardım edebilirim.

İstemiyorum.

O cümle kafamda yankılanıyordu. Dağlık bir alanda bağırınca oluşan yankı gibi...

Onlar senin ailen değiller...

Onlar senin ailen değiller...

Onlar senin ailen değiller...

...

O zaman benim ailem kimdi?

Neden böyle bıraktılar beni?

Niye yollar?

Bu düşünceler aklımdan geçer geçmez Larissa devam etti.

"Sen de dünyada ölen çocuklardansın. Ve seni ailenle tekrar buluşturmak için dönüş yolunu buldum, tatlım."

Şaşkındım. Delirecek gibiydim.

Daha ne olabilir demeyecektim.

Artık her şey mümkündü.

Ben ölü müyüm?

Ben ölmüşmüydüm?

Bu soru zihnimi kemiriyordu. Artık patlayacak bomba gibiydim.

Sol gözümden bir damla yaş aktı. Ağzımdan sadece tek bir soru çıktı:

"Ailem kim?"

Onların birer fani olduğunu biliyordum. Ama kimlerdi?

Nerede yaşıyorlardı?

Beni hatırlıyorlar mıydı?

Yaşadığımı bilseler ne hissederlerdi?

Üzülürler miydi, mutlu mu olurlardı?

Kafam sorularla doluydu.

"Onları istiyorum." Dedim. Ne olursa olsun, istiyordum.

"A-Ama bunun için çok er-" Larissa'nın sözünü sertçe kestim.

"Onlarla konuşmak istiyorum. Oraya nasıl gideceğimi bana açıkla." Ve anlatmaya başladı.

🌑🔮🧚🏻‍♀️

Bir geçit kapısı oluşturmam gerekiyordu. Bunun için üç tılsım lazımdı. Larissa anlatmayı bitirir bitirmez kendimi dışarı attım. İstikametim Periler Ormanı'ydı.

Demek ki yıllardır bu ormanın hayatımı değiştireceğini hissetmiştim.

Ormana girer girmez etraftaki perilerin bakışlarını üzerimde hissettim. Aysa ile yakın arkadaştık. Geçmişin Fısıltısı tılsımının yerini ona sorabilirdim.

"AYSA, BEN GELDİM!" diye bağırdım.

Sesimi duyar duymaz yanıma geldi.

"Naber Elis?"

Olan biteni kısaca anlattım ve tılsımın yerini sordum.

"Gel benimle. O tılsım ormanın derinlerinde."

Yola koyulduk. Tabii o uçuyordu.

Keşke bizim de kanatlarımız olsa.

Keşke... ama şimdi sırası değil.

Bir süre sonra bir şelalenin yanına geldik. Fakat bu şelale soft bir mor rengindeydi. Neredeyse gözlerimden kalpler çıkacaktı. Ben şelale ile ilgilenirken iç sesim durmadı.

Konuya dön. Tılsımı al. Ve dön.

Yasaya döndüğümde elinde çok güzel ve zarif bir kolye vardı.

Aysa elime, yuvarlak içinde kızıl bir taş ve yıldız figürü olan bir kolye bıraktı.

"Bunu sakla. Sende kalsın."

Boynuma taktım ve ormandan çıktım. Sıradaki durak Muhafızlar Çeşmesi'ydi. Orada "Şimdinin Gerçekliği" tılsımı vardı. Yürüyerek yol kat etmiş ve artık sonunda muhafızlar çeşmesine gelmiştim. Gözüme takılan bir taşı kaldırdığımda altından bir bileklik çıktı. Üzerinde tılsımın adı yazıyordu.

Son tılsım "Geleceğin Yankısı"ydı. Yasaklı Orman'daydı.

Tam oraya girmek istemiyordum ki karşıma bir adam çıktı.

Ama yakışıklıymış ha.

Cidden bunu mu düşündün?

"Yakışıklı olduğum doğru. Ve bu da Geleceğin Yankısı tılsımı."

Elime bir taç bıraktı.

"Sen beni nasıl duydun ve tılsımı aradığımı nereden biliyorsun?"

Sorumu eş geçerek çok başka şeyler söylemişti.

"Adım Zad. Git ve aileni bul, küçük. Onların sana ihtiyacı var."

Ve uçarak uzaklaştı.

Bu tuhaftı.

O kimdi?

Ve ailemi nereden tanıyordu?

+ Bir soruda benden olsun Aileni aradığımı nereden biliyor?

Evet birinci bölüm böyleydi. Yorumlarınızı bekliyorum.

Instagram; itsgamz3_

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…