7. bölüm · Metenin zengin günlükleri

BÖLÜM 7 – EFSUN’UN BÜYÜSÜ: GERÇEKLİĞİ BÜKEN KIZ

Hüseyin Mete İlik

Efsun’un bugüne kadar “sessiz sakin” durması tamamen bir stratejiydi. Kimse farkında değildi ama evde yaşanan tuhaf olayların çoğunun arkasında o vardı. Kaybolan anahtarlar, kendi kendine kapanan kapılar, Mete’nin Lamborghini anahtarının bir anda buzdolabında bulunması… Bunların hiçbiri tesadüf değildi. Çünkü Efsun’un büyüsü gerçekliği kısa süreliğine bükebilme yeteneğiydi.
Ama öyle süper kahraman filmi gibi değildi bu iş. Efsun bir şeyi değiştirmek istediğinde mutlaka saçma bir yan etki ortaya çıkıyordu. Mesela bir kapıyı kilitlemek isterken evin salonundaki televizyon Fransızca yayın açabiliyordu. Ya da birini görünmez yapmak isterken sadece ayakkabıları görünmez oluyordu. Bu yüzden Efsun genelde büyülerini çok kullanmazdı. Ta ki o güne kadar…
O gün sokakta yine garip bir sessizlik vardı. Mete içinden “Bu sessizlik hayra alamet değil” diye geçirirken, Hüya “Benim burnum kaşınıyor, kesin olay çıkacak” dedi. Tam o anda Efsun durdu. Gözleri bir noktaya kilitlendi. Hava sanki ağırlaştı. Kuşlar sustu. Mete ürperdi.
Efsun fısıldadı:
“Birisi bizi izliyor.”
Sonra ilk kez büyüsünü bilinçli olarak kullandı. Zaman, bir anlığına yavaşladı. Etraftaki renkler soldu, sesler boğuklaştı. Efsun’un gözleri hafifçe parladı ama bu korkutucu değil, garip şekilde havalıydı. O an herkes onun sadece “küçük kardeş” olmadığını anladı.
Büyü bittiğinde her şey normale döndü ama ekip artık emindi:
Bu iş büyüyle, kovalamacayla ve bolca saçmalıkla çözülecekti.
Ve uzaktan yine o kelime duyuldu…
“İmdat…”