17. bölüm · Metenin zengin günlükleri

BÖLÜM 17 – GÜVERTEDE TATİL, ALT KATTA BELA

Hüseyin Mete İlik

Gemi sabah güneşiyle parlıyordu.
Beyazdı, devdi ve “bunun yakıtı kaç asgari” diye düşündürüyordu.
Elif Su güvertede şezlonga uzandı. Gözlüğünü taktı.
“Bak,” dedi, “buna tatil denir.”
Mete yanında durdu, elinde içecekle.
“Bu geminin garajında üç araba var,” dedi gururla.
“Ben bakmadım bile.”
Bu cümle gelişimdi.
Ama kimse üstüne gitmedi.
Efsun korkuluklara yaslanmıştı. Deniz sakindi ama içi değildi.
Gücünü tutuyordu.
Artık uçan masa, patlayan lamba yoktu.
Ama… dalgalar ona bakıyordu.
“Elif Su,” dedi Efsun, “bu gemide bir şey var.”
“Elbette var,” dedi Elif Su. “Spa.”
Efsun başını salladı.
“Hayır. Kaçan biri.”
Tam o sırada güverte kapısı sertçe açıldı.
Takım elbiseli bir adam, etrafına bakınarak çıktı.
Tedirgindi.
Çok tedirgin.
Mete adamı gördüğü an tanıdı.
“Bu… adadaki minibüs meselesindeki adam.”
Adam onları fark edince yön değiştirdi.
Ama geç kaldı.
Elif Su ayağa kalktı.
“Tatil bitti.”
Gemi düdüğü öttü.
Motorlar çalıştı.
Ve kovalamaca, bu sefer denizin üstünde başladı.