7. bölüm · Melekler ve şeytanlar

7.bölüm

Nur Balge

Yere indiğimiz gibi Luka tekrar havalandı. "Ya bu nasıl bir enerji ya!" dedim şaşkınlıkla.
"Hadiii!"
"Tamam."
"Eee?"
"Ne eeesi? Annemi nasıl kurtaracağız?"
Hızla ıssız bir ara sokağa daldık. "Bak şimdi; ben şeytan formumla meleklerin dikkatini dağıtıp hızla uçacağım, sen de o sırada anneni kurtaracaksın. Tamam mı?"
"Ya seni de yakalarlarsa?" diye sordum, korku iliklerime kadar işlemişti.
"O zaman kurtarman gereken kişi sayısı ikiye çıkar."
"Hayır!" dedim, gözlerim dolarak. "Hayır, sen de gitme."
"Korkma," dedi Luka güven veren bir sesle. "Kendi başımın çaresine bakarım ben."
Ve bir anda her yer ölüm sessizliğine büründü. Simsiyah kanatlarıyla annemi meydana getirdiler. Onu o halde görünce gözlerim doldu. Luka bir anda simsiyah kanatlarını açıp hızla gökyüzüne fırladı. Birkaç melek hemen peşine takıldı. Luka hızlıydı ama melekler bu bölgeyi avuçlarının içi gibi biliyordu.
Anneme doğru gitmek istedim ama planladığımız gibi olmadı. Luka’nın peşinden sadece iki kişi uçmuştu. En az üç yüz melek annemin infazını izlemeye gelmişti. Ve Lu... Elinde o lanetli hançerle sahneye çıktı. Annem ağlamıyordu, ta ki gözleri benimkilerle buluşana kadar... O an gözleri doldu ama gülümsedi.
Lu, nefret dolu bir sesle haykırdı: "Seni alçak varlık! Bizim bölgemize izinsiz girdin, gebermeyi hak ediyorsun!"
Cümlesi biter bitmez hançeri annemin tam kalbine sapladı.
"ANNEEEE!"
Gözyaşlarıma hakim olamadım. O an ne sahte melek formum umurumdaydı ne de yakalanma korkusu. Bir hışımla sahneye atladım, Lu’yu sertçe yere fırlattım. Lu bana sinirle baktı ama muhafızlara "Bırakın onu!" diye bağırdı. Annem yere yığıldı. Kanları ellerimden akıp gidiyordu ve ben hiçbir şey yapamıyordum. Ölürken bile gülümsüyordu ama gözünden tek bir damla yaş düştü.
"İŞTE BURADA! MİRAY, HEMEN UÇ!"
Luka’nın sesiyle kendime geldim. Hızla yükselmeye başladık. Luka korkuyla ellerimi tutuyordu, tüm bedenim titriyordu. Bir ormanlığa indik. Luka nefes nefese, "Ne yapıyordun lan sen? Az kalsın yakalanıyordun!" diye bağırdı.
"Arkadaşına bu kadar güvenme..." dedim sadece. O konuşuyordu ama sanki o hançeri kalbime ben yemiştim. Nefes alamıyordum, ellerime bakıyordum; hala annemin kanı vardı sanki. Luka durumumu fark edince yanıma gelip sımsıkı sarıldı bana.
"Nefes alamıyorum..." diye fısıldadım. "O melekleri yok edeceğim!"
O ise sadece "Özür dilerim Miray," diyerek sarılmaya devam ediyordu. Melek maskem düşmüştü, artık sadece acısıyla baş başa kalan o kızdım. Ben de ona sarıldım. Luka ağlayamıyordu ama benim gözyaşlarım durmak bilmiyordu. Başımı göğsüne yaslayıp gözlerimi kapattım.
[ selam ilk defa kitabın arasında konuşuyorum şakı koydum çünkü uyuyor Du kulağa hoş geliyor birde mirayın babası çıksın mı yoksa yas mı tutsun?]