1. bölüm · Mektup

MERAK

Şükran

Gözlerini ovuşturdu ve odasına baktı karşı duvarda oynadığı oyunun baş kahramanı adeta komut ver oyun tekrar başlasın edasıyla duruyordu.
Bir süre izledikten sonra tekrar duvara göz gezdirdi bu sefer karanlık bir o kadar kasvetli bir duvarla karşı karşıyaydı.
Midesinin guruldamasıyla kendine geldi.
Dün geceden beri ağzına tek lokma girmemişti.
Ayağa kalktı sendeleyerek kapının kolunu zorda olsa buldu ve karanlığa rağmen yürüyerek salona geçti annesinin kurduğu sofra yemek masasında soğumuş bir şekilde duruyordu.
Masaya doğru yürüdü, rengi zar zor belli olan kahverengi bir o kadar eski yemek masasında tek tabak vardı annesi birkaç saat öncesinden ona seslenmiş ve belli ki her zamanki gibi gelmeyeceğini bildiği için ona biraz ayırmış ve yemeğini yemişti.
Daha önce defalarca onu uyarsada Umut gözdesi olan bilgisayarında vazgeçmiyordu.
Mezuna kalmış birkaç defa denese de sınavda iyi bir puan alamamıştı.
Annesinin ısrarı üzerine derslere çalışmak için bir bilgisayar almıştı ancak beklediği gibi ders çalışmak yerine bilgisayar oyunlarına merak salmış bazen saatlerce, gecelerce bilgisayar başında zamanını oyun oynayarak geçiriyordu.
Arkadaşlarının ısrarıyla bir uygulamaya kaydolmuş insanlarla tanışıp onlarla oyun oynarak eğlenceli zaman geçirdiğini düşünüyordu.
Açıklıktan midesi guruldamadan bilgisayardan kalkmayı bilmezdi.
Bu gecede bilenen gecelerinden biriydi ve saat 3:17'ydi.

Tencerede duran patates haşlamasıyla bir süre bakıştıktan sonra açıklıktan bayılacak gibi sandalyeye hızlıca oturdu yemek beğenmemezlik etmezdi çünkü çoğu zaman yemeği doymak için yerdi.
Eline kaşığı alarak hızlıca tabağına biraz doldurdu ve yemeye başladı.
Mutfaktan süzülen ışık masayı aydınlatıyor ışığı açmasına gerek duymamıştı.
Umut bildim bile ışığı sevmezdi.
Karanlık onu daha iyi hissettiriyor bilgisayarında ki hafif loş ışığı ona yetiyordu.
Son günlerde dışarı çıkamamaya başlamıştı ayrıca uzun yıllardır platonik aşık olduğu kıza açılmış ve reddedilmişti.
Aslında Umut uzun boylu hafif kaslı bir o kadar yakışıklıydı.
Ama yıllardır çıktığı hiçbir kıza tam anlamıyla derin bir sevgi duyamamıştı.
Platonik aşkı yüzünden kimseyle bir bağ kurmama çalışıyor kendini hep geri çekiyordu ancak şimdide reddedildiği için kendini iyice oyunlara vermişti.
Tabağında yemek kalmamış son kalan ekmeği de ağzına götürdü odasına geçmek için kalktı.
Lavaoya geçip elini yüzünü aceleyle yıkayıp odasına geçti.
Kapıyı açar açmaz gelen bildirim sesini duydu.
Oyunun başladığını düşünerek aceleyle masasına geçti.
Karanlıkta yürürken birşeyler devirdi farkına varmadan
Şimdi bununla ilginecek zamanı yoktu hemen bilgisayarın ekranına baktı.
Ancak bu oyundan gelen bir bildirim değil,kaydolduğu uygulamadan gelen bir bildirim sesiydi.
Merak içerisinde sayfanın üstüne tıkladı üstelik arkadaşlarıyla kurduğu gruptan değil özelden atılan bir mesajdı.
Mesaja tıkladı.

PARA KAZANMAK İSTER MİSİN?

Karşısındaki mesaja bir süre bakındı sonra tekrar oyuna dönmek istedi çünkü bu tarz mesajlara inanmıyordu.
Sayfadan çıkmak üzereyken tekrar bildirim sesi ve yine aynı kişiden mesaj:

BU GECE SÖYLENEN ADRESE SİPARİŞ GÖTÜREREK
5 BİN KAZANMAK İSTİYORSAN HABER VER.
SADECE BİR SİPARİŞ İÇİN İYİ BİR FİYAT BENCE NE DERSİN?