7. bölüm · Mavili Acılar - Sedanur Erdoğmuş

ALTINCI BÖLÜM

Sedanur Erdoğmuş

Sabah olduğunda, gözlerimi araladım. Gözlerimi aralayınca, Ege’nin bize şaşkınlıkla baktığını gördüm ;

“ ohaaaa, çüşşşş!!! “ diye bağırdı. O sırada yanımdaki Göktuğ’ da uyandı ve ;

“ Günaydın “ dedi bana gülümseyerek. Ben ise kafamda bize şaşkınca bakan Efe'yi işaret ettim. O sırada Efe koridora doğru bağırarak ;

“ Lan Murat! Eda, lan gelin neredesiniz çok güzel bir görüntü var burada !!! “ dedi şaşkınca bağırarak. Göktuğ ile biz ise hemen yataktan kalktık ve Göktuğ Efe’ye öfkeyle bakarak ;

“ oğlum seni bana sayıyla mı verdiler lan! “ dedi öfkeyle. Efe ise bize imalı bakışlar atarak ;

“ benim canım arkadaşlarım siz ikinize neler oluyo iki gündür bir tuhaf'sınız “ dedi sırıtarak. Tam o sırada Murat’la Eda girdi odaya. Eda Efe’ye bakarak ;

“ oğlum noldu sabah sabah ne bağırıyorsun! “ dedi kızarak. Efe ise Göktuğ ile bana bakarak ;

“ bu ikisi aha burada uyumuş “ dedi yatağı göstererek. Murat ise sabır dilercesine ;

“ Lan bu küçücük şey için mi deli danalar gibi bağırıyordun yemin ederim üç dört gün aha bu lanet yerde her sabah senin zil sesinle uyanıyoruz yazık değil mi lan bize! “ diye tersledi Efe'yi. Ben ise anında sesimi yükselterek ;

“ Ya arkadaşlar bir durun açıklayalım! Dün gece ben tam uyuyacaktım sonra koridorda Göktuğ’u yerde uyurken gördüm gittim yanına uyandırdım mecbur burada uyumak zorunda kaldık !” dedim kızarak. Göktuğ ise bana hak vererek , Efe’ye doğru baktı ;

“ Haklı anlamadan etmeden Efe her şeyi yalnış anlıyor! “ dedi tersleyerek. Eda ise dalga geçerek ;

“ ya kusura bakmayın benim kardeşim biraz geri kafalı olduğu için böyle davranması normal biz Murat'la beraber alıştıysak bu duruma siz de alışırsınız yakında merak etmeyin “ dedi gülerek.

Sonra koridora gittik. Buzdolabı’ndan bir şeyler atıştırmaya başladık . O sırada Efe;

“ üç gündür aynı sandviçi yemekten bıktım için dışıma çıktı “ dedi oflayarak. Tam biz bu cümlesine gülmek üzereyken; bütün odaların kapıları kendiliğinden açıp kapanmaya başladı. Sonra tüm odaların kapıları kapandı. Hemen aklıma gelen kötü şeyle, kapıları kontrol ettim. Ama kapılar kilitlenmişti.

“ ya noluyor burada ya kafayı yiyeceğim “ dedi Eda oflayarak. Murat ise ;

“ biri bizimle oyun mu oynuyor acaba? “ diye sordu. Göktuğ ise ;

“ Oğlum saçmalamayın böyle oyun mu oynanır “ dedi. Efe ise birden ağlama numarası yapmaya başladı ;

“ Bizi burda cesetlerimizi çıkartıcaklar korkuyorum Allah’ım nasıl bir durumun içindeyiz şu an anlamıyorum “ dedi. Tam o sırada evin tavanlarından ve duvarlarından , fısıltı sesleri ve tıkırtılar gelmeye başladı.

“ bu sesler ne böyle ya “ dedim gözlerimi etrafta korkuyla gezdirerek. Göktuğ ise başıyla alt katı işaret etti ;

“ biz hiç alt kata inmedik bu arada sadece ilk gün ordan gelmiştik aşağıya bakalım hadi “ dedi. Efe ise bir anda bağırıp ;

“ Ya hayır gitmeyelim bence ! “ dedi sesini yükselterek. Sonra karar verip, alt kata indik hepimiz. Alt kata indiğimizde, Göktuğ sırtını duvara doğru yasladı bir şeyler düşünmek için ve yaslanır yaslanmaz, yaslandığı duvardan bir gizli geçit açıldı. Geçit açılır açılmaz, Göktuğ geriye doğru yapıştı. Hepimizi şaşkınlıkla gizli geçite bakıyorduk. Ben yerden Göktuğ' u kaldırdım.

“ Burası neresi ya? “ diye sordu Murat şaşkınlıkla. İçeride buruşuk notlar vardı. Sonra bir cesaretle hepimiz içeriye girdik ve arkamızdan hemen geldiğimiz kapı kapandı. Göktuğ yere doğru eğilip herhangi bir notu eline alarak, sesli bir şekilde okumaya başladı;

“ Eğer bu mektubu bulduysanız, Efe'yi suçlayın! Şaka yapmıyorum, ciddiyim . Ama dikkat edin ! Evde yalnızca siz olmadığınızı unutmayın. Bazen duvarlarda sizi izleyen bir göz belirir. . Ve bazı mesajlar kendi kendine yanıp söner.... “

“ Efe'yi suçlayın! “ dedim ve ardından hepimiz kahkaha attık. Tam o anda karşı duvarda bir ekran belirlendi. Ekranda ki kişi ise bizim animasyon kadındı. Hepimiz ekrandaki kişiyi görünce ;

“ Aaa animasyon kadın!!! “ diye bağırdık . Kadın gülümsedi.

“ merhaba çocuklar! Beni tanıyorsunuz zaten. Bir kaç gün bu geçitte kalmanız gerekiyor, bana yardım edin! “ dedi. Eda ise şaşkın bir şekilde ;

“ geçen sefer söylediklerin doğrumuydu peki?” diye sordu. Animasyon kadın ise hafifçe başını salladı , ama gözlerin de bir parıltı vardı.

“ sadece bir kaç gün söz veriyorum. Ama bu sizin için bir oyun olucak “ dedi. Hepimiz birbirimize baktık, bir yandan merak, bir yandan da tedirginlik vardı. O sırada Murat bize doğru fısıldadı ;

“ Bence bu Efe yine başımıza bir iş açtı ama bu sefer farkında değil “ dedi. Çok korkuyordum. O sırada Göktuğ yanıma yaklaşarak fısıldadı ;

“ endişelenme , hepimiz hallederiz, korkmana gerek yok, özellikle de ben yanındayken. “ sonra tebessüm olarak elimi tuttu . Bende şaşkın bakışlarımı Göktuğa doğru çevirdim ;

“ teşekkür ederim “ dedim utanarak. Herhalde Göktuğ benim utandığımı anlamış olucak ki elimi bıraktı. O sırada animasyon kadın bize seslendi ;

“ Çocuklar, size bir ipucu vereceğim “ dedi hepimize bakarak. Bende ;

“ Ne vericeksin? “ diye sordum merak ederek.

“ Bu evde bazı sırlar sadece cesurlar için açılır... Dikkatli olun çocuklar. “ dedi. Ve ekran kapandı. O sırada Efe yanı başımızda ki duvarı işaret ederek ;

“ aaa bu ne lan? Bir basayım şuna belki bizi kurtarır “ dedi ve düğmeye bastı. Tam o sırada düğmeye basar basmaz ışıklar kapandı. Hepimiz o sırada aynı anda ;

“ Aaaaaaaaaaaaaa!!! “ diye bağırırken yanlışlıkla hepimiz yere kapaklanmıştık.

“ ya Efe senin kafana tüküreyim ben!! Beyinsiz herif!!! Bilmediğin tuşa basılır mı? senin yüzünden az kıçımı kırıyordum!!! “ diye bağırdı eda. Efe ‘ de

“ ya ne bileyim ben “ Dedi. O sırada Murat Efe’yi taklit ederek;

“ Ya ni biyeyim ben “ Dedi. O sırada hepimiz bu duruma ciddi olamadık ve kahkaha attık. Tam o anda ise etrafta mavi bir ışık belirlendi. Mavi ise o an korkarak Göktuğ’un kolunu sıkıca tuttu.

“ Birlikte çözeceğiz merak etme “ dedi Mavi'ye doğru bakarak. Mavi ise utançla başını salladı. Sonra duvarda yine animasyon kadın belirlendi ve şöyle söyledi ;

“ Cesur olanlar doğru yolu bulur. Ama acele edin , her an başka bir süpriz olabilir... “ dedi. O sırada ışıklar açıldı ve daha demin Efenin tuşa bastığı duvarın bir kısmı hafifçe yana kaymıştı ve arkasında yine bir gizli geçit vardı. Hepimiz nefesimizi tuttuk ve heyecanla içeriye doğru girdik...

Devam edecek bekleme de kalın...
İnstagram- Tiktok: sedanurbooksss