9. bölüm · Manolya
8. Bölüm
Sabah uyandığımda duş aldım ve hemen üzerimi değiştirdim.Ardından evden çıktım.Babamın takımı ile antrenmanı vardı, atlasta kendi antrenmanındaydı.Bende restorana gidecektim.Ayrıca kumsalın anne ve babası ile konuşup onları ikna etmeye de çalışacaktım.
Restorana geldiğimde Batu gelmişti ancak kumsal gelmemişti.Zaten dün baya bir üzülmüştü.Bizde batuyla mutfağa geçip hızla yemek yapmaya başladık.Yemek yapmamız bittiğinde Batu ile biraz oturduk.Ardından akşam olması ile Batu çıkmıştı.Bende Ayşin ile ayakta dikiliyordum.Canım çok sıkılmıştı.
“Naber Ayşin?”
“İyiyim Leyla hanım.Siz.”
“Bende iyiyim.Kızım artık şu hanım demeyi bırak ya!”
“Olmaz Leyla hanım, iş yerindeyiz.Benim için ters.”
Bu ayşinde garip biriydi.Çok iyi anlaşmakta illaki bana ‘hanım’ demek zorundaydı sanki.Ayşin ile biraz lafladıktan sonra restorandaki işlerime başladım.Nefis yemekler yaptım ve bence müşteriler de bayıldı.Zaten bayılmamaktan başka şansları da yoktu.
İşimin bitmesi ile restoranı kapattım.Arabaya doğru ilerlerken karşıma çıkan Bilal bey ile adımlarım durdu.
“Merhaba Leyla.”dedi.
“Merhaba Bilal bey.”dedim ‘bey’ kelimesinin üzerine bastırarak.
“Bey mi?Benim ne kadar çabaladığımın farkında değil misin güzellik?”
Bir dakika, açın şurayı kusacağım.
Ne diyor lan bu?!
“Bana güzellik deme cesareti nereden geliyor Bilal bey?Laflarınıza dikkat etmenizi öneririm.Aksi taktirde hiç iyi şeyler olmaz.”
“Ne yapacaksın Leylacığım?Polise mi gidersin?Kardeşine mi şikayet edersin?Ne yaparsın?”
Alayla gülümsedim.
“Senin hakkından ben kendimde gelirim.Hiç şüphen olmasın.Eğer bu rahatsız edici davranışlara devam edersen bundan hiç çekinmem.”
Yoluma devam ettim.
Gevşeğe bak!Gelmiş önümde laflar ediyor.Pislik!
Senin yere yığılman benim bir tekmeme bakar.
Dövüş sporlarında iyiyimdir.Zamanında tekvando eğitimi almıştım ve hâlâ da bu alanda iyiydim.
Eve geldiğimde babam ve atlas çay hazırlamışlardı.Bende üzerimi değiştirip onlarla oturdum.Birlikte çay içerken ben konuştum.
“Ee nasıldı gününüz?Anlatın bakalım.”
“Güzel ve yorucuydu.Seninki abla?”dedi atlas.
“Benimde güzeldi.Normal bir gündü.”
Tabi ki onlara restorandan çıkarken yaşanan Bilal bey mevzusunu anlatmayacaktım.Eğer anlatırsam çok kötü şeyler olabilirdi.
Artık saatin geç olması ve benimde çok uykumun gelmesi ile ben kalkıp odama çıktım.Ofama gelince biraz keman çaldım.Bence çok güzel çalıyordum.Hobi olarak çalardım keman.
Biraz, yani biraz fazla dizi izledim.Yaklaşık bir sezon kadar.Ama by benim için hiçbirşeydi.Yarın iş olmasa birkaç sezon daha izlerdim de neyse.
En sonunda yarın iş olduğu gerçeği aklıma geldiğinde uyumaya çalıştım ve kısa süre sonra uykuya daldım.
Evden koşar adımlarla çıkıyordum.Çünkü yine geç kalmıştım.Evden çıkar çıkmaz yan komşum, benimle aynı yaşta olan, kendisi sadece evde oturmasına rağmen her seferinde benim yaptığım işe dil uzatan, üstelik tüm sokağın dedikodusundan haberdar olan Seher’i.
Tamam evet dedikodu sevilir.Ama söylediklerin başklarına aktarılmadığı sürece.Seherle dedikodu yapmıştım ve dediğim herşey ortalığa yayılmıştı.O günden bugüne seherle pek bir muhabbetimiz yoktu.
“Oo nereye leylacığım?Soluk soluğa kalmışsın.”
Ya ben direkt restorana gidecektim bu nereden çıktı ya?!
“Restorana canım geç kaldım.”dedim soğuk bir şekilde.
“Kız sen şeyi duydun mu?”diye yanıma gelmişti ki karşı dairenin kapısı açılıp içerden bir adet Toprak çıktı.
Hemde ne Toprak!Üzerinde yürüyüş yapmak için spor kıyafetlerle.Baya iyi duruyordu yalnız.
Her neyse, biz ne yapıyorduk?
Restorana yetişmeye çalışıyorduk benim salak kafam.
Seherin ağzı açık kalırken ona döndüm ve konuştum.
“Ağzını kapat, sinek kaçacak canım.”samimiyetsiz bir şekilde söylediklerim ile Seher kısa bir süre bana döndü.Ardından geri toprağı süzmeye veya gözleri ile yemeye devam etti.
Ben size arabama binmiş ve çalıştırmıştım.Reatorana geldiğimde hızla mutfağa geçtim.Kumsal ve Batu ile işlerimizi bitirdikten sonra babamın araması ile telefonu hızla açtım.
“Alo kızım?”
“Efendim baba?”
“Kızım atlas ve ben şehir dışına çıkacağız.Bei spor festivali için.Üç gün olmayacağız.Haberin olsun.”
“Tamam babacığım, aklınız kalmasın.”
Dedikten sonra klasik babam aklına geldiği herşeyi saydırmaya başladı.
“Yatarken tüm pencereleri kapat, kapıyı kilitle, bahçe kapısını zincirle kilitle, birşey olursa hemen toprağa haber ver.”
“Tamam baba, merak etme.Çocuk değilim artık.”
Telefonu kapattığımızda benim mutfaktaki işlerim hâlâ bitmemişti.Mutfakta ki işler sonunda bittiğinde artık akşam olmuştu.Eve gelince hemen üzerime eşofman ve kalın askılı üzerime tam oturan bir atlet giydim.
Kendime kahvemi yaptım, diz üstün bilgisayarımı ve kemanımı alıp bahçeye çıktım.Bahçede biraz bilgisyarım ile uğraştım, dizimi izledim.Ardından keman çalmaya başlayacaktım ki evin kapısının oradan, ancak dışarıdan gelen sesler ile oraya doğru ilerlemeye başladım.Elimde refleks olarak aldığım kemanım vardı.
Beni nasıl bir tehlikeden kurtaracaksa artık.Her neyse, sorgulamayın.
Kapının önüne gelip kenara saklandım.Ayak sesleri giderek yakınlaşıyordu.Bu gerçekten çok korkunç bir durumdu.Ben kapının kenarındayken içer giren kocaman bir vücut ile kemanımı onun kafasına vurmaya başladım.
Ama tam anlamıyla vurmaya başladım.Gerçekten kemanım kırılmıştı.
Allah kahretsin!Canım kemanım ya.
Adamı hem dövümeye hemde sövmeye başladım.
“Sen nasıl eve girmeye çalışırsın gerizekalı, manyak herif!Seni varya mahvedeceğim!Komşular polisi arayın!” Diye var gücümle bağırıyordum.
Bir yandan hâlâ kemanım ile sırtına vuruyordum ki ellerim bir anda içeri giren kişi tarafından tutuldu.İçeri giren kişinin yüzünü gördüğümde gerçekten şok olmuştum.Çünkü bu Topraktı.
Bunun burada ne işi vardı?
“Napıyorsun manyak?Öldürecektin beni!Kızım bir rahat dur ya!”diye bağırdı toprak.
“Sen ne yapıyorsun ya bu saatte gelmişsin.Ödüm koptu ödüm!Kemanımda parçalandı zaten!Üfff.”bıkkınlıkla konuştum.
Hikayede yanan taraf kemanım olmuştu.
“Ne yapıyım?Babanlar şehir dışındalarmış bana söylediler.Serdar amcanın içi rahat etmemiş seni kontrol etmeye geldim.”
Başıma ne geliyorsa telefonumu sessizde unuttuğum için ve babamın pinpirikli olmasından dolayı geliyordu zaten!Ah baba ah.
“Nereden bileyim ben be senin bu yüzden geldiğini!İnsan bir haber verir.”
“Mesaj attım zaten.Eğer telefonuna baksaydın görebilirdin.İyiliğini düşünen bende suç zaten.”
Bizim tartışmamızı bölen yan evden Seherin ve ikizi Serkan’ın gelip kapının önünde durması va ardından seherin şu sözleri söylemesi oldu.
“Merak etmeyin polisi aradım geliyor.Kim girmiş evine Leyla?”
İşte şimdi yandık!Allah kahretsin!
Şimdi hikayede yanan taraf bizde olmuştuk.
Allah’ım benim günahım neydi ya?!
Ben endişe ile toprağın yüzüne bakarken o da bana döndü.İkimiz birbirimize bakarken sokağın başından gelen mavi-kırmızı ışıklar ve siren sesi bizim gerçekten bittiğimizin kanıtıydı.
