6. bölüm / 10
Mafyanın polisiCesedin Kokusu
Bölümler 10Şu an: Cesedin Kokusu
- 1 Baran Demiralp515 kelime
- 2 SIRADAN BİR CİNAYET1.014 kelime
- 3 Sessizliğin ardından295 kelime
- 4 Susan Gece682 kelime
- 5 Ölümün Rengi878 kelime
- 6 Cesedin Kokusu793 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Zihnin Mesaisi601 kelime
- 8 Geçmişten İntikam932 kelime
- 9 Kabulleniş570 kelime
- 10 Geç Kalmış ceza781 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
20 Ekim 2024, Cumartesi.
İstanbul’un kuzey ormanlarında sabah yürüyüşü yapan bir çift, ormanın derinliklerinde keskin bir çürük kokusu aldılar. Kokunun yoğunlaştığı yere doğru ilerlediklerinde koku, çalıların arasında neredeyse görünmez hâle gelmiş, yarı toprağa gömülü bir cesetten geliyordu.
Üniversite kimliği boynuna zincirle asılmıştı:
> Elif Tuana Yıldız, 22 yaşında– Psikoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi.
Ceset tanınmaz durumdaydı. Yüzü parçalanmış, parmak uçları kazınmıştı. Ancak bileğindeki küçük dövme sayesinde kimliği teyit edildi: “Fleur-de-lis” – Fransız zambak sembolü.
Baran Demiralp olay yerine çağrıldığında, ilk olarak saatine baktı. 07:45. “Güne cinayetle başlamak, kahveyle başlamak gibidir,” dedi kendi kendine, “sadece biraz daha karanlık.
Elif Tuana Yıldız…
Başarılı bir öğrenci.
Kampüste pek arkadaşı yok.
Sosyal medyada neredeyse hiç aktif değil.
Son zamanlarda sık sık tek başına ormana yürüyüşe çıkıyormuş.
Annesiyle yaşıyor. Babası kayıp.
Elif, ölümünden üç gün önce ortadan kaybolmuş. Ailesi kayıp başvurusu yapmamış.Kendisinin çıkıp geleceğine inanıyorlarmış.Ailesi tarafından çokta aile üyesi olarak kabul görmediği ortadaydı
Olay yeri incelemesi raporu: ilk bulgular ortaya çıkmaya başlamış.
Elif’in ellerinde toprak izleri var ama tırnak içlerinde hiç kir yok.
Ayakkabılarında yürüyüş izi yok, ama çorapları nemli.
Elbisesi uzun,bacakları sıkı sıkı kapatılmış.
Cebinden çıkan tek şey: kırılmış bir USB.
Bu şu anlama geliyor: Elif cesedin bulunduğu noktaya yürüyerek gelmemiş. Getirilmiş. Baygın şekilde ya ya da ölü halde ölüm saatiyle ognerilecek
Ama ormanda lastik izi yok. Kucakta taşınmış olmalı
Katil, dikkatli biri. Ya da… ormanı iyi tanıyor.
Kırık USB laboratuvarda toparlandığında içinden sadece bir video dosyası kurtarıldı.
Adı: “Sessizlik_3.mov”
Video, karanlık bir odada 3 dakika boyunca kameraya bakan biriyle başlıyordu. Yüzü görünmüyordu ama nefes alışları hızla artıyordu. Son saniyede bir cümle duyuluyordu:
> “Ben sustum, şimdi sıra sizde…”
Baran not aldı: “Bir şey anlatmak istemiş. Kurtulmak için elinden geleni yapmaya çalışmış kendince, ama artık çok geç.”
Elif’in odasında yapılan aramada bir defter bulundu.
Görünürde boştu ama UV ışığında yazılar ortaya çıktı. Gizli mürekkep kullanılmıştı.
İlk sayfa:
> “Psikoloji okurken kendini çözmek en büyük hata. Çünkü ne kadar kazırsan o kadar çürüyorsun.”
İç sayfalarda sıkça tekrar eden üç isim vardı:
Kerem
Beril
Ayberk
Hepsi okuldan. Ama hiçbirinin Elif’le doğrudan arkadaşlık ilişkisi yok.
Araştırma sonucu öğrenildi: Bu üç kişi ve Elif, üniversitedeki “Deneysel Psikoloji Çalışma Grubu”nda birlikte çalışmışlar. Ancak bu grup resmî değil. Gizli tutulmuş.
Anlatılanlara göre bir “deney” yapıyorlarmış: İnsan zihninin sınırlarını zorlama, bastırılmış travmalarla yüzleşme, kolektif bilinçaltını açığa çıkarma.
Baran’a göre: “Üniversite oyunu gibi görünüyor. Ama biri bu oyunu gerçekliğe çevirmiş.
İsmi geçen 3 öğrenci de sırayla sorgulanmaya başlanır.
Ayberk sorguda konuşmaya başlar:
> “Biz sadece akademik bir proje yapıyorduk. Ama Elif çok ileri gitti. İnsanların gizli sırlarını ifşa edecek bir sistem kurmuştu. Sessiz bir ağ. Notlar, kayıtlar, itiraflar… Hepsi onun elindeydi.
Kimsenin bilmesini istemediği herkesin kendisine sakladığı sırları Elif açığa çıkarmaya çalışıyor.Bunu yaparkende kimseye acımıyordu. Herkes ondan korkmaya başladı. Bir çok kişinin onu öldürmek için çokça ve geçerli sebebi vardı.Ama ben onu öldürmedim. Hâlâ seviyordum.”
Baran: “Peki neden kaybolduktan sonra aramadın?”
Ayberk gözlerini kaçırır.
> “Çünkü biliyordum… bir gün onu gömecektik.”
Beril’in evinde yapılan aramada, Elif’in yazı tarzıyla birebir aynı defter bulundu.
Ama içinde farklı el yazısıyla yazılmış şu cümle vardı:
> “Onu çözemedik. Çünkü o kendini çoktan silmişti.”Var olmayı bırakmıştı.
Ve sonra:
> “Bir insanı öldürmeden nasıl susturursun? Onu görünmez yaparak.”
Baran: “Bu cümle... bir itiraf mı yoksa savunma mı?
Baran tüm bulguları topladığında fark etti:
Elif, aslında bir “karanlık deneyin” merkezindeydi.
Kendini bu gruba kasıtlı olarak yazdırmıştı.
USB, onun elindeki tek kozdu: grup üyeleri hakkındaki karanlık kayıtlar.
Ama kaydı izleyen herkes... sessiz kalmıştı. Kendilerine ait Elif ' in elinde neler olabileceğini bilmiyorlardı.
Peki kim korkup öldürmüştü. Ya da cesaret edip öldürmeyi planlanmıştı.
Telefon kayıtları ortaya çıkardı: Elif, ölümünden iki gün önce biriyle konuşmuş.
Numara Beril’in ama sesi farklı. Erkek sesi. Derin, titrek.
Adli analiz: Ses Kerem’e ait.
Sorguda Kerem ağlayarak,
> “Onu öldürmedim... ama ölsün istedim. Hepimiz istedik. Çünkü onun bildikleri bize fazla geldi.”
Sözcükleri, tehditleri fazla geldi
Kimse söylemese de hepimiz aynı şeyi düşündük
Beril, Ayberk, Kerem… üçü de tutuklandı ama doğrudan cinayetle ilişkilendirilemedi.
Elif’in DNA’sı üzerinde hiçbirine ait kanıt bulunamadı. Ama hepsi suçluluk içindeydi.Belki de içten içe kurtulduk diye seviniyorlardı. Elif okulda da ailesinde de hiç sevilmemişti. Onları kendilerine bağlı kılmak istemişti. Birinin yanına oturduğunda kalkıp gitmesini engellemek istemişti. Yemeği tek başına yemek istememişti. Nefretle de olsa yanında tutmak istemişti herkesi. Bu isteği o kadar çok artmıştı ki herkesin açığını bulup onların önüne koymuştu. Kalplerinde kendine yer bulamamıştı ama akıllarında, nefretlerinde yer edinmişti. Nefretle de olsa birilerinin hayatında olmak istemişti.
Cinayetin faili bulunamadı.
Belki Elif kendi sonunu hazırlamıştı.
Belki biri onu “kendini öldürmek zorunda bıraktı.”
Elif hayatından vazgeçmişti. Dosya kapandığında kayıtlara intihar olarak geçti.
Elif kimi cezalandırmıştı?
Neden sevilmemişti, onlarca öğrenci arasında neden kimse bir gün bir sabah ona günaydın dememişti.
Daha bir çok şey geçti Baran in aklında
O var olmak için savaşırken, yalnızlık da onun için savaşmış.
Baran deftere tek cümle yazdı:
> “Bazen katil yoktur. Ama herkes suçludur.”
Bölüm etkileşimi
