9. bölüm · MAFYANIN KÜÇÜK ESİRİ

Bölüm-9

Kolasiz Koala

İyi okumalar🌪️

ENVER DEMİR'DEN.

Dün kızın tek başına eve dönmesinden dolayı işler kolay olmuştu. Ayrıca bıraktığım kanlı bıçak ve kıyafet parçası sayesinde benden şüphelenmeyeceklerdi. Bunu planın başında düşünmüştüm. Bıçaktaki kan İnci Beyaz'a ait olsa da parmak izleri kardeşi Sarp Beyaz'ındı.
Parmak izlerine nasıl ulaştığımı sormayın.
Eğer sorarsanız da küçük bir işbirliği diyebilirim.

İçeriye giren adamımın söylediği "uyandı" sözü ile bodrum kata indim.

"İnci Beyaz" dedim.

Kız korkuyla sesin geldiği tarafa, yani bana baktı. Çığlıklar atarak kurtulmak istediğini anlatmaya çalıştı, ağzı bantlı olmasaydı bunu başarabilirdi.

Sandalyede bağlı kızın karşısına geçtim.

"Ağzını açacağım ama bir şartım var"

Kız hızla başını sallamaya başladı.

"Çığlık atmayacaksın"

Kız yine sessizce başını sallayınca ağzındaki bantı söktüm.

"Seninle bir işim yok, korkma" gerçekten bir işim yok, o baban denen adamla işim çok.

Kız konuşmadı.

"Babanın kim olduğu hakkında bir bilgin var mı? Kardeşim"

Kardeşim. Sözümü duyunca anlamsız bakışlar attı.

"Babam, annemden önce bir kişiyle daha evlenmiş. Anlaşamamış ve boşanmışlar. Sen onun çocuğu musun?"

Cevaba bakılırsa hiçbir olayı bilmiyordu bu kız.

"Ne zaman boşandıklarını biliyor musun?"

"Ben doğmadan iki yıl önce annemle babam evlenmiş, yani ben doğmadan iki yıl öncesinden boşanmışlardır"

"Sen doğmadan önce ben iki yaşındaydım" dedim.

"Ama ben iki yaşındayken değil on iki yaşındayken boşandı annemle babam" istemsizce tuttuğum nefesimi serbest bıraktım.

"Nasıl yani, böyle bir şey imkansız ki" dedi kız.

"Babam, benim annemi de senin anneni de aynı zamanda aldatmış" dedim.

"Hey mafya! Benim babam böyle bir şey yapmaz. Beni kaçırıp bir de böyle konuşmaya çalışıyor. Kardeşim mi? Kimsin be sen!"

"Ben de öyle sanardım, babam dediğim adamı. Herşey normaldi, mutlu bir aile tablosu oluşmuştu. Sorun babamın aldatmasında değildi, sorun annemin ölümüydü."

"Açık konuş, anlamıyorum!" Diye bağırdı kız.

"Babam annemi öldürdü!" Sinirlenmiştim. Anlamıyordu.

"Ne" dedi korkmuş kız.

"Ben de babamı öldürdüm, yani öyle sanıyordum"

Kız birşey diyememişti.

"Seni kaçırmamın nedeni sen değilsin, baban. Yani annemi öldüren katil, bana suç atan pislik, ölümsüz bir piç!"

Sinirime hakim olamadığım için kızı korkutmuştum. Soracak sorum daha vardı fakat kızın daha fazla üzerine gitmek istemiyordum.

Daha oradan ayrılmadan bir telefon geldi. Acil bir durum olabileceği için hiç tereddüt etmeden açtım.

"Abi"

"Sorun ne Doruk"

"Neva teslim olmuş, senin yerine suçu üstlenmiş"

Hiç mi akıllanmayacak bu kız.

"Onu çıkartma şansımız ne kadar"

"Daha bıçak adlı tıpa gönderilmeden teslim olmuş bu yüzden, bu yüzden çok az"

Koca bir iç çektim. Hem sinirimle, hem de endişemle.

"Birazdan sorguya çekecekler, bir şeyler yapmalısın"

"Halledeceğim" dedim ve telefonu kapattım.

Neyi hallediyorum? Hiçbir şey yapamazdım. Bu mal kız neden hayatını yaşamak yerine kendini ölüme tutsak ediyor!

Sinirlendiğimi gören kız konuşmuştu.

"Söylediklerin gerçek ise, ne yapmamı bekliyorsun. Ne yapabilirim?" Dedi.

"Yani hâlâ babanı seviyor musun? Katil olsa, bir çocuğun hayatını karartmış olsa bile mi!"

"Hayır sevmiyorum! Bu olay gerçekten yaşanmışsa babamdan nefret ediyorum"

Şaşırmıştım, beklemiyordum.

"Ama ne yapacaksın ki, babam gerçekten bir katilse ne yapacaksın!"

"Öldüreceğim" kesin bir sesle.

"Bu sefer sen katil olacaksın" dedi kız.

"Ben yıllar önce katil olmuştum, yarım kalan işimi bitirmeliyim" diye cevapladım.

Daha fazla soru sormak isterdim fakat önemli bir işim vardı. Neva ışık'ı oradan nasıl çıkaracaktım....

Nasıldı bölümm??

Okuduğunuz için teşekkürlerr💐