1. bölüm · M A F Y A E S İ R İ

1. Bölüm

Feyza K.

Alarmımın sesi ile hemen gözlerimi açtım. Olamaz! nasıl 5 dakika ertelediğim alarm 30 dakika geç çalmış? Ertelemekten de geç kalmış olabilirim alarmı suçlayamam

Acil işe yetişmem lazım yoksa bu sefer gerçekten kovulacaktım. İşi zor bulmuştum ve arada bir geç kalıyordum. (Belki de her gün)

Siz; BABAAAAAAAA

Siz; BABAAAA BENİ NİYE UYANDIRMADINNNNN

Hemen odamdan çıktım ve evi gezdim ama babam yoktu. O asla sabahın 9’unda evden çıkmazdı hatta yataktan bile çıkmazdı. Telefonumu alıp onu aradım ama ulaşamadım. Acaba geceden sarhoş kalıp eve gelmemiş miydi? Bıkmıştım artık onun belalı işlerinden bu sefer uğraşmayacaktım.

Telefondan iş arkadaşım olan Kübra’yı aradım. Hemen açtı.

Kübra: kızım sen nerdesin? Patron yana döne seni arıyor.

Siz: evden şimdi çıktım geliyorum. Lütfen onu biraz oyala ve bana zaman kazandır.

Kübra: Yarım saattir ne yaptınız sanıyorsun? Acele et. Beni de zor durumda bırakıyorsun. Neyse Allah’tan evin yakın hadi çabuk ol!!!

Siz: Gerçekten üzgünüm. Hemen geliyorum.

Telefonu kapattım ama hala hazırlanmamıştım. Hızlıca üstümü giyindim ve biraz makyaj yaptıktan sonra koşarak evden çıktım. Saat tam 9.45’de kafeden içeri girdim.
Korkulu rüyam olan patronum Can bey beni tam kasanın orda bekliyordu.
En şirin olduğunu düşündüğüm gülümseme ile içeri girdim ve hemen patronumun karşısına geçtim.

Siz: Geç kaldığım için çok üzgünüm efendim. Birdaha olmayacak söz veriyorum.

Can Bey: Daha ne kadar söz vereceksin defne? Yetmedi mi artık? Hani ulaşımında sıkıntı değil ki alttan alayım yeter.

Siz: çok haklısınız. Ama lütfen bu işe ihtiyacım var son bir şans verin.

Can Bey: Bugün işinin son günü. Gün Sonu aylığını alırsın.

Ben bir şey demeden Can bey çoktan gitmişti. Yüzümdeki üzgün ifadeyi gören kübra beni teselli etmek istercesine sarıldı. Ama işte şuan batmıştım. Ev faturaları, babamın borçları artık cidden faka basmıştım.

Kübra etrafı temizlemeye koyuldu ben ise kasada duruyor aklıma gelen şeyleri toparlamaya çalışıyordum. Birinin omzuma dokunması ile irkildim.
Karşımda kahve gözlü siyah saçlı bir beyfendi sinirli bir şekilde bana bakıyordu. Yakışıklı çehresi gergin bir şekilde kasılıyordu kaşları çatıktı. Hemen kendime geldim.

X: Sana diyorum kaç saattir sipariş almıyor musun?

Siz: Üzgünüm efendim. Duymamışım tekrar söyler misiniz?

X: Bir tane ice americano ver buzlu olsun

Siz: Hemen efendim.

Hızlı bir şekilde siparişi hazırladım tezgaha bıraktım. Adam bana nakit uzattı onu alacağım sırada elim kahveye çarptı ve kahve yere dökülmek yerine adamın üstüne döküldü. Adam kısık bir sesle küfür ettikten sonra parayı tezgaha bıraktı ve ters gözlerle bana bakıp gitti.