LUMA kitap kapağı

3. bölüm / 5

LUMA

KARANLIĞIN SESİ

Vaveyla Yazarı: Nesli Gün

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: KARANLIĞIN SESİ

Elimde ki hamuru yoğururken onun hamur olduğuna kendimi inandırmaya çalısıyordum fakat bu çok zordu. Aklımda sadece zifir'in yüzü varken hamuru değil de onun kafasını ezmeyi hayal ediyordum.

Onunla karşılaşmamızın üstünden 2 gün geçmişti fakat 2 gündür aklımı meşgul eden tek şey oydu. Bunun kanıtı olarak evimizin hanesine 2 tepsi kurabiye ve 3 farklı çeşit pasta yapmıştım. Ama hala stresimi atamıyordum. En bariz kaçış yolum olan mutfak bile unutturamıyordu bana hissettiklerimi. Onu merak ediyordum, yetimhaneyle olan bağını bulmak istiyordum.

Onun beni bulması zor değildi adımı bilmesi bile yeterdi bu yüzden bilmeyecekti ben onu bilene kadar onun beni bilmemesi gerekiyordu.

Kızlar içerde yemek yerken ben yaptığım böreğı fırına sürmekle meşguldüm. Kızları bunun gerekli olduğuna inandırmıştım ki bazen gerçekten oluyordu fakat bu yaptıklarım benim kafamı susturma yöntemimdi.

Kızların yanına geldiğimde "bence sırada kek var " Diyen selin'in yanına oturdum. Esra "engin bilgilerime dayanarak diyorum ki börektir, börek demeyen Götelektir. "
"Kenara çekilin asıl nokta atışı geliyor kesinliklee. " Dediğinde hepimiz Zeynep'in tahmini bekliyorduk. "Pankek." Dediğinde onun tahminlerine olan umudum yeniden yerle bir oldu.

Selin " Sen anca bana laf yetiştir benim tahminim mantık çerçevesındeydi en azından. pankek ne be ebu cahil? " Zeynep göz devirerek " Ben sen kendini bilgisiz hissetme ye boş bir tahmin yapmıştım . " Dedi "haspam! " Diyen selin'in sesi beni güldürdü.

" Hayır yani bilmeyen de evinizde ultra mega becerikli bir şef olmadığını düşünecek. " Dedim alınmış bir ses tonuyla. Masada ki patatesten ağzıma atarak gaza gelmiş şekilde Esra'ya baktım "Börektir, bilmeyen götelektir. " Dedim onu destekler şekilde. Onun da yüzünde kazanmış bir ifade oluştu. Yeni topraklar fetheteden padişah gibi sandalyesine kurularak eliyle önce Selin'i sonra Zeynep ' ı göstererek " Çaylar senden, börekler de senden. " Dediğinde itiraz etmeden oflayarak ayağa kalktılar. Padişah Esraysa kellerinin gitme olasılığı yüksekti.

Esra bana dönerek " Konferans var yarın gidiyoruz değil mi? " Dediğinde derin bir nefes aldım iki saat boyunca kendini bizden yüksekte gören adamların konuşmasını dinlemek istemiyordum.

Ama çok kıymetli Nazım hocamız özenle bu konferanslara gitmeyenleri buluyor ve bu hayatı önemsemediklerini düşünerekten bunun da dersleri etkileyeceğini söyleyerek notları kısıyordu. Göt herif karşı da ki adam bana tarif vermeyeceğine göre beni ne etkilebilirdi. "Gidiyoruz." Kızlar içeri geldiğinde bize bakıp gözlerini kıstıklarında bunun iş yaptıkları için sinirli olduklarını ve uzun süreli bir trip olacağını gösteriyordu .

~

Karanlık sokakta yürürken sigarasını yaktı Karan. Yakın yerlere giderken araba kullanmazdı. Yürürken daha net düşünme fırsatı buluyordu. Bu aralar düşündüğü tek şey adını bile bilmediği Noraydı.

Önce davet gecesinde görmüştü onu kendisini dinlediğini düşünmüştü fakat onu daha önce görmediğine emindi Karan. Görseydi unutmazdı.

Kim olduğunu sorduğunda aldığı cevaplar sinir katsayısını arttırmaya yetmişti. Sözlerini diken gibi saplamayı iyi biliyordu . Karşısında ki adam kendisi olmasaydı sapladığı dikenler can yakardı fakat Karan o dikenleri hissedecek kadar yaşamıyordu.

2 gün önce onu tekrardan karşısında hatta tam olarak kucağında bulmasıyla bütün şartelleri atmıştı. Üstelik Serçevin Yetimhanesinin duvarına tırmanırken. Söylediği yalana kendisi bile inanmamıştı.
O gün orada olmasının asıl amacını bulacaktı, yetimhanenin yakınından uçan kuşu bile sorumlu tutardı elbet onu da sorumlu tutacağı bir neden bulurdu.

Telefon çaldığında kimin aradığına baktı. " "Ne var lan gece gece? " Diyen ters sesi telefonun ucunda ki Pedro'nun sakin sesi ile karşılaştı. Şaşırmamıştı göt herifin dünya yansa umrunda olmuyordu.

" Kusura bakmayın rahatsız ettim amac-" Dediğinde " Uzatma Pedro " Dedim. Hemen uyum sağlayarak " Hakan Sürmeli 'yi dediğiniz gibi takip ettirdim akşam bir mezarlığa gitti. "

"Kimmiş? "

"Aslan gürel , 1999 bursa doğumlu . " Diyerek duraksadığında devam etmesini bekledim. Etmediğini anladığım da

" O çenenin yayını sikeceğim senin! sadede gel lan herifin Bursalı olması mı sorun? "

"Bursa ipek böceğiyle ünlü bir şehir Karan bey. Bilirsiniz hiç haz etmem bu yüzden kısa bir ara verdim. " Derin bir nefes aldığımda içimden sövmekle meşguldüm.

" Adam şu an ki kayıtlara göre hala Bursa da bir dükkan işletiyor , Hakan sürmeli ise bugün onun mezarındaydı. Bu adamın onunla bağlantısı olabilir. "

"Adresi bul. " Tam kapatacağım sırada "Bana araştırmamı söylediğiniz kız yarın konferans için gideceğiniz üniversite de okuyor olabilir. " Dediğinde telefonu kapattım.

Ona yoluma çıkmamasını ben söylemiştim fakat şimdi onun yoluna çıkacak olan bendim . Bu benim için sorun değildi çünkü ben kuralsız oynardım. Kural konulması gerekirse onları kendime göre şekillendirirdim. Madem sınırlarımın genişliğini merak ediyordu göstermekten çekinmezdim

Elimde ki sigarayı söndürerek yürümeye devam ettim. Ulaşmam gereken yeri biliyordum

Ya da kişiyi.

~

Son kez lavabo da aynaya bakıyordum. Sarı saçlarım belimin biraz üstündeydi, düz bırakmıştım. Yüzümde ise hafif bir kapatıcı, rimel ve Gloss vardı. Abartı makyajı kendime yakıştırmıyordum. Her ne kadar kızlar koyu bir göz makyajının yeşil gözlerimi öne çıkarıp, beni değiştireceğine inansalar bile.

Kızlar salonda beni bekliyorlardı. Yanlarına gidip oturduğumda Selin 'in " Yine hangi kendini bilmez burada bize nutuk çekecek ben onlardan tavsıye alacak insan mıyım ayol. " Diyip kahkaha attığında kendımı zorla güne götürülmüş küçük kız gibi hissediyordum . Yüzümü buruşturdum " Bir daha dedıkoducu mahalle kadını ağzıyla konuşma rica ediyorum yaşamadığım günler bile aklıma geldi şuan. "

" Biliyorum bebeğim oyunculukta yetenekliyim ama o sadece bir hobi lütfen ısrar etmeyin oyuncu olmayacağım. "

İzliyecilerin psikolojisi açısından bu en doğrusuydu. Esra 'nın "ne zaman gelecek bu" diyen isyanını duydum. Zeynep ise bıkkın bakışlarla hayatı sorguluyordu. Burada olması zorunlu olan sadece Esra ve bendim. Nazım hoca ikisinin derslerine girmıyordu. İkimiz burdaysak dördümüz de olurduk, yazılı olmayan bir kuraldır.

Salon gittikçe kalabalıklaşmaya başlıyordu. Normalde konferansa bu kadar kişi katılmazdı hatta bazıları Nazım hocaya görünmeden aradan kaçardı. Fakat bugün öyle değildi içerisi hiç olmadığı kadar kalabalıktı.

"Bune lan böyle ünlü biri falan mı geliyor niye çok kalabalık burası? " Diye soran Esra' ya arkamızda ki koltuktan cevap geldi.

" Adamın kim olduğunu bilmiyoruz az önce birisi onu içeri de görmüş çok yakışıklı olduğunu söyledi o yüzden bu kalabalık. " Diye acıkladığında benım yüzümde iğrenir bir ifade, Selin'in yüzünde ise zafer gülümsemesi oluştu.

Bir anda ayağa fırlayarak " İşte bu be !sonunda bu gözler de nasibini alacak he durun heyecan yaptım. "

" Gören de erkek görmüyorsun sanacak az toplu ol kıvırtma. " Diyerek kolundan çekip geri oturtan Esra 'yı gördüğümde kahkaha atmamak için zor duruyordum. Selin deli dolu küçük kız ise, Esra onu dizginleyemeye çalışan annesi gibiydi. Selin sinirle homurdanarak önüne döndü.

Herkes yerine yerleştiğinde tüm gözler sahnedeydi. Açıkcası bende merak ediyordum tüm halkı bir çatı altında toplayan o yüce gönüllü kişiliği.

Sahne ışıkları açıldı, içeri önde sunucu arkada ise konulacak olan diğer adam girdi. İptal! Konuşacak olan diğer adam değil tam olarak zifir içeri girdi.
"Hassiktir! " Bunu fısıldayarak söylemiştim. Kalbim hızla atmaya başladığında aynı hissi daha kaç kez hissedeceğimi sorguladım. Yoluna çıkma demişti, neden şuan tam yolumun ortasındaydı.

İçime çöken hissi yok saymaya çalışarak hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalısıyordum yanımda ki FBİ ajanlarının beni çözmesi kaçınılmazdı.

İkili koltuklara oturduğunda zifir gözlerini kısaca seyircilerin üzerinde gezdirmişti. Bu haraketi bile beni germişti sanki burda olduğumu biliyormuş gibiydi.

" Bismillahirrahmanirrahim" Diyen içli sesi duyduğumda ikimizde aynı şeyi düşünüyorduk fakat farklı duygularla.

Sunucu " Öncelikle hepiniz hoşgeldiniz, bugün burada duyacaklarınızı hayatınızın bir köşesine eklemeniz dileğiyle. " Dediğinde "siktir oradan! "Diye bağırmamak için zor duruyordum neyi hayatıma ekleyecektim? Bahsettiği şey silah kullanmak değilse tabi

Ne olduğu belli olmayan bir adamı röportaj için sahneye çıkarmak ise tam bizim okula yakışır bir hareketti.

" Öncelıkle sizi tanıyalım nelerden hoşlanırs-"

" Senden hoşlanmadım, kısa kes." Dediğinde yüzümü buruşturdum.Kaba herif salondan gülme sesleriyle karışık sesler geliyordu. Sunucunun yüzünde ise bariz bir şaşkınlık vardı hemen toparlayarak

" Anlaşılan siz sonuç odaklısınız burdan ilerleyelim iyi bir son için nasıl bir başlangıç gerekir? "

" İyi bir son için çabalayan bir adam olmadım hiç bir zaman. Sonu kendim yazıyorsam diğer detaylar beni ilgilendirmez. "

"Biraz daha açar mısınız? Mesela yaptığınız bağış, yetimhane için yapılan bağış gecesinde en büyük bağışçılardan biriydiniz fakat adınız hiç geçmedi bundan mı bahsediyorsunuz? "

Ona bakmamaya çalıyordum sanki bakarsam varlığımı anlar gibi hissedıyordum. Duyduğum cümle bakışlarımın ona dönmesine neden oldu. Yetimhanenin bağışçılarından biriydi.

Bu kadar mıydı? Uğruna günlerce düşündüğüm adam sadece bir bağıştan mı ibaretti. Bir tarafım buna inanmak istese de inanamıyordum. Ayrıca tek bağışcı o değildi ama en yakından ilgilenen oydu. O gün orada kimse yokken inşaat alanında tek o vardı. İstiyorsan nefes aldığı anı da kat kendini avutmak için

"Adım geçmediyse istememişimdir değil mi? piç herif çenenin yayına dikkat et ! " Dediğinde seyirci dahil herkes kalakalmıştı. Ne dediğini biliyor muydu? Buraya örnek olmaya değil de köstek olmaya gelmiş gibiydi.

Sunucunun yüzü gittikçe morarırken " Rica ediyorum terb-" Diyecekken gördüğü bakış susmasına yetmişti. Derin bir nefes aldı yeni bir soruya geçti Allah bu adama sabır versin diye dua etmeyi de unutmadım.

"Çenemin yayı demek ha sen iste çenemin yayından sana trambolin yaparım kara fırtınam. " " Selin! "Diye uyarmıştım Zeynep'in " Yalnız bu abarttığı kadar var. " Dediğinde sert bakışlatım ona çevrildi. Son bir umut Esra 'ya baktığımda sessiz kalmasıyla sinirlerim bozularak önüme döndüm.

Bakışlarım ister istemez ışığın vurduğu yüzüne düştü hafif yana dönük olduğu için kemikli çenesini görebiliyordum.siyah Saçları yine düzenliydi fakat öne doğru düşen tutamları da vardı. Gözleri karşında ki adamdaydı. Yüzüne vuran ışık gözlerinin renginde değişime sebep olmuyordu . Simsiyah gözleri insanı hipnoz edecek derecedeydi. Henüz yeni çıkmaya başlayan sakalları ona farklı bir hava katıyordu. Yakışıklıydı. Abarttıkları kadar değil diye mırıldandım adamın röntgenini çektin iki dakika da tabi artık yakışıklı gelmez gözüne, yedin bitirdin

" Peki hayat size göre siyah mıdır, yoksa gri mi? "

Fazla düşünmedi "gri cesurların işidir, siyah korkakların bahanesi. "

Dedi karanlığın tanımı olan adam. Zifir demişti zifir karanlığın en yoğun haliydi. Şimdi de siyahın korkakların bahanesi olduğunu söylüyordu bakalım senin bahanen neymiş zifir?

Oturduğum yerden ayaklanarak el kaldırdım. Kızların şaşkın bakışlarına aldırmadım. Böyle ortamlarda soru sormak bana göre değildi genelde sorularımı kızlara sormayı tercih ederdim.

Sunucu beni gördüğünde " Evet! soru sormak isteyen bir öğrencimiz var seni dinliyoruz. " Dediğinde salon da ki herkesin bakışlar bana dönmüştü. Havan kime Nazel ?yediğin hurmalar tırmalar ne soracaksın bakalım

Gergindim bir anda yaptığım haraketin sonucunu düşünmemiştim. Gerizekalı sen az önce adam varlığını anlayacak diye adama bakmıyordun!

Bakışlarım sonunda onunla kesiştiğinde gözlerinde bir şaşkınlık aradım fakat yoktu. Duygularını iyi gizliyordu . Beynimi kullanamıyordum fakat sözlerim kısa bir süreliğine de olsa beynimin yerini tutardı.

" Size zifir dedikleri doğru mu? " Diye sordum amacım burdan ilerlemekti. Kafasını sallayarak beni onayladı.

"Zifir karanlığın en yoğun halidir, siyahın da ötesinde. Siyah korkakların işidir demiştiniz korkularınız neler? " Diye sorduğumda kimseden ses çıkmıyordu . Kızlardan bile onları nasıl atlatacaktım bir fikrim yoktu.

Sorum onu şaşırtmamıştı yüzünde hala düz bir ifade vardı. Aramızda olan mesafelere rağmen gözlerimin en derinine bakıyor gibiydi . Kalbim olmadığı kadar hızlıydı şuan. Kalp spazmı geçirirsem bu herifi de hapse attırmadan gitmezdim öbür tarafa

" Dikkatli dinlememişsin siyah korkakların işidir değil, bahanesidir demiştim.Zifiri göze aldıysan bahanelerle işin olmaz.Siyah griyi yutar , tutunduğun bahane içine düştüğün çukura dönüşür. " Yüzümde nasıl bir ifade varsa bu onun hoşuna gitmiş gibiydi .

Tam oturacağım sırada " Başka bir sorun var mı Nora? " Diyerek son kelimeyi baskıladığında kafamı sallayarak reddettim hızla. Bir dakika Nora mı ? Ne ? Fakülte de çok tanınmıyor olabilirdim ama tanıyan elbet bir kaç kişi vardı .onlara Nazel idim şimdi ise Nora olmuştum .Stres tüm vücümdaydı.Hiç olmasa bile kızlara ne diyecektim?

Belkı bana dediğini anlamıslardır.

Hemen koltuguma oturduğumda üç adet göz tarafından hapsedilmiştim "Nora? " Hepsi bu ismi sorguluyordu şuan daha fazla gerilmemek için bakışlarımı onlardan çektim. Bilerek yapmıştı beni zor duruma düşürmeye çalışıyordu .

En sonunda konferans bittiğinde derin bir nefes aldım bana ölüm gibi gelen 30 dakika geçirmiştim. Fakat benim dışında herkes baya bir eğlenmişti. Tabi ki verdiği kaba cevaplarla ve bir zehir gibi insanı derinden etkileyen içine sızan sözleriyle herkesı etkilemişti. Benim ise hissettiğim tek şey sinirdi. Öfkemi ondan çıkarmak istiyordum. Kızların beni sorguya çekeceğini biliyordum. Hızlıca yanlarından geçerek zifirin peşinden gitmeye başladım. Onunla okulun ortasında konuşacak kadar delirmemiştim. Arabasına doğru ilerlediğine etrafa baktım kimsenin olmadığını görünce " Burada ne işin var? " Sorusunu soran bendim.

Adımları durdu. Yüzünü bana döndüğünde devam ettim. " Yoluna çıkmamamı isteyen sendin bakıyorum da hasretime dayanamışsın? Alaylı söylemime rağmen sesim öfke doluydu. Umursamaz bir şekilde

"Kuralsız oynadığımı söylediğimi hatırlıyorum? "

"Senin kuralların da kuralsız oynaman da umrumda değil! İstediğin zaman bana hesap sorup, karşıma çıkma deyipte karşıma geçip konuşamazsın. Burada okuduğumu biliyordum buna rağmen geldin. Neden?" Öfkemi kusmak istiyordum bu daha başlangıçtı sadece.

" Hayatımda yaptıklarımı etkileyecek kadar yerin yok! Ne sen varsın diye yolumu değiştiririm ne de sırf o yoldasın diye yoluna gelirim. "

"Madem öyle o zaman dediğin her şeyi unut. Çünkü ben öyle yapacağım.İnan bana bundan sonra ne yolun umrumda ne de yapacakların beni tanımıyorsun sınırlarını ne kadar aşındıracağımı bilmiyorsun. "

Gerilen kaslarından sinirlendiğini anlıyordum. Üzerine doğru adım attığında geri gitmedim. Kısılan gözleri gözlerimi hapsettiğinde içime yayılan tanıdık hissi en uzaklara gönderme derdindeyim.

"Sen benim kulvarımda bir kız değilsin. Amacın ne? Ne yapmaya çalısıyorsun ?öğreneceğim ama bunlar seni önemsediğimden değil önümde ki küçük engelleri aşmak için canım yansın,yanarak öğrenmek istiyorum dersen durma! Ben zaten yanmıştım,ama öğrenememiştim Ağlayıp köşene çekilmeye fırsatın olmayacak . "

Sözleri içimde ki öfkeyi daha kaynatıyordu. Bir insan sadece laflarıyla yaralar mıydı? Konuştukça içimde ki öfke büyüyordu. Öfkemin azamasını sağlar sandım, canımı yaktığı kadar yansın istedim. Elimi ona tokat atmak kaldırdım fakat ben daha vurmadan sıkıca elimi kavradı. Gözlerınde bende ki öfkenin aynısı onda da vardı. Kim olduğumu bimıyordu, ne yapmaya çalıştıgımı da gözlerınde ki ateşin sebebi bendim, yaktığı da.

" Eline koluna hakim ol! canın yanmasın " Dedi kendini zor tutuyor gibiydi bunun aksine elimi sıkıca tutan eli canımı yakmıyordu.

" Hiç durma yak o zaman! Bir daha öyle bir fırsatın olmayacak. " Diyerek elimi kurtardım elinden. Artık emin olduğum bir şey varsa hayatta ki tüm varlığımı ona zarar vermek için harcayabileceğimdi. Ondan uzaklaşarak

" Bundan sonra ki karşılaşmalarımızın hiç biri tesadüf olmayacak emin ol . "

" Peşindeyim Zifir. " Dedim onun bana yaptığı gibi ismini vurgulayarak.arkamı dönerek uzaklaşmaya başladım

O sırada çalan telefona baktı zifir eğer kötü bir haber alırsa delirecek gibiydi.
"Söyle Pedro. "
"Aslan'ı buldum. " "Depodayız."

Arabaya binerek depoya doğru yola çıktı.

Ama ikisinin de unuttuğu bir şey vardı: Bu artık sadece bir yol değildi.
Hayat, önüne milyonlarca seçenek sererdi; fark edilmese bile.
Ve bazen adımlarını atan sadece kişi değil, onu iten duygulardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18