5. bölüm · Lizar

5. Bölüm

Elif Ela Kılıç

Okuldan eve geldiğimde artık ev tamamen toplanmıştı. Gerçekten elimden hiçbir şey gelmiyordu. Partide giymek için elbisemi bir kenara ayırmıştım. Kıyafetimi de alıp Alle’nin evine gittim. Alle beni parti için çok güzel hazırlamıştı. Bugün benim için çok özeldi. Herşeyin muhteşem olması lazımdı. Ardından Sevilla ile buluşup Roni’nin evine gittik.

Yolda giderken elim ayağım titriyordu. Kızlarda benim kadar heyecanlıydı. Topuklu ayakkabımın sesi yavaş yavaş beynime işlemeye başlamıştı. Uzun bir yolun ardından geldik. Bahçe ve evin dışında led ışıklarla süslenmiş tatlı süsler vardı. Kızlara dönüp “Ayy kızlar evin dışı böyleyse içini düşünemiyorum!” Sevilla bana gülüp “ Fazla heyecanlısınız galiba Manolya hanım.” dedi. Ardından kapıyı çaldık. Resmen yerimde duramıyordum.

Roni’nin kız kardeşi Cindy kapıyı açtı. Ardından kapıyı yüzümüze kapattı. Hiç birşeye anlam veremedik. Ardından içerden Cindy’nin “Abi koş! Lizar abla ve arkadaşları geldi.” Diye bağırışını duyduk. İçerde bir anda ses yükselmeye başladı. Sevilla ve Alle olacakları tahmin ediyormuş gibi telefonlarını çıkarıp video çekmeye başladılar.

Sonra kapı yeniden açıldı. Roni elinde 100 tane gülden oluşan bir buket ve çok sevdiğim bir markanın özel tasarım hediye paketini elinde tutuyordu. Çok mutlu olmuştum. Hemen önce Cindy’e sarıldım. Ardından Roni’ye. Roni hediyelerini tek tek verdi. Roni’den sonra içerdekiler de kollarıma bir sürü hediye paketi takmaya başladı. Bir kaç kişinin yardımı ile hediyeleri taşıyıp içeri girdik. İçerde çok güzel bir hava vardı.

Hediyelerimi tek tek açıyordum. Pahalı bileklikler, makyaj malzemeleri, parfümler… sayamayacağım kadar çok fazla hediye vardı. Bütün hediyeleri açıp iyice eve yerleştim. İçerdekilerle ve Roni ile sohbet ediyordum. Sohbet sırasında Roni’nin hediyesini açmadığımı fark ettim. Roni’ye dönüp “Hey! Roni. Ben senin hediyeni açtığımı hatırlamıyorum. Hediye hala sende mi?” diye sordum. Roni “Kusura bakma Manolya. Hediyeni hiç görmedim. Ben açtın sanıyordum.” dedi.

Açıkçası benim için hiç önemli değildi. Çünkü Roni benim en yakın arkadaşım olduğu için bana zaten bir sürü hediye vermişti. O yüzden bu hediyeyi almasamda olurdu. Parti çok eğlenceli geçti. En sevdiğimiz şarkıları bağıra bağıra söyledik, yeni içecekler ve yiyecekler denedik, mangal yaptık, maytap yaktık, ancak maalesef her güzel şeyin bir sonu varmış. Maalesef parti bitti ve evlere dağıldık. Alle’nin evinden eşyalarımı aldım ve eve gittim.

Evde üstüme rahat birşeyler geçirdim. Ardından hemen havalimanına gittik. Giderken Las Vegas’ı ne kadar çok özlediğimi fark ettim. Bütün yol boyunca ağladım. Nakliye şirketi Kanada’daki yeni evimize bütün eşyaları yerleştirmişti. Bize ise sadece temel ihtiyaçlarımızın olduğu bavulları bırakmışlardı.

Havalimanına gittik ve check- in yaptırdık. Ardından sırada beklemeye başladık. 14 yıllık hayatım işte tam olarak böyle bitti. Kanada’da beni neler bekliyor? Gerçekten bu sorunun cevabını çok merak ediyordum. Hoşçakal Las Vegas…