17. bölüm / 21
LİSELİM16. BÖLÜM - Son Günü Bilen Kişi
Bölümler 21Şu an: 16. BÖLÜM - Son Günü Bilen Kişi
- 1 ...26 kelime
- 2 1.BÖLÜM - Kasabaya Yeni Gelen310 kelime
- 3 2. BÖLÜM - Sessiz Melodi285 kelime
- 4 3. BÖLÜM - Liselim336 kelime
- 5 4. BÖLÜM - Gölün Kıyısında325 kelime
- 6 5. BÖLÜM - Mektup136 kelime
- 7 6. BÖLÜM - İsimler ve Yüzler366 kelime
- 8 7. BÖLÜM - O Şarkı329 kelime
- 9 8. BÖLÜM - Yasak Nota340 kelime
- 10 9. BÖLÜM - Günlüğün İçindeki Kız297 kelime
- 11 10. BÖLÜM - Serin' in Evi372 kelime
- 12 11. BÖLÜM - Açılmamış Son363 kelime
- 13 12. BÖLÜM - Mektubun Gölgesi383 kelime
- 14 13. BÖLÜM - Annemin Bildiği Şeyler331 kelime
- 15 14. BÖLÜM - İki Yüzlü Şarkı335 kelime
- 16 15. BÖLÜM - Liselim Sahnede333 kelime
- 17 16. BÖLÜM - Son Günü Bilen Kişi392 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 17. BÖLÜM - Sahnenin Ötesi352 kelime
- 19 18. BÖLÜM - Sessin Bedeli294 kelime
- 20 19. BÖLÜM - Sesli Mektup354 kelime
- 21 20. BÖLÜM - SON LİSELİM378 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gösteriden üç gün sonra Güzce, kasabanın kütüphanesinde sessizce oturuyordu. Gazeteler, bloglar, sosyal medya... Herkes “Liselim Gösterisi”nden bahsediyordu. Ama Güzce’nin içinde tamamlanmamış bir parça vardı.
“Babamın son gününü kimse anlatmadı,” diye yazdı günlüğüne. “Sadece öldü dediler. Ama nasıl? Neden o gün? Ve yanında kim vardı?”
Tam o sırada kütüphane kapısı açıldı. İçeri uzun boylu, gri saçlı bir adam girdi. Elinde eski bir çanta vardı. Kütüphaneciye bir not uzattı:
“Bu dosyayı, Murat Yaman’ın kızı geldiğinde vermemi istemişti.”
Kütüphaneci şaşkındı.
“Güzce... bu sana verilmek üzere yıllardır burada bekliyor.”
Gizli Dosya
Eylül 2004, Murat Yaman
“Kızım, bu dosyayı bir gün mutlaka okuyacaksın.
Yanımda olan kişi, her şeyi kaydeden kişiydi.
Seni ona emanet ediyorum.
Babaların sustuğu yerde, kızları konuşur.”
Altında bir imza:
“Ali Hazar – Kayıt Mühendisi”
Ve o gün Güzce Ali Hazarla buluşmayı kafasına takmıştı. Hemen Akay ' a haber verdi. Güzce ve Akay, dosyadaki adresi takip ederek kasabanın dışında küçük bir eve geldiler. Kapıyı, 70'li yaşlarında bir adam açtı. Üzerinde eski müzik festivali tişörtü, duvarda onlarca kaset ve nota asılıydı.
Güzce heyecanla konuştu:
“Siz... babamın son gününde yanındaydınız, değil mi?”
Ali derin bir nefes aldı. Gözlüklerini çıkardı.
“Evet,” dedi. “Ben, onun son şarkısını kaydeden kişiyim.”
📍 Kasetin Hikâyesi – “Liselim: Veda”
Ali anlatmaya başladı:
“Murat son haftasında bana geldi. Artık sesi çok zayıftı ama içinde büyük bir yangın vardı. ‘Liselim’in hiç kimsenin duymadığı üçüncü bir versiyonunu yazmıştı. Ne Elif’in, ne Serin’in... Bu senin içindi.”
Akay fısıldadı:
“Bir veda şarkısı...”
Ali başını salladı.
“Evet. Bana ‘Güzce doğduğunda içime tamamlanmamış bir melodi doğdu,’ dedi. Ve o şarkıyı sadece bir kez çaldı. Kaydı aldım. Sonra...
İki gün sonra vefat etti.”
Güzce’nin elleri titriyordu.
“Peki... o kayıt nerede?”
Ali arkasındaki kitaplıktan eski bir CD çıkardı.
Üzerinde sadece şu yazıyordu:
“Liselim – Son Söz / Güzce’ye”
Güzce kulaklığı taktı.
Ve müzik başladı.
Önce ince, kısık bir gitar.
Ardından babasının zayıf ama duygulu sesi:
“Liselim, ben gidemem dedim.
Sen sustun, ben ağladım.
Ama kızımız... bir şarkı gibi geldi.
Ve hayat yeniden başladı.”
Ardından müzik durdu.
Son bir cümle:
“Güzce, ben bitiremedim... Ama sen tamamladın.”
Güzce ağlıyordu.
Ama bu sefer gözyaşları hüzün değil, tamamlanmışlık taşıyordu.
📍 Kasabada Yeni Bir Ses
Bir hafta sonra, Güzce okulun müzik odasında yeni bir kayıt aldı. Bu kez kendi sesiyle “Liselim – Güzce Versiyonu”nu söyledi. Üç kadının, bir adamın ve bir kasabanın hikâyesini taşıyan bu şarkı...
Yeniden doğmuştu.
Artık bu sadece bir aşk hikâyesi değil,
bir mirastı.
Bölüm etkileşimi
