⚔️ BÖLÜM-3 ⚔️

Vaveyla Yazarı: Sessizbiri4 🪷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: ⚔️ BÖLÜM-3 ⚔️

Keyifli okumalar kahvelerim ☕️

(YAZARIN AĞZINDAN)

Arabasına bindikten sonra karşısındaki arabanın hareket edip gitmesini bekledi. Uzun bir süre arabanın ön camından kayan yağmur damlalarını izledi. İçeride sadece yağan yağmurun ve violet'in nefes sesleri vardı. Arabadaki derin sessizliği, çantasının içindeki telefonundan gelen bildirim sesi bozdu. Yan koltuğa uzanıp çantasının içerisinde duran telefonunu çıkararak seri şekilde mesajın üstüne bastı. Mesajı açtığında üst tarafta yazan "AŞKIM" kelimesini görünce histerik bir gülüş kaçtı dudaklarının arasından.

GÖNDEREN: AŞKIM

-Violet nerdesin?
- Bir kere konuşalım. Onca yıllık ilişkimiz hatrına... lütfen.

SİZ:

-İlişkimizin hatrı kaldığını sanmıyorum. Sanırım tek taraflı bir ilişkiymiş. O yüzden konuşacak herhangi bir şey olduğunu düşünmüyorum.

GÖNDEREN: AŞKIM

-Sadece bir kere konuşalım yalvarırım. Hiçbir şey bildiğin gibi değil. Yemin ediyorum konuşacak çok şeyimiz var.

SİZ:

-Ney var mesela ya da bilmediğim ne anlatabilirsin? Alorayla beni nasıl aldattığını mı?

GÖNDEREN: AŞKIM

-Evet! Sana yemin ediyorum her şeyi detayıyla anlatacağım. Daha önce anlatmadığım için pişmanım. Sadece son bir kez dinle. Seni ALDATMADIM! aldatmam, aldatamam. Seni seviyorum.

Mesajı okuduktan sonra kafasını kaldırarak kahkaha attı. Arka arkaya gelen mesajların sesine katlanamadığı için lamarı engelledi. ALDATMAZ MIŞ! SEVİYOR MUŞ! Gördükleri ve çektiği fotoğraflar olmasa ona koşulsuz şartsız inanırdı. Telefonu yan koltuğa fırlatarak koltuğunu geri yatırdı. Uykusuzluktan dolayı gözlerini açık tutamıyordu ama kapatınca da aklına lamarla olan aşk dolu anıları geliyordu. Ne aşktı ama! Arkasına yaslanarak ağrıyan gözlerini sıkıca kapattı. Lamarın onunla ne konuşacağını bilmediğinden dolayı içi içini yiyordu. Her ne kadar reddetse de neden onu alora ile, en yakın arkadaşıyla, aldattığını merak ediyordu. Tek neden cinsel arzusu muydu yoksa herkese karşı soğuk davranıp cıvıl cıvıl olmadığı için miydi? İçi burkuldu. Alora ile evlenirse o zaman kardeşini nasıl pasha ve babasının elinden kurtaracaktı? Peki böyle hissetmesinin tek sebebi bu muydu? Sevdiğini sandığı adamı kaybetmek ona bunları hissettirmiyor muydu? Hayır lamarı çok seviyordu. O da kendisini çok seviyordu, bunu ona beyni söylüyordu. Oysa kalp değil miydi “Aşk, aşk” diye atan ve konuşan? o zaman neden kalbi sessiz kalıp beyni konuşuyordu? Belkide kalp bu sefer seçimleri, doğru karar verdiği düşünülen beyine bırakmıştır…

Koltuğu eski haline getirerek arabayı çalıştırdı. Aptallık dahi olsa lamara gidip neden bunu onlara yaptığını sormalıydı. Bu koskoca 7 yılı neden heba edip hiçe saymıştı? Her şey bu kadar çabuk bitemezdi. En azından bir açıklamayı hak ettiğini düşünüyordu violet.

Arabayı çoktan çıktığı mezarlığın zıttına sürmeye devam etti. Her zaman buluştukları uçurumun kenarına gitmeye karar verdi. Lamara haber vermek için fırlattığı telefonu almak üzere sürücü koltuğunun yanındaki koltuğun ayak kısmına eğilerek telefonu aldı. Sağ elinde ekranı çatlamış telefonu, sol elinde direksiyonu sıkıca kavrayarak tuttu.

Karşıda yanan kırmızı ışıkları görünce arabanın hızını azaltıp ışıklarda durdu. Telefonunu açarak aramalar kısmından lamarın engelini kaldırdıktan sonra ekrana bir sürü mesaj ve arama bildirimi düştü. Heyecandan titreyen eli direksiyonu biraz daha sıkı kavramaya başladı. Öyle ki parmak boğumları bembeyaz olmuştu. “Ne olacaksa olsun.” kafasıyla lamarı aradı fakat telefon hemen meşgule düştü. Violet kafası karışmış bir şekilde telefona bakarken telefonun ince ama rahatsız eden müziği duyuldu. Biraz çaldıktan sonra telefonu açarak kulağına götürdü. Lamarın perişan ve üzgün çıkan sesi ne kadar berbat bir durumda olduğunu kanıtlar niteliğe sahipti.

“VİOLET!”

“Son kez görüşelim lamar. Sadece son bir kez. Açıklamalara ihtiyacım var.”

Telefonun arkasında hareketlilik oluştu.

“Nerdesin bebeğim? Hemen konuşalım. Seni almaya geleyim nerdesin?”

Cevap vereceği sırada, eş zamanlı bir şekilde yeşil ışık yandı. Sol elini gevşetip direksiyonun üst kısmına getirerek arabayı sürmeye kaldığı yerden devam etti.

“Lamar her zamanki buluştuğumuz yerde buluşalım olur mu? Oraya gidiyorum.” Arabayı kontrollü bir şekilde karşıya geçirdi. Yağmur hızını daha da arttırmış durduraksız yağmaya devam ediyordu. Ters şeritten gelen arabalar, farlarının ışığından etkilenmesin diye uzunları kapattı. Bu sırada lamar evden çıkıp şu anda oraya gittiğine dair şeyler söylüyordu.

Violet telefonundan gelen düşük şarj uyarısı ile gözünü saliselik yoldan ayırdı. Ne olduysa o salisede oldu. Karşı şeritten son sürat gelen büyük, son model arabaları taşıyan, tırdan acı ve tiz fren sesi yükseldi. Etraf yanık lastik kokmaya başladı. Ama fren ve yanan lastikler kocaman yüklü tırın violet’ in arabasının üstüne çıkmasını engelleyememişti.

Birkaç dakika öncesine kadar yağmur ve violet’ in aldığı nefesin sesi yankılanan arabanın içinde şimdi yağmur sesi ve telefondan lamarın bağırışları yankılanıyordu.

Kafası direksiyona sert bir şekilde çarpmıştı. Tam ensesinde ise çöken tavanın kırılmış bölgesinden giren, tırın büyük tekerleği dönüyordu. Arabanın siyah koltukları akan kanın neredeyse hemen hemen hepsini hızlıca içine çekerek kopkoyu renge bürünmüştü.

⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️

Tiz fren sesinden sonra daha ses gelmeyince lamar korkuyla telefonu kulağından indirdi. Hızla arabasını mezarlığa sürdü. Tam olarak nerede olduğunu bilmiyordu ama uçuruma giden yolu takip ederek onu bulabilirdi. Hiçbir şey kesin değildi ama bir şey olmuştu.

Arabayı sürerken diğer eliyle de sık sık Violetı arıyordu. Uzun süre çalan telefon bir süre sonra kapanıyordu. Violet ona olan sinirinden telefonu açmıyor olabilirdi ya da bu sağanak yağmurda arabası kayıp kaza yapmış olabilirdi ya da daha kötüsü… bilmiyordu.

Bu son düşündüğü kötü düşünceleri kafasından silerek ilk düşüncesinin gerçek olması için dualar etmeye başladı.

Ailesi dindardı fakat kendisi sadece birkaç şey biliyordu belki ettiği dualar işe yarardı.

Son sürat mezarlığın ilerisindeki ışıklara doğru giderken ışığın ilerisindeki yoldan çıkmış kamyoneti ve yola düşmüş parlak plakayı gördü. Plaka okunmuyordu ama gerisindeki enkaza dikkatli bakınca tırın altında kalan arabanın modeli ile renginin violetinkiyle aynı olduğu belli oluyordu. Bir salise bile düşünmeden ambulansı sonra polisi ardından itfaiyeyi arayarak konumu ve durumu bildirdi arabasının kapısını açarak kazada ezilen arabaya doğru koştu.

Hızla yağan yağmura hiçbir arabanın silecekleri yetişemiyordu.

Arabanın önünde duraksadı kafası direksiyonda üstünde tekerlek dönen ve her yeri kan olan violetı, ön camı çatlamış olan arabanın içerisinde görünce kanı dondu. Ne olmuştu onun violetine.

Bedeninin hakimiyetini kaybetmiş gibi olduğu yere çöktü yapabileceği hiçbir şey yoktu. İki arabayı da oynatamaz yanına yaklaşamazdı çünkü iki arabada oynarsa biricik sevgilisinin daha da ezilme ihtimali vardı.

Çaresizce orada hareketsizce kaldığı zaman zarfında polislerden önce gelen ambulans ekipleri arabanın çatlak ön camını dikkatlice kırarak ilk müdahaleyi violeta yapmaya başlamıştı. Violetin oradan çıkması için itfaiye ekipleri şarttı

Olay yine sonradan gelen ambulans ekipleri yaralı olan şoförü tırdan rahatça çıkartarak ambulansla hastaneye götürdü.

Arka arkaya gelen polis ekipleri ve itfaiye ekipleri ile olay yeri daha da karışmıştı.

Polisler lamarı ekip arabasına bindirerek girdiği şoktan çıkarmak için çabaladı. Başaramayınca sakinleştirici iğne yaparak bindiği polis aracıyla hastaneye gönderdiler.

iki saatlik çalışmanın ardından violet sağ şekilde o ezilmiş yığın haline gelmiş arabaların arasından çıkarıldı.

Hemen hastaneye kaldırarak beyin tomografisi, MR gibi cihazlarla vücudunda beyninde ciddi bir sorun olup olmadığına baktılar. Boynundaki ezilmeler için ve başını sert vurduğu için ne olur ne olmaz diye boynuna destek taktılar sol kolunu alçıya alarak kırıklar ile çatlakların kötü hale gelmesini engellediler ezilen ayağı içinde bir destek takarak korumaya aldılar. Korumaya alınması ardından yoğun bakıma kaldırıldı. Asıl tespitler violet uyanınca yapılacaktı

Lamar da şoku atlatır atlatmaz olayları bildiği ve gördüğü kadarıyla polislere anlattı. Çarpan kişinin de ifadesi alındı. Tırın tekerleği patladığı için kontrolü kaybetmişti. Polisler şimdilik gözaltına almakla yetindi.

Şimdi ise yoğun bakım ünitesinin önünde sevgilisinin uyanmasını bekliyordu. Başını elleri arasında aldı, ağrısını dindireceğini düşünerek. Sırtına dolanan kollar buna izin vermeyeceğini belirtircesine sarmaladı onu. Ayağı kalkarak ona sarılan kişiyi itti. Onu baskın parfüm kokusundan tanımıştı.

“İyi misin diye gelmiştim.”

“Değilim! Bu olanların hepsi senin ve o lanet ailen yüzünden oldu! Ama her şeyi violet uyanınca ona tek tek detayıyla anlatacağım. Senin ne kadar pislik biri olduğunu anlamasını sağlayacağım.”

Sakince lamarın kalktığı yere oturdu, saçlarını savurarak bacak bacak üstüne attı. “Tüm suçu bana ve aileme atamazsın. Bizim kadar seninde parmağın var bu işlerde. Sen anlatırsan ben de anlatırım senin pisliklerini.”

“Senden iğreniyorum! Arkadaşın burda can çekişirken sen bura-” makineden gelen ritimsiz kalp atış sesleriyle bölündü cümlesi. “Doktor!” diye bağırdı. Ellerinde dosyalarla karşıdan gelen hemşire koşarak violet’in yattığı odaya girerek başucundaki kırmızı yardım tuşuna sürekli basmaya başladı. Lamar ellerini cama yerleştirdi. Sevgilisinin yüzünü görmeye çalıştı. Görebildiği tek şey biricik sevgilisinin ağzından yere akan kanlardı. Hemşire sayesinde ağzından oluk oluk akan kan yan döndürüldüğü için onu boğmuyordu. Kısa bir süre sonra doktor içeriye girip müdahale ettikten sonra durumunu tekrar stabil hale getirebildi. Ritmik gelen kalp atış sesleri ve düzene giren nabız sesinden sonra herkes rahat bir nefes verdi, alora hariç. Lamarın arkasında durmuş kıskançlık ile violete olan bakışlarına bakıyordu. Dayanamadı. Birkaç adımda lamarın dibine girdi. Kulağına eğildi ve fısıldayarak konuşmaya başladı.

“Onu çok seviyorsun değil mi?” kafasını çevirerek kırmızı gözlerle aloraya baktı.

“Cevap vermene gerek yok aslında çünkü biliyorum sevdiğini.” lamardan bir adım uzaklaştı. Sırıtarak “Umarım en acı verici ve hızlı bir şekilde geberir gider lamar.” dedi. Bu lamar için son damlaydı. Sevgilisinin arkadaşı olabilirdi ama onun için hiçbir şeydi.
Aloranın saçlarını seri bir şekilde kavrayarak yere fırlattı. “O lafları senin bir yerlerine sokmadan siktir olup git buradan! Daha da gelme!” Yerden kalkarak arkasını döndü ve çıkışa yöneldi. Ama yüzünde sırıtışı duruyordu. Ne de olsa en sonunda yani her şey bitip açıklığa kavuştuğunda kendisine dönecekti lamar. O zamana kadar violet'in olabilirdi. Önemli olan sonunda kimde kaldığıydı.

Lamar arkasını dönmüş giden kıza bir kez bile dönmeden yerine oturdu. Dolu gözlerinden akan yaşla beraber haftalar önce hazırlattığı ama yeni eline geçen kutuyu çıkarttı.

Kapağını açtığında onu violet'in eline tam oturacak ince işçiliğe sahip, her detayında sabır saklı, ortasında zümrüt yeşili safir taş, safir taşın etrafında sanki yıldız düşmüş gibi duran pırlantalar sıralanmış, küçük halkalar şeklinde ilerleyen yüzük karşıladı. Sevgilisine çok yakışırdı. ‘ Keşke, keşke her şeyi en başından sana anlatsaydım sevgilim.’ diye yineledi içinden.

Kutunun içine dışarıda yağan yağmur gibi birkaç yaş düşünce burnunu sertçe çekerek kutuyu kapatı, çıkarttığı cebine koydu.

Tekrar camın önüne geçerek sevgilisine baktı ama yoktu. O dalmışken götürmüşler miydi? Panikle aşağıya inerek violet ile ilgili bilgileri danışmaya vererek violet'in nerede olduğunu öğrendi. En üst ,normal odaların olduğu, kata çıkarak oda numaralarına baktı. Numarayı bulunca tam kapıyı tıklatacakken hemşire içeriden çıkarak lamarı violet'in yanına çağırdı.

Lamar heyecanla içeriye girerek violetle konuşan doktorun konuşmasını bitmesini bekledi.

“...anlattığım gibi Bayan Bell gayet iyisiniz hatta bu kadar büyük hasarlı kazaya rağmen çok az zarar görmüşsünüz, mucizevi bir şekilde, bu çok iyi bir durum. Kolunuzda alçılar bir veya iki ay kalmalı, kaburganız hafif çatlamış o yüzden kemikler kaynaşana kadar size destek takacağız son olarak sol ayağınız çatladığı için alçıda bir ay kalsın. İki hafta sonra sizi kontrole bekliyorum. Sizi sabaha karşı taburcu edebiliriz. Geçmiş olsun tekrardan.”

Lamara döndü “Size bu süreçte çok büyük bir yük düşüyor. Sevgilinize destek olmalısınız. Ağır yük kaldırmamalı, ilaçlarını da düzenli almalı.” kafasını olumlu anlamda salladıktan sonra, doktor hemşireyle beraber odadan dışarı çıktı. Lamar kapanan kapının ardından bakarken cümleye nasıl başlayacağını düşünüyordu.

“Düşmüyor.” en sonunda violete baktı.

“Ne demek istedin?”

“Diyorum ki! Doktor dedi ya ‘size çok yük Düşüyor.’ Bende onu diyorum. Yük falan düşmüyor sana.” zümrüt yeşili gözlerini en koyu tonda dikmişti lamarın üzerine kırgınlıkla. Lamarda deniz rengi mavilerini dikmişti pişmanlıkla.

Hastane yatağının sağ tarafında duran kırmızı pufa oturdu. “Hayır. Benim için yük değil bunlar, seninle ilgilenmek bana hiçbir zaman yük olmadı.”

“Haklısın, yük olan şey benimle ilgilenmen değil. Benim yük olan şey değil mi?” hafifçe güldü ama bu acılı, kırgın bir gülüştü.

Lamar kafasını iki yana salladı. Ellerini violet'in soğuk elinin üzerine koydu. “Sana yemin ederim, her şey üstüne yemin ederim ki bildiğin gibi bir şey yok sana bunların hepsini detaylı kanıtlarıyla anlatacağım fakat şimdi değil. Buradan çıkalım evimize gidelim öyle.” Elini sertçe çekti. “Öyle olsun! Bende sana yemin ederim ki anlattıklarından biri bile mantıksız olsun seninle bir daha asla konuşmam. Nasıl koskoca 7 yılı çöpe atabildiysen bende atarım!”

“Sana bir kere sarılabilir miyim?” Violet lamarın sorusuyla şaşırdı. İlk defa bu kadar masum, savunmasız ve üzgün görünüyordu. Belki de violeti kandırmak için yapıyordu ama o öyle birisi değildi. Öyle olsa bile son kez sarılmanın kimseye zararı yoktu. Güveniyordu lamarı yapmazdı.

“Çok kısa ve sadece bir kere.” sözü biter bitmez lamar canını acıtmadan sıkıca sarıldı. Violet boynunda hissettiği ıslaklıkla gözleri doldu. Dayanamayarak o da canı acısada tek koluyla sarılıp başını lamarın boynuna gömdü. İkisi orada ne kadar ağladılar bilinmez ama odayı temizlemek için görevli gelene kadar öyle kaldılar. Görevli geldikten sonra lamar, polislerin olay yerinden getirdiği kendi arabasıyla, eve giderek violet için kendi kıyafetlerinden hastaneye geri döndü. Hastaneye dönmeden önce ne olur ne olmaz açık mağaza aramış ama bulamamıştı, violet onun kıyafetlerini giymek istemezse diye.

Hastaneye geri döndükten sonra kıyafetleri violete giymesinde yardımcı olsun diye hemşireye vermişti. Çıkış işlemlerini yaptırdıktan sonra violeti arabaya taşıyıp eve geri döndüler. Violet yol boyu dalgın ve korkmuş duruyordu. Lamar kazadan dolayı olduğunu düşünerek sesini çıkarmadan pür dikkat arabayı sürdü. Oysa olay bambaşkaydı. Violet kazadan uyanana kadar gördüğü kabusu düşünüyordu. Çok korkunç ve gerçekçiydi. Tekrar görmemeyi umdu.

Kabusun tekrar aklına gelmesiyle unutmak için başını lamara çevirdi ve yaslanarak onu izlemeye başladı. Aklına geçen günkü halleri geldi. Yine aynı şekildelerdi o lamarı izliyor, lamar arabayı sürüyordu. O akşamla tek fark araları bozuktu. Bir günde ne kadar çok olay yaşamışlardı. Aklına başka bir düşünce düştü. Peki, gerçekten lamar onu aldatmışsa aldatmamış gibi mi davranacaktı yoksa terk mi edecekti? İşte bunu bilmiyordu. Kafası daha da karışınca rahatlamak amacıyla derin bir nefes çekti içine.

Kısa bir zaman sonra eve geldiklerinde gün çoktan ağırmıştı. Lamar, violeti eve çıkardıktan sonra violetle uyuduğu yerin tam çaprazında duran odaya girdi. Yeni yatağın üstüne violetı dikkatlice yerleştirdi. Yatağın yanındaki yastığı alarak kapıya yöneldi. Violet ayaklarını yataktan sarkıttı.

“Senden bir şey isteyebilir miyim?”

“Ne istiyorsun bebeğim söyle hemen yapayım?”

Violet bir anda üstündeki lamarın tişörtünü çıkardı. Üst vücudunu sıkıca saran sert kenarlı arkadan cırt cırtlı desteği gösterdi.

“Bunu çıkarabilir misin? Ben yetişemiyorum o kadar arkaya.”

Adımları violete giderken “Doktor destek olmalı demedi mi?” diye sordu. “Dedi. Sen gelmeden önce yatmadan önce çıkar dedi.” lamar kafasını olumlu anlamda salladı. Arkasına geçerken cırt cırtları tek tek açtı.

Elleri kürek kemiği üzerinde dolaştı. Hafif bastırınca violet'in ağzından inilti çıktı. “Orada ne var bastırınca çok acıdı.” Lamar elini çekip violet'in önüne geçti. O geçene kadar violet tişörtü seri bir hareketle üstüne geçirmişti onu çıplak görmemesi için.

“Teşekkürler yardım için.”

Lamar kaşları çatık violete bakıyordu. “Rica ederim…Dövme sevmediğini sanıyordum? Yaptırmışsın?”

Suratı bembeyaz oldu. Titrek bir nefes çekti. Gerçek olamazdı.

“Ben zaten dövme sevmiyorum lamar ve yaptırmadım.”

“Kürek kemiğinde kocaman hançer dövmesi var violet.” gözlerinden yaşlar akmaya başladı nefes alışverişi kesikleşti. Ellerini şaçlarından geçirdi.

Lamar önünde diz çöktü ve sarkıttığı bacaklarına ellerini koydu. “iyi misin bebeğ-”

“Hayır, hayır, hayır!” Kafasını hızla iki yana salladı. “Gerçek değildi. Zaten böyle bir şey mümkün olamaz ki! Değil mi lamar?” umutla yaşlı, korkmuş yeşillerini lamara çevirdi. Olayı anlamayan lamar şaşkınlıkla violete bakıyordu.

Sıkıca lamarın boynuna sarıldı Ve fısıldamaya başladı “Yardım et lamar! Bana yardım et! Beni bırakma! Korkuyorum, çok korkuyorum!”

“Yanındayım bebeğim. Her zaman yanındayım.”

⚔️⚔️⚔️⚔️⚔️

~Kestik

Bölüm hakkında düşünceleriniz?

Gelecek bölüm tahminleri?

Kitaba bölüm gelmesi eskisi kadar uzun sürmeyecek artık çünkü gerçekten kitaplarıma şimdi zaman ayırabiliyorum ve hepsini yazmaya çalışıyorum.

Diğer kitabıma göz atmayı unutmayın!
Kendinize iyi bakın.

Allaha emanetsiniz 💐

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

85okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18