3. bölüm / 5
Kuzey YıldızıUmut
Bölümler 5Şu an: Umut
- 1 Giriş;2021 Kasım521 kelime
- 2 Günümüzden;2025 Ocak477 kelime
- 3 Umut353 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Yara sözü3.850 kelime
- 5 Karmaşa12.989 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Önümde yürüyordu. Başını bana çevirdi. Gözlerim dışında her yere baktı sanki.”Arabaların çok oldugu yerde durma, bir daha” Başımı yana eğdim. Annem bana hiç dikkat et dememişti. Babamı hiç tanımamıştım. Yiğit bana dikkat et demekle yetinmeyip benden çok hayatıma o dikkat etmişti. Bir daha baktı bana.”Cevap yok mu?”dedi.”Başka ne istersin?”dedim alaycı bir gülüşle.”Sokak sıçanı,sadece dikkat et isterim.” Sokak sıçanı kelimesini duyar duymaz gülmeye başlamıştım. Gülmekten ziyade kahkaha bile atmıştım. Yiğit sadece keyfi yerindeyken sokak sıçanı derdi. Belli ki keyfi yerindeydi. Bana o kadar komik degildi bakışı attıgında benim keyfimi kaçırmıştı.”Komik diye gülmedim, öyle boşluğuma geldi güldüm.”dedim gülüşüm yavaş yavaş giderken. Yolu gecmeden önce karşıma geçip başını eğerek gözlerime baktı.”Hep gül, hep gül ki hayata dair umudum olsun.” Gözlerimi saklayacak delik arar gibi her yere baktım. Oda bunu demeyi beklemiyormuş gibi başka yere bakmaya başladı.” Şu ağaç yeni mi dikilmiş oraya,birde kuşlar bugün fazlalar,ya bulutlar ne kadar tuhaf gozukuyorlar, sanırım yağmur yağacak..” Ne diyordum ben. Ne dediğimi oda anlamamıştı. Yüzüme aval aval baktı. Acaba o lafı söylerken şaka mı yapmıştı. Gözlerine tekrar baktım. Gözlerinde öyle bir ciddiyet vardı ki şaka yapmadığını anlamıştım. Derin bir nefes aldı. Hadi,” dedi sessizce, “karşıya geçelim.”Adımlarımız kaldırım taşlarında yankılanırken, kalbimde yeni bir ses başlamıştı. Ne zaman gülecek olsam, onun o sözleri aklıma gelecekti. Hep gül… Ki birine umut ol.
Bir süre sessiz kaldık. Ama o sessizlik öyle sıcak, öyle yerli yerindeydi ki, bir kelimeye daha ihtiyaç yoktu. Sadece yan yana yürümek yetiyordu bazen. Üşümüyordum artık. Ellerimde eldiven yoktu ama içimde bir sıcaklık vardı. Ve biliyordum, o sıcaklık yanımda ki kişiden geliyordu.”Bugün benim çalıştıgım yerde çalış. Uzaklaşma sakın.”dedi. Yiğit’in sesi ciddiydi. Dönüp yüzüne baktım, gözleri önümdeki yola değil, sadece bana odaklanmıştı.
Tonunda o sertlik vardı yine, ama artık alışmıştım. Sertliğinin ardında korkular yatan bir çocuktu o aslında.“Tamam,” dedim usulca. “Söz.”Ama o gitmedi, gözlerini kaçırmadan konuşmaya devam etti.“Kalabalık olunca kafan dağılıyor. Biri çarpsa, biri tutsa kolundan…farketmezsin bile. Geçen gün ne oldu hatırlıyorsun değil mi?”
Hatırlıyordum. Hatırlamamak mümkün değildi. Kalabalık bir sokakta yabancı bir adamın bakışlarını, ardından gelen ısrarlı yürüyüşünü, Yiğit’in beni nasıl çekip götürdüğünü, sonra adamla yumruk yumruğa kavga etmesini...
“Hatırlıyorum,” dedim. Sessizdim..
“Ben seni saklamaya çalışırken sen kendini açıkta bırakma,” dedi.
Bölüm etkileşimi
