4. bölüm · KURTULUŞ YOLU
YAMYAM
Sığınakta ne yapacağımızı konuşmaya başlamıştık ama arkadan bir sesin gelmesiyle oraya döndük. “Bu ses ne beyler?” “Biliyorum ama hoş değil gibi geliyor bana.” Sözümü bitirmemle bağıra bağıra bir yamyam üzerimize atıldı. Yamyam bana atıldı fakat iyi reflekslerimle hemen çekilip onu atlattım yalpalayan yamyam daha da sinirle kalkıp bir taş aldı ve Çınar’a fırlattı. Taşı havada yakalayan Çınar “Biz de boş değiliz pislik!” “Hadi indirelim şunu beyler!” Hemen kaptığım odunu yamyamın kafasına geçirdim ve yamyamın ruhu yavaş yavaş giderken biz de biraz rahatladık. “Oh ikinci cinayetimiz hayırlı olsun beyler.” “Oktay baya iyisin kanka.”
“Bir daha olursa enfes bir akşam yemeği olalım o zaman beyler size de iyilik yaramıyor.” “Bence bu adadan ayrılalım.” “Ben de bunu düşünüyordum büyük bir sal yapıp kaçmamız lazım.” Büyük odunlar ile yapılabilir ama önce bu yamyamların hepsini öldürmemiz lazım.” “Evet.” “Ben orta boy odunlar toplayıp geliyorum siz de dikkat edin kendinize.” “Tamam sen de.” Yola çıktığımda her zaman gözüm etraftaydı her an tetikteydim. Güzel sert bir kaç odun bulma ümidi ile yürüyordum, bir anda burnuma gelen yemek kokusu beni benden aldı. Bu bir tavuk kokusuydu ve çok güzel kokuyordu.
Ama kabileden geldiği için oraya gidemedim ve odun aramaya devam ettim. Bir süre sonra kampa döndüğümde Çınar ve Mete sığınağı resmen küçük bir kulübeye çevirmişlerdi ve kapısı vardı bu da güvenliğimizi artırıyordu. Beyler çakı var mı yanınızda. “Her şey sende olacak değil var al bakalım.” “Eyvallah.” Toplam dokuz tane keskin mızrak yapmıştım ve şimdi onlarla savaşma zamanıydı. “Beyler onlar yaklaşık on beş kişiler yani bizim beş katımız ama biz aklımızla gücümüzle hepsini alt edip eşyalarını alacağız.” Sessizce gidip kendimize güzel bir alan seçtik ve gizlendik. “Bence önce boştakilere taş atalım kafalarına gelince ya ölürler ya bayılırlar.” “Doğru ama önce bölüneceğiz, üç farklı bölgele bölünüp oradan saldırı yapacağız.” Hepimiz yerleştikten sonra ben saldırıyı başlatıp birisinin kafasına bir tane indirdim ve yere yığılıp geberdi.
Oradan odaya bağırışıp koşan yamyamlar silahlarını alıp beklediler. Ve bir anda Mete ve Çınar beklenmedik bir şekilde saldırıya geçip tam dört yamyamı daha öldürdüler. Bu saldırıdan sonra mızrak olarak kullanacağımız odunları bıçak gibi kullanmaya karar verdim ve saldırdım. Koşarak üzerine atladığım yamyamın boynu ile vücudu birbirlerinden ayrılırken yüksek bir kahkaha attım. Çınar ve Mete de yardıma gelince beklediğimizden kolay bir şekilde hepsini hallettik ve bayılmayı bırak ölmeyen kalmadı. “Bir tane it kalmış bunu ne yapalım?” “O da bizim misafirimiz olsun haha!” Yamyamı alıp kampımıza getirdik. Yarı baygın olan yamyam artık korktuğu için bir şey yapamıyordu ama tetikteydik. Mete yavaş yavaş küçük küçük bir sürü çizik atmaya başlamıştı bile yamyamın derisine, “Güzel mi ha güzel mi?” Yamyam yavaş ve acılı bir şekilde can verirken biz de onu köpek balığına yemek olarak hediye ettik ve sonra uykuya geçtik.
Bölüm Sonu
