17. bölüm · KURTULUŞ YOLU

MAPUS

Toprak Kuzey Kılıç

Eve geçtiğimde günün yorgunluğu vücuduma vuruyordu. Hemen takım elbisemi çıkarıp yerine rahat bir kıyafet giydim. “Oktay abi senin pijaman yok mu ya?” “Var Yusuf daha yatmayacağım ama.” “Ben de yatmayacağım.” “Hayır sen yatıyorsun geç oldu artık.” “Tamam, her şey için sağol abi.” Yusuf dışarı doğru yönelirken ben de “Nereye oğlum yatağın yukarıda.” “S-sen ciddi miydin?” “Herhalde oğlum kardeş değil miyiz?” “Allah senden razı olsun Oktay abi!” Yusuf heyecanlı bir şekilde yukarı çıkarken ben de her zamanki gibi puro köşeme geçtim. “Oğlum bu çocuğun tüm ihtiyaçları karşılanacak, her gün harçlık verilecek tamam mı?” “Sen iste yeter baba.”

Mafyalıkta daha yeni sayılırken ihanetleri düşünmek psikolojik olarak beni etkiliyordu. Puroyu içime çekerken gelen cızırtı kulaklarıma resmen güzel bir keman sesi gibi geliyordu. Siyah pijamalarımı giydikten sonra yatağa geçtim ve yine düşüncelere daldım. Sabah yorgunluktan biraz zor uyanmıştım ama her zamanki gibi olmam lazımdı çünkü asla en küçük bir dikkatsizliğe yer yoktu artık bu hayatta.

“Bugün büyük gün.” Bugün gerçekleştirilecek büyük soygunun geldiği gündü içim adamlarıma karşı rahattı fakat masadaki kimseye güvenmiyordum maalesef. “Ahmet payımızı aldığımız zaman maaşlarınız yatacak haberiniz olsun.” “Rahat ol baba ne zaman istersen verirsin. Zaten vermiştin niye veriyorsun şimdi de?” “Canınızı tehlikeye atıyorsunuz hak ediyorsunuz Ahmet.” Kahvaltı yapmayacaktım çünkü bu iş hemen bitsin istiyordum. Sadece bu günü geçirmek ve sağ salim bitirmek en büyük isteğimdi. “Umarım satmazlar.” Diye düşündüm kendi içimden.

Gerekli kostümler araçlar her şey hazırdı yapmaları gereken parayı alıp oradan bir an önce tüymekti. Toplantı yerine doğru yola çıkmıştık artık, stresten soğuk soğuk terliyordum. “Sakin ol baba, paramızı alıp gideceğiz.” “Nasıl sakin olayım Ahmet! Eğer bir başarısız olursak bütün paralarımız gider, kokain imparatorluğum gider, namım gider. Hiçbirimizi hapisten çıkarmazlar!” “Bütün önlemler alındı. Acil durum için bankanın otoparkında otuz tane spor araba bizleri bekliyor olacak.” Toplantı yerine vardığımızda herkes hazır bekliyordu. “Gel Oktay, adamların hazır mı?” “Hazır.”

“Biz bankanın yanında sizleri bekliyor olacağız siz çıktıktan sonra burada buluşacağız ve gizli sığınağa geçeceksiniz.”
Yaklaşık beş saat sonra: Bankanın içinden büyük bir patlama sesi gelmişti hepimiz siyah korunaklı minibüsün içinde beklemeye başladık fakat kısa bir süre sonra minibüs hareket etmeye başlayınca başarılı olduklarını anladık ve güzel bir ortam oluştu minibüsün içinde. “Hadi geçin hepiniz hızlı hızlı!” Herkes aşağı indirildikten sonra eğer bir tehdit olursa hemen işini bitirelim diye kapının önünde beklemeye koyulduk. Gelen bir tane polis arabası hemen önümüzde durdu. “Oktay Koç hanginiz?” “Benim.” “Hakkınınızda cinayet ihbarı var bizimle geleceksiniz.” Bileklerime takılan kelepçe soğuk ve bileğimi sıkıyordu. Karakola geldiğimizde fısıldamaları maalesef duyuyordum. “Sonunda tutuklanmış mı gerçekten?” “Artık bitiyor sanırım.” Buradan çıktığımda görecekti hepsi nasıl elimi kolumu sallayarak çıkıyordum. Beni, ifadem alındıktan sonra hücreye değil normal koğuşa koydular. “Vay be ünlü baron Oktay Koç buralara düşer miydi?” “En kısa zamanda çıkarız kardeş. Allah kurtarsın hepinizi.” “Eyvallah seni de patron. Gel otur şöyle.” “Ne oldu?” “Cinayet.” “Şaşırmamak gerek.” “Milyarlarla oynadığınız doğru mu?” “Doğrudur.”
Bölüm Sonu