15. bölüm · Kurşunlar Arasındaki Aşk

15. Bölüm

Huzeyme Gök

~4-5 saat önce Angel

Elena odadan çıktıkdan sonra, Makedonya da olan adamlarımı arayıp ortaklarımı öldürmelerini söyledim. Ortaklarımdan ve Elena dan hoşlanıyordum. Elena' nın hain olmadığının öğrenmek için ortaklarımı yok edecektim. Hâlâ Türkler işlerimi bozmaya başlarsa Elena nın hain olduğu ortaya çıkacaktı ama bir planım daha vardı. Elena odama gelince onu uyuyacak ve telefonunu kurcalayacaktım.
Bir iki saat sorna Elena odama gelmişti. Elana karşımda onun arkasında ise korumalardan biri duruyordu. " İpucu bulabildin mi" diye sordum. Elena " maalesef bulamadım" deyince kafamı assagi yukarı salladım. Arkadaki korumaya gözümle işaret edince koruma sesizce Elenaya doğru ilerliyordu. Elena " ama buluruz merak etme daha senin kim olduklarını bil-" cümlesinin devamını getiremeden uykuya daldı.
Hızlı bir şekilde Elena' nın cebinden telefonunu çıkarıp telefonunu açmaya çalıştım, parmak izi istiyordu. Elena'nın sırayla parmaklarını denedim ve sol baş parmağın da telefon sonunda açılmıştı.
Mesajlar kısmına girdiğim de şok olmuştum.
Elena yarbayın kızıydı. Hain oydu. Elenaya ne söylediysem her şeyi söylemişti.
Elena'nın "baba" dediği kişiye " baba Esila'nın numarasını atar mısın onunla tanışmak istiyorum " yazdım. Babası hemen bir numara göndermişti. O numaraya " Esila sana önemli bir şey demem gerek attığım konuma gel" diyerek bir konum attım. Atar atmaz babası ile olan konuşmaları silmiş, Esila'nın numarasını engellemiştim.
Esila attığım konuma gelecek ve bende onu kaçıracak, uyuşturucuya bağımlı edecek ve konuşmasını sağlayacaktım.

~Şimdiki Zaman Barut Uras Bozkurt

Esila ile eve gelir gelmez koltukta uyuya kalmıştım. Gözümü açtığımda odada kimse yoktu ayağa kalkıp " Esila" diye seslendim. Ses gelmedi. Yatak odasına girdiğim de Esila orda da yoktu. Tekrar dan "Esila" diye seslendim ve yine ses gelmedi. Tekrar salona gittiğim de sehpadan telefonu alacakken sehpanın üstün de bir kâğıt gördüm.
Kağıtta " Hafize yazdı önemli bir şey dicekmis attığı konuma gidiyorum" yazmış, altına 15.30 ve konum ismini yazmıştı.
Telefonumu alıp saate baktım. Saat 18.15 di. Aradan üç saat geçmiş ve Esila hâlâ eve gelmemişti. Saati de kağıda bu yüzden yazdığını biliyordum.
Telefonu çıkarıp Hasan abi yi aradım.
" Efendim komutanım"
" Timi topla karargah a gel Acil"
Diyerek evden çıktım.
Karargah a geldiğim de timdeki herkes oradaydı. Azra " Esila nerde" diye sordu ama bir şey demeden karargahdan içeri girdim.
Peşimden tim gelirken Aras " esilaya kesin bir şey oldu" diyordu. Yarbayın odasına pat diye girince yarbay " ahıra giriyormuş gibi ne giriyorsun dingil " diye kızmaya başladığında elimdeki kağıdı yarbayın masasına bıraktım.
" Esila üç saattir yok, numarayı hafizeye siz mi verdiniz" dedim.
Yarbay "evet ben verdim ama Hafize bana Esila ile tanışmak için böyle dediğini söyledi" demişti. Yarbay cebinden telefonunu çıkartıp Bir şeye baktı. Yarbay " Hafize ile konuştuğum sohbetler silinmiş" deyince korkmaya başlamıştım. Esilaya bir şey olduysa düşüncesi aklımdan gitmiyordu.
" Tim hazırlan Esila'nın yazdığı konuma gidiyoruz" deyip hızlı ve sert bir adımlarla odadan çıktım.
Tim ile Esila'nın yazdığı konuma gelmiştik. Issız bir sokakdı burası. Her yer karanlık, köpekler havlıyor, hava bulutluydu.
" Arayın, her yeri arayın bir şey bulmadan gelmeyin !" Diye emir verip önümdeki Sokağa girdim. İçimdeki korku asla dinmiyordu, dinmek bilmiyordu. Babam gibi onu da kaybedemezdim.
Hasan abi telsizden " Esila'yı bulacağız o pes etmez deli komutan o" diyordu. Ama içimdeki yangın sönmüyordu.
Elimdeki silahı karşıya tutarak ilerledim ve yerde beyaz bir bez parçası gördüm. Bez parçasını elime alıp kokladım. Uyku ilacı sürülmüştü . Esila. Esila'yı uyutup götürmüşlerdi ve bunu da Angel in yaptığını iliklerine kadar hissediyordu.
Timdeki herkes her yeri aramış ama hiç bir şey bulamamışlardı. Herkes bana üzgün gözlerle bakıyordu. Yanlarına gidip, elimdeki bezi onlara gösterdim. " Esila'yı uyutup götürmüşler" derken kalbim ağrıyor ve bezi tutan elim titriyordu. Aras, titreyen elimi farkedip bana sarıldı ve " bulacağız onu korkma, sağ salim bulacağız" dedi ve o an gözümden bir yaş düştü. Ben babam öldüğünde bile ağlamamıştım. Ben yıllardır ağlamıyordum ama Esila'ya bir şey oldumu düşüncesi beni ağlatıyordu.

~Esila Yılmaz Bozkurt

Gözümü açtığımda bir odadaydım. Oda karanlıktı ve soğuktu. Karşımda Angel i gördüm. Gülerek bana bakıyordu. Sandalye de ellerim ve ayaklarım bağlı oturuyordum. Angel " sevgili yiğenim nasılsın" diye sorunca ona nefret duygusuyla baktım. Elinde küçük bir şişe vardı. Şişeyi bana uzatarak " sana su getirdim içmek ister misin " diye sorup kendi kendine gülmeye başladı piskopat. " Aa doğru senin ellerin bağlıydı" deyip sırıttı. " Ellerimin bağlı olması umrumda değil senin elinden bir şey yiyip içersem namussuzum" diyerek ona öfkeli gözlerle baktım. Angel " soy adın gibi yılmıyorsun" diyerek odadan çıktı ve odaya iki kişi girdi galiba bu gece işkence çekerek geçirecektim.

BÖLÜM SONUUU💚