10. bölüm · Kurşun ve Kelebek

DOKUZUNCU BÖLÜM

Ecrin ela Aydın

Geçmişten Gelen Ses

Yalın Köşkü'ndeki odada derin bir sessizlik vardı.

Herkesin gözü masanın üzerindeki eski video kasetindeydi.

Alya'nın elleri titriyordu.

Babasının el yazısını yıllar sonra tekrar görmek kalbini sıkıştırmıştı.

"İzleyelim." dedi sessizce.

Efe eski video oynatıcıyı çalıştırdı.

Ekran önce parazitlerle doldu.

Sonra görüntü netleşti.

Karşılarında Ahmet Yalın vardı.

Alya'nın babası.

Alya'nın gözleri doldu.

Babası kameraya yorgun gözlerle bakıyordu.

> "Bu kaydı izliyorsan işler planladığım gibi gitmemiş demektir."

Odadaki herkes dikkat kesildi.

> "Kızım Alya... Eğer sen izliyorsan senden özür dilerim."

Alya'nın nefesi kesildi.

> "Yıllarca senden sakladığım gerçekler var."

Kaan'ın yüzü ciddileşti.

> "Ben sıradan bir iş adamı değildim."

Alya şaşkınlıkla ekrana baktı.

> "Yıllar önce Karahan ailesiyle birlikte çalıştım."

Oda buz kesti.

Alya yavaşça Kaan'a döndü.

Kaan da aynı şaşkınlığı yaşıyordu.

> "Karahan ailesi düşmanım değildi."

Alya'nın kalbi hızlandı.

Bu nasıl mümkün olabilirdi?

> "Asıl düşmanımız başka biriydi."

Ekrandaki Ahmet Yalın birkaç saniye sustu.

Sonra devam etti.

> "Mete Şahin'in babası..."

O anda görüntü aniden kesildi.

Ekran karardı.

Alya ayağa fırladı.

"Hayır!"

Efe cihazı kontrol etmeye çalıştı.

"Kasetin devamı yok."

"Daha fazlası olmalı!"

Alya çaresizlikle ekrana baktı.

Tam gerçeğe ulaşmışken her şey yarım kalmıştı.

---

O sırada...

Terk edilmiş bir depoda Mete Şahin elindeki telefonu kapattı.

Karşısında İpek oturuyordu.

İpek endişeyle sordu:

"Neden beni hâlâ bırakmıyorsun?"

Mete gülümsedi.

"Çünkü oyunun sonuna yaklaşıyoruz."

"Ne oyunu?"

Mete pencereye yöneldi.

"Yıllar önce babalarımızın başlattığı oyun."

İpek'in yüzü gerildi.

Mete devam etti.

"Kaan ve Alya gerçeğe yaklaşıyor."

"Bu kötü bir şey değil."

Mete gözlerini ona çevirdi.

"Benim için öyle."

---

Aynı saatlerde...

Karahan Konağı'na dönen ekip hâlâ kasetin etkisindeydi.

Alya odasına çekilmişti.

Her şey altüst olmuştu.

Babası Kaan'ın ailesiyle çalışmıştı.

Demek yıllardır nefret ettiği kişi yanlış insan olabilirdi.

Kapı çaldı.

İçeri Kaan girdi.

İkisi birkaç saniye sessizce birbirine baktı.

Sonunda Alya konuştu.

"Ya her şey yalan çıktıysa?"

Kaan yavaşça yaklaştı.

"Öğreneceğiz."

"Ya babamın ölümüyle ilgili bildiğim her şey yanlışsa?"

Kaan cevap vermeden önce birkaç saniye düşündü.

Sonra sakin bir sesle konuştu:

"Gerçek bazen insana kurşundan daha fazla acı verir."

Tam o sırada Efe'nin sesi koridorda yankılandı.

"Kaan! Hemen aşağı gel!"

Kaan ve Alya hızla odadan çıktı.

Salona indiklerinde Efe'nin yüzü bembeyazdı.

Elindeki telefonda yeni gelen bir mesaj vardı.

Mesajda yalnızca bir fotoğraf bulunuyordu.

Fotoğrafta genç bir adam vardı.

Ve fotoğrafın altında tek bir cümle yazıyordu:

"Bu kişi Alya'nın yıllardır öldüğünü sandığı ağabeyi."

📖 Devam edecek... 🦋🔫✨