Bölümler 5Şu an: "Adalet, namlunun ucunda başladığı an; hukuk, sadece güçlülerin yazdığı bir tiyatro metnine dönüşür."
- 1 "Kanunlar, örümcek ağları gibidir; küçük sinekleri yakalar, büyük eşek arıları ise onları delip geçer." — Anacharsis1.180 kelime
- 2 "Suçun ve hukukun el sıkıştığı o karanlık çizgide, hiç kimse masum kalamaz; sadece hayatta kalanlar ve kalamayanlar vardır."1.142 kelime
- 3 "Adalet, namlunun ucunda başladığı an; hukuk, sadece güçlülerin yazdığı bir tiyatro metnine dönüşür."1.389 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 "Bir sırrın ucunu veren, tamamını elinde tutamaz." -Lucius Annaeus Seneca1.378 kelime
- 5 Konsey masası, sessiz bir psikolojik savaş meydanı gibiydi.2.393 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Riga bölge mahkemesi diğer mahkeme dizlimlerden çok farklı solgun,ruhsuz değildi kendine ait havası vardı sizi özel hissettiriyordu,parke koyu carmine kırmızısıydı göz alıcıydı,Letonya Ulusal Arması (büyük boyutuyla) işlenmişti,armada yükselen bir güneş Letonyanın bağımsızlığını adeta tüm dünyaya gösterir şeklindeydi karanlıktan doğan bir ülkeydi burası. Vdzeme bölgesini simgeleyen gümüş bir Grifon ve Courland'ı simgeleyen kırmızı bir aslan motife sahipti, armanın üzerinde ise ülkenin tarihi bölgelerini birleştiren üç altın yıldız parlardı onun tam ortasından geçen yeşil bir motif vardı yaprak gibi,en altta kırmızı bir kurdele düğümü vardı kırmızı ve beyaz tüm simgeler birbiriyle uyum içindeydi sizi içine hapseden bir salona sahipti halının en kenarında Lielvārde kemeri bulunurdu hayat döngüsün temsil ederdi ve ışığın karanlıkla olan uyumunu.Dairesel şekilde düzenlenmişti mahkeme salonu.
Letonya Kıta Avrupası Hukuk sistemine dahil olduğu için diğer ülkelerde olduğu gibi jüri bulunmazdı sonuca hakim karar verirdi değiştirilmezdi dışarıdan fikir alınmazdı sadece hakimin yargısı doğru kabul edilirdi Adalet,Tarafsızlık ve Mutlak Bağımsızlık ilkeleri işlenirdi en üst kürsüde sadece ve yalnızca hakim otururdu kararı etkileyecek,gölge düşürecek hiçbir harekete izin verilmezdi kürsünün hemen altında ise Yazı ve Kayıt Makamı bulunurdu mahkeme katibi olurdu birden fazla olabilirdi Letonya yasalarına göre katip sesli kayıt alması zorunludur yine de anlık tutanakta tutulmak zorundaydı Savcılar ise kürsüden tamamen indirilmiştir yere yakın yerde konumlandırılmıştır Avukat ile Savcı karşılıklı hizalı şekilde otururlar her iki tarafında eşit olduğuna inanıldığı için ama bu dava o kadar ses getirdi ki dünyanın her yerinden gazeteciler,avukatlar akın etmişti izdiham yaşandı binanın etrafı askerlerle doluydu barikatlar vardı hatta Letonya tarihinde ilk kez jüri heyeti kurulmuştu çünkü öldürdüğü kadınlardan biri de Rus milletveklinin kızıydı uluslararası savaşa dönmek üzereydi bu davayı ben almak istemedim pek sevgili babacığımın yakın arkadaşı olduğu için mecbur kaldım.
Tüm ihtişamımla içeri girdim gömleğimin yakısını düzelttim yüzüme hafif bir sırıtış koydum,elleri cebime koyarak yerime yerleştim keyifli olduğumu göstermekten çekinmiyordum benim aksime Hakim Tom Allender kürsüde insanları beklerken gergince dudaklarını yiyordu rengi atmıştı bembeyaz olmuştu tokmağı hafifçe vuruyordu aklından tüm kazanacağı ve kaybedeceği senaryolar geçiriyordu Tanrıdan ümit ediyorum ki doğru kararı vermiştir yoksa salonun tam karşısındaki binada Slo'nun tuttuğu kiralık sniper tam beyninin ortasından vurmak için benden talimat bekliyordu gözü hep kapıdaydı beni gördüğü an ecelinin geldiğini anlamış olmalıydı hemen yanında duran bir bardak suyu içti tam yutkunurken boğazında kaldı pencereden dışarıya bakarken onu görmüş olmalıydı çünkü bir anlığına başını ortasında kırmızı işaret belirdi 1 saniye sürdü ama o korkak ite yetmişti ,ölüme gerçekten yakındı yılan onu çok korkutmuş olmalıydı zihninde hala ona yaklaştığını düşünüyor olmalıydı.
Slo'da benden farksız değildi onunda gözlerinde bu davayı alacağımıza dair bir ışıltı vardı tam yanımda oturuyordu yardımcı avukatım olarak üstünde siyah blazer ceket altında simsiyah bir body vardı biraz dekolteli görünüyordu dikkat çekmeyi severdi birden yüzü düştü ışıltı yerine öfke ve kızgınlık aldı gergince gözlerimin içine bakarak konuşmaya başladı fısıltıyla konuşuyorduk
"Kil,hiç bu davayı alamama ihtimalimizi düşündün mü?"
Hayır.Olamaz.Olmamlı.İzin Veremem.
"Slo,eğer sefil hayatını seviyorsa ki bayıldığına eminim o tokmak bizden tarafa olmalıydı alnının ortasında hedef var bu kadar aptal değildir" omuz silkerek konuştum gergindim ama bunu kimseye gösteremezdim güçsüz olamazdım benim kanımda yoktu.
Kendime böyle desem de Slo içime çok kötü bir kurt düşürmeyi başarmıştı,ya gerçekten Tom bunu yapmazsa diye düşündüm onun da ağı genişti yıllardır insanların pisliğini örttü ve en önemlisi beni düşürebilecek insanları tanıyor olabilirdi mesela David Mitchell gibi isimler, işte o zaman 2 saat içinde kendime Rigada bir mezarlık beğenebilirdim babamın yaşatma ihtimali yoktu,olamazdı başarısızlığa tahammülü yoktu Babam Vektor Vidović’in .
Mübaşir: (Gür bir sesle salonun kapısını açar) "Ağır Ceza Mahkemesi! Sanık Roberto Monsovic Duruşma salonuna!"
Salondaki tüm sesler bıçak gibi kesildi inanılmaz bir gergin hava vardı sanki nefes almayı yasaklamışlar gibi bende nefesimi tuttum gergince bakışlarımı Hakime diktim fotoğrafçıların flaş sesleride kesildi herkes pür dikkat Roberto'nun çıkmasını bekliyordu çıktığı an kurbanların yakınlarının saldırısına maruz kalınacağından emindi mahkeme o yüzden sayıca fazla polis ve asker kapılara camların önüne konumlandırılmıştı, üstünde gri bir tulum vardı gözlerinde korku ve endişe vardı tüm bunların altında eziliyordu ki o da biliyordu buradan sağ çıksa bile hapishanede hadım edilirdi hiçbir mahkum Roberto gibi cani,psikopat,şeytani ruhları sevmezdi onlara yer yoktu.
"Sanık kürsüye!" dedi Tom ses tonu o kadar gergin ve bir şeylerin yanlış olduğunu,rahatsızlık duyduğunu anlıyordunuz salondaki herkes anladı "Savcılık makamı, son mütalaasını sunsun."
Savcı salondaki kameraları ve insanların öfkelerinin gazabını arkasına alarak konuşmaya başladı Roberto'nun ne kadar cani olduğunu gözünü bile kırpmadan insanları öldürdüğünü anlattı kalpsizdi,merhameti yoktu,gözü sadece kanla kaplıydı yaptıklarının cezasiz kalmamasını gerektiğini söyledi jürilerin gözünde o savcıya hak verdiklerini anlamıştım ama burada kuralları ben yazarım,ben oynarım son söz Killian Vidović’indir Savcı süslü ve abartılı cümelelerini bitirip yerine oturdu gözlerini bana dikmişti saf nefret vardı irislerindeydi çünkü kurbanlardan birinin nişanlısıydı.
Yavaşça ayağa kalktım ceketimin düğmelerini açtım bakışlarımı salondaki herkesin üstünde gezdirdim özellikle Hakim Tom'un elim boştu benim kağıtlara ihtiyacım yoktu çoktan bu davayı yazmıştım zihnimdeydi her şey adımlarım o kadar yavaş ve kendimden emindi ki kimse çıt çıkartmıyordu meraklı gözler benim üstümdeydi herkes kim olduğumu biliyordu.
Jüri heyetinin tam önünde durdum,bakışlarım hepsinin üstünde gezindi acele etmeden en derin düşüncelerini okumak istiyordum ellerimi kürsünün üzerinde gezdirdim gözlerimin içine dolan soğukkanlı ve hesapçı bakışlarım
"Sayın jüri heyeti" sesim tüm odayı dolduruyordu pürüzsüz ve netti her köşeye yayılıyordu sanki ritmik notaların birleşmesi gibi "Savcı size büyük ve mükemmel bir trajedi anlattı,eminim hepiniz öfkelendiniz hatta asılmasını istediniz nefret etmek çok kolaydır kimse hikayenin öbür tarafını dinlemek istemez" dedim alçak ama soğuk bir tonla ellerimi bir sağa bir sola sallıyordum sürekli hareket halindeydim.
"kurbanlardan Maria ve Roberto ortaokul arkadaşıydı hatta yakınlardı ama çocuklar acımazsızdır bilirsiniz Roberto anlama konusunda güçlük çekiyordu dalga konusuydu dışlanırdı ve beklendiği üzere Maria'da ona sırt çevirdi aşağılıkmış gibi davrandı,ona ölmesi gerektiğini söylemişti müvekkilimin suçsuz olmadığını biliyorum ama akli sorunları var nefsi müdafaaya girmektedir psikolojik şiddete maruz kalmıştır sistemsel olarak zorbalığa maruz bırakıldı;Roberto Monsovic bir kurbandır."
Jüri hayret etmiş şekilde bana bakıyordu hepsi bocalamış durumdaydı birbirlerine bakıp durdular hepsinin farklı fikri vardı kimisi haklı olduğumu düşünüyordu kimisi de onun ölmesi gerektiğini işte insanları manipüle etmek çok kolaydı onlara nefreti verdiğinizde gözleri körleşirdi ama bumm arkasına trajik ve üzücü bir hikaye koyduğunuzda birden kalpleri ısınmaya başlıyordu vicdan azabı birinin en kötü kabusuydu.
Savcıya döndüğümde ise gözlerinin en derininde o kadar büyük nefret ve saf öfke vardı bedenimi huzursuz bir his kapladı sanki kin içimden delip geçiyordu bir silah mermisi gibi nişanlısının katilini içeri tıkmak için can atıyordu yanıp tutuşuyordu o günden bugüne hiç pes etmedi Maria için ama Bu salonda kuralları o değil, Killian Vidović yazardı.
Yavaşça arkamı döndüm net ve tehditkar bir bakışla onu gözlerime hapsettim kaçamazdı Hakim Tom
"Sayın Hakim" saatimin kordon kısmına dokunarak oradan bir anlığına güç almak istercesine "Adalet,sırf bir savcının canı yandığı için yada medyanın büyük bir linç ordusunu arkasına alarak sözde mağdurların yanında olduğunu gösteren bir polisin yüzünden kurban edilemez," derin bir nefes alarak elimle Robertoyu gösterdim; "Sanığın akli dengesi yoktur kendini dışarıdan gelen tehlikelere karşı korumak istemiştir olay ağır tahrik içermektedir"
Tom Allender elindeki tokmağa o kadar sıkıca sarmıştı ki bembeyaz kesildi parmakları damalarındaki her hücrenin deli gibi attığını görüyordum bu tarz bir savunma yapacağımı beklemiyordu kimse beklemiyordu Slo bile şaşırmıştı öyle güzel manipüle etmiştim asıl mağdurun Roberto olduğuna inanmıştı herkes salonda tokmağın sert sesi yankılandı.
"Mahkeme... Kararı açıklamak üzere 10 dakika ara veriyor."
Tom odasına çekildi salon kaos gibiydi bir yandan insanların bağrış sesleri adalet sloganları duvarlarda yankılanıyordu başımı ağrıtmaya başladı flaş sesleri apayrıydı o kadar sinir bozucu olmaya başladı ki Slo benim yerime kamerayı yere fırlattı,bu kızı seviyordum deliydi.Asıl tehlikeli olan savcıydı üstüme atlayıp yumruklamak istiyordu onun tüm güzel anılarını mahvetmiştim gözlerle öldürmek olsaydı şu an mermerde kanlı kaplı olurdum.
Pişman mıydım? Asla.
Bir daha yapar mıyıdım? Lanet olsun ki evet.
Sloane yanımda yavaşça ayağa kalktı. Yüzündeki o soğuk, tehlikeli gülümseme geri gelmişti. Eğilip kulağıma doğru fısıldadı:
"Tom bir kez daha bardak devirdiğine emindim.Kararı bizden yana açıklayacak,Adamın gözlerinde kendi eceli vardı"
"Karar en başından beri belli Slo." dedim zafer gülümsemesini takınarak ellerimi çeneme koyarak kararı beklemeye başladım "Sadece bunu söyleyecek bir aptala ihtiyacım vardı"
"Gereği düşünüldü..." dedi Hakimin titreyen sesi. "Müvekkil Monsovic'in üzerine atılı suçlardan somut delil yetersizliği sebebiyle BERAATİNE..."
Salonda kıyamet koptu tam anlamıyla kurbanların ailesi oturdukları yerden atlayarak Robertoya saldırmaya kalktı bazılarını cam şişe fırlatmaya kalktı adeta film gibiydi bir sürü ses vardı ama içlerinden tek bir tanesini duydum
“Sen de bir canavarsın Vidović!” haykırışı salonda yankılandı.
Gözlerimi bile kırpmadım. Dudaklarımın kenarında beliren o soğuk ve acımasız tebessümle önümdeki masaya baktım. Haklıydı.
Masanın üstünde telefonumun bildirim sesi geldi,siyah kılıflı özel telefonumun ekranı tam o anda sessizce aydınlandı.
"Cinayetini tebrik ederim Killian,bu bölümde başarılı oldun,
ama ya sonraki hamlem seni geçmişin kadar kolay bağışlamazsa?"
Bölüm etkileşimi
