7. bölüm · Koru
7. Bölüm "Sahne" ☄️
☄️
Gözlerimi araladım .
Uyandığımda gülümsüyordum çünkü beni hayatta tutan yıldızımı bu akşam görecektim.
Sanki doğum günümde bir dilek tutmuşumda o dileğim gerçek olmuş ve karşıma Efruz çıkmıştı.
Sanki gökyüzündeki yıldızlar benim dileğimi gerçekleştirmek için bana kaymıştı.
Usulca yatağımdan doğrulup mutfağa gittim.
Kendime ufak bir sandviç hazırladım .
Buzdolabından portakal suyunu alıp bardağıma boşalttım.
Hem gülümsüyor hemde yiyip içiyordum.
Bir anda gülümsememi geri çektim.
" hiçbir şey olmamış gibi konserine gitmem sorun olur mu " dedim kendi kendime .
"Yok yaa sorun olmaz illaki ,bende tıpkı diğer insanlar gibi şarkı dinlemek istediğim için gideceğim . Hem ayrıca hiçbir şey diyemez zaten beni onca kalabalık arasından göremez bile" dedikten sonra tekrar gülmeye devam ettim.
Kahvaltımı güzelce yaptıktan sonra odama çıktım.
Telefonumu elime alıp yatağıma uzandım.
Odam için birşeyler arıyordum.
Odamın daha canlı ve güzel görünmesi için .
Efruz hayranı olduğum için onunla ilgili çoğu şeyi sipariş vermeye başladım.
Posterler , tablolar gördüğüm herşeyi sipariş vermiştim.
Ve aynı zamanda bana onu hatırlatacak şey yıldız aksesuarları gibi.
Seçip sipariş verene kadar zaten saatler geçmişti.
Artık hazırlanmam gerekiyordu yoksa yetişeşeme ihtimalim bile var .
Duşa girip çıktım.
Dolabımın önüne geçip ne giyeceğime karar vermeye başladım.
Henüz gözüme kestirdiğim bir şey yoktu.
Olduğunca sportif giyinmeye özen göstermeliyim.
Zaten öyle abartılı ,süslü şeyler giyinmek pek tarzım değil.
Gözüme kestirdiğim takımı giyinip aynanın karşısına geçtim.
Saçımı topuz bağlayıp çok hafif bir makyaj yaptım.
Spor ayakkabılarımı dolabımdan alıp giyindim.
Artık konsere girmek için hazırdım.
Kalbimin heycandan değişen ritmini hissedebiliyordum.
Kazadan dolayı arabam hala servisteydi.
Ama garajda siyah bir motosikletim vardı.
Annemin kullanmama izin vermediği motor .
Sanırım artık o motoru paslanmaktan kurtarabilirdim.
Garaja inip motorumun üzerindeki siyah örtüyü kaldırdım.
Yepyeni görünüyordu. Oldukça tertemizdi.
Kaskımı takıp üzerine oturdum.
Hava kararmıştı konserin başlamasına tamı tamına 1 saat kalmıştı.
Motorumu çalıştırıp efruza doğru ilerlemeye başladım.
*******
Motorumu uygun bir yere park ettikten sonra yolculuk boyunca içimdeki heyecan beni yiyip bitiryordu.
Ama heyecanımdan dolayı rahatsız değildim.
Tam tersine onun için heyecanlandığım için mutluydum.
Şapkamıda başıma geçirdikten sonra artık konser için hazırdım.
Yavaş adımlarla kalabalığın arasından geçip konser alanına doğru ilerlemeye başladım.
Öne geçmek için etrafımdaki insanları rahatsız etsemde yinede onlara aldırmadım.
İkinci sıradaydım sahneye oldukça yakın biryerdi.
Bu yer benim için oldukça iyiydi.
Birden ışıklar sönmüştü.
Tedirgindim neden ışığımızı söndürmüşlerdi.
Yıldızımı göremeyecekmiydim.
Tam sahneden gözlerimi çektiğimde birden sahnenin ortası aydınlanmaya başladı.
Bu efruzdu.
O geldiği için karanlık dünyam aydınlanmıştı.
Her hareket ettiğinde farklı yerlerden renkli renkli ışıklar çıkıyordu.
Bu beni gülümsetmişti.
Şapkamdaki desen gibiydi gördüğüm sahne.
İsminin yanında rengarenk yıldızlar vardı.
Şarkı söylemeye, dans etmeye başlamıştı.
Oldukça fazla hayranı vardı.
Onunla birlikte söylediği şarkılara eşlik ediliyordu.
Bende eşlik etmek istedim.
Fakat bir şey eksikti. Onun ışığı varken benim ışığım yoktu . Ne yapsam diye düşünürken
Aklıma telefonumun feneri gelmişti.
Telefonumun fenerini açıp elimi havaya kaldırıp sağa ve sola sallamaya başladım.
O an efruza bakarken bir anlığına göz göze gelmiştik.
Oda bana karşılık verip elini havaya kaldırıp sağa sola sallamıştı.
Tek Efruz değil tüm hayranlar benim yaptığımı yapıyordu.
Mutluydum.
Efruzunda mutlu olduğuna emindim.
Fakat bu mutluluğumuz birbirinden tamamen farklıydı.
O şarkı söylediği için mutluyken ben ise onun için mutluydum onu gördüğüm için.
Sanırım ikimizde bu şekilde mutlu olmaya mahkum olacaktık. Fakat şikayetçi değildim , değildik.
Müzik durmuştu.
Efruz mikrofonu tekrar dudağına yaklaştırarak
"Umarım eğlenmişsinizdir . Herkese iyi geceler dilerim " dediğinde çığlıklar üst üste yükseldi.
Kimsinin cevaplarını duyuyordum.
Gerçi çığlıklarındanda anlayabilirdik eğlendikleri.
Üzgün olduğumuzda çığlık atmayız bazende mutlu olduğumda çığlık atabiliriz.
Ama benim hayatımdaki tüm çığlıklarım mutsuzluğumdan , bana bahşedilen kötü kaderim içindi.
Sahneden ayrıldığında herkes konser alanından dağılmaya başladı tabi bende öyle .
Yavaş adımlarla arkamı dönüp çıkacakken duraksadım.
O anları tekrar görüp yaşamak istedim.
Sahneye tekrar dönüp onun şarkı söyleyip dans ettiği anları gözümün önüne getirdim.
Bir yandan gülümserken diğer yandanda gözlerim benden habersiz dolmuştu .
Kendimi toparlayıp konser alanından dışarı çıktım.
Tam motoruma binecekken karşıdan korumalarıyla birlikte gelen efruzu gördüm.
Motorumun arkasına saklanıp arabaya binmelerini bekledim.
Araba hareket ettiğinde bende motoruma binip
Aramızdaki mesafeyi koruyarak ilerlemeye başladım.
Fakat yolda dikkatimi çeken bir şey olmuştu.
Siyah bir minibüs sanki efruzu takip ediyor gibiydi.
Gerçi şuanda bende onları takip ediyor gibiydim.
Efruz ve yanındakiler sanırım onlarda benim gibi düşünüyordu.
Çünkü girdikleri yol bir ormana çıkıyordu.
İstemsizce bende o yola girmiştim.
Belayı üzerime çekiyordum.
Bela neredeyse bende oradaydım.
Önümdeki minibüs bir anda gaza basıp efruzların arabasının önüne geçip ani fren yapmalarını sağlamıştı.
Bende onlarla birlikte fren yapmıştım.
Belkide düşündüğüm gibi olmayabilir.
O minibüstekiler efruzun koruması olabilir.
Evide bu ormanlık yerde bile olabilir.
Her ihtimali düşünmüyordum.
Minibüsün kapısı açıldığında eğer doğru saydıysam 15 adam dışarı çıkmıştı.
Efruzun arabasından ise 4 koru çıkmıştı.
Korumalardan biri efruzun yanına arka koltuğa geçmişti.
İki tarafta öfkeyle birbirine bakıyordu.
Her an savaş çıkabilirdi.
Maskeli adamlardan biri bir kaç adım öne gelerek " Efruz arabadan çık " demişti.
Efruz lafı ikiletmeden arabadan inmişti.
Korumalar ona engel olmak istese de sanki oda bu durumdan sıkılmış gibi bir hali vardı.
"Beni öldürmek için mi geldiniz " demişti Efruz.
Bu cümleyi kurarken gayet sakin görünüyordu.
"Evet " demişti maskeli adam gözlerini kısıp efruza bakarken.
Efruzun 5 koruması efruzun önüne geçtiler.
Korumalardan biri birini arayıp destek istemiş olsada buradaki olacak olan katliama yetişmeleri imkansızdı . Tabi ben bu duruma el koymassam.
Maskeliler saldırmaya hazırlandıklarında dikkat dağıtmak için motorumun farlarını yaktım.
"Bu da ne böyle " demişti maskelilerden biri.
Işığın geldiği yöne baktıklarında motorun üzerinde birinin olduğunu görmüşlerdi.
Bir anda gaza basıp olabildiğince hız yapıp üzerlerine doğru ilerledim.
Bazısına motorun üzerindenken yumruk attım.
Yere yığılmışlardı.
Ortalarına geldiğimde motoru durdurup üzerinden indim.
"Kimse yıldızımı södüremez" dedim. Hepsine tehditkar gözlerimle tek tek bakarken.
"Bu ses " demişti Efruz gözleri benim üzerimdeyken.
Bakışlarını göremesemde hissedebiliyordum.
O şaşkın bakışları yok mu .
Ve ekledim " geçen gün yediğiniz dayak anlaşılan size yetmemiş . O halde buyrun sahneye " dediğimde " kızım sen öldün " demişti maskelilerden biri.
"İlk önce senin işini bitireceğiz " dedi diğer maskeli.
"Bu sözleri çok duydum çokkkk " dedim kahkaha atarak .
Efruzun korumalarına dönerek " siz efruzu koruyun bu pislikleri ben temizlerim." Dediğimde
Maskelilerin daha çok sinirlendiklerini görebiliyordum.
"Pislik haaa görürsün sen şimdi pisliği.
Bu kadar adama karşı hiç şansın yok "
Dediğimde elimle gelmeleri için işaret ettim.
Aradan sadece 15 dakika geçmişti ve ben hepsini yerle bir etmiştim.
Sonuncu adamıda yere serdiğimde karşı tarafın bakışları üzerimdeydi.
Başından sonuna kadar tıpkı film seyreder gibi izlemişlerdi beni .
Şapkamı elime alıp efruza gülümsedim.
Fakat farkettiğim bir şey yüzünden yüzüm buz gibi olmuştu.
Siyah minibüsten çıkan yabancı elindeki silahı efruza doğru doğrulttuğunda ona doğru koşmaya başladım. Fakat Efruz ne yapmaya çalıştığıma anlam veremiyordu.
Tetiğe bastığında kurşunun sırtıma isabet ettiğini hissetmiştim.
Başarmıştım onu kurtarmıştım.
Efruzun üzerimdeydim. Onun şaşkın bakışları üzerimdeyken korkuyla bana " bader " demişti.
Bende tebessüm ederek ona " Efruz " demiştim.
Korumalardan biri silahlı olanın peşinden koşuyordu.
" Hile yaptılar" dedim tekrar tebessüm ederek.
"Sen vuruldun ve tek düşündüğün şey hile yapmalarımı " dedi kaşlarını çatıp bana bakarak.
"Evet . İzin verirsen biraz uyumak istiyorum "
Diyerek gözümü kapattım.
"İzin vermiyorum aç gözünü " diyerek yanağıma bir kaç tokat attı.
Gözlerimi hafifçe aralayıp yüzüne baktım.
O güzel yıldız gibi parlayan gözleri gözlerimi kamaştırıyordu.
Fakat artık dayanamazdım. Artık gözlerimi kapatmam gerekiyordu.
Kapatmıştım gözlerimi efruza kapatmıştım.
Tek gördüğüm şey koca bir karanlıktı....
☄️ BÖLÜM SONU ☄️
