9. bölüm · Kör nokta
5. Bölüm – Aynı Yerde Değildik
Güntekin’le aynı masada otururken başka şeyler düşünmeye başladığımı fark ettiğimde, bunu kendime itiraf etmedim.
Çünkü itiraf etmek, bir karar vermek demekti.
Eskiden onun sesi bana tanıdık gelirdi. Şimdi ise sadece bir sesti. Ne rahatsız edici ne de huzur verici. Vardı işte. Bu, sevdiğin birine karşı hissedilecek bir şey değildi ama ben bunu adlandırmamayı seçtim.
Güntekin konuşurken başımı sallıyordum. Yerinde, doğru anlarda. Gülümsüyordum. Ama içimde hiçbir şey hareket etmiyordu. Kalbim suskundu. Bu suskunluk beni korkutmuyordu; daha çok rahatlatıyordu.
Belki de sorun buydu.
Eskiden onsuz bir şeyler eksik hissedilirdi. Şimdi yalnız kaldığımda içim daha sakindi. Bunu düşünmekten suçluluk duyuyordum ama durduramıyordum.
Güntekin çabalıyordu. Bunu görüyordum. Daha çok soru soruyor, daha çok yanımda olmaya çalışıyordu. Küçük jestler yapıyordu. Benim sevdiğimi sandığı şeyleri hatırlıyordu.
Ama ben artık o şeyleri sevmiyor muydum, yoksa onu sevmediğim için mi fark etmiyordum, bilmiyordum.
Bir gün bana baktı ve “Biraz uzak gibisin,” dedi.
Ses tonu yumuşaktı. Suçlayıcı değildi.
Savunmaya geçtim.
“Yoğunum,” dedim. “Her şey üst üste geldi.”
Yalandı ama tam da yalan sayılmazdı. Çünkü gerçekten yoğundum; kendi içimde.
Güntekin bir şey demedi. Yine sustu.
Ve ben, onun susmasını tercih ettiğimi fark ettim.
Çünkü konuşursa, cevap vermek zorunda kalacaktım.
Ve ben cevap vermek istemiyordum.
O gün eve döndüğümde aynaya baktım. Yüzümde bir ifade yoktu. Ne üzgün ne mutlu. Sadece boş.
“Geçecek,” dedim kendime.
Ama neyin geçeceğini bilmiyordum.
