5. bölüm · Kör Nokta

~Karanlık Taraf~

Zeyeyy 's

Babamın duyduğunu söylemişti, Naz.
O an gözlerimi açamadım.

Hayır... Hayır, duymuş olamazdı. Beni bu hâlde görmemeliydi. Güçsüz, çaresiz, korkmuş... Asla.

Göğsüm yeniden sıkıştı. Nefesim düzensizleşti. Gözlerim kapalıydı ama yanaklarımdan süzülen yaşları durduramıyordum. Ellerim titriyordu.

"Hayır..." diye fısıldadım, sesim neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı. "Lütfen... Babam gelmesin..."

Çünkü biliyordum.
Babam beni böyle görürse her şey bitecekti.
Ona göre güçlü olmalıydım. Ayağa kalkmalı, devam etmeliydim. Ama ben yine yapamamıştım. Yine korkularımın içinde kaybolmuştum.

Belimde bir el hissettim karşı koymadım. Şuan görünmek istediğimin son kişi bile babam değildi.
Belimdeki el beni odanın çıkışına sürükledi. O an aklımda sadece babamın ne yapacağı vardı.
Beni yine voleybol ile tehdit edebilirdi.
Onu herkese rezil ettiğimi söyleyip, dar ve karanlık odalara kapatabilirdi. Ama gözlerimi açmayı tercih ettim. Belimdeki elin sahibi Rüzgar'dı önde Karan ve Naz hızla koşuyordu.
Beni nereye götürüyordu, kaçacak yerim yoktuki. Babam öğrenmişti.
Hastaneden çıktığımızda Karanın Mat siyah BMW'sine bindirildim. Nazın
"Bunun kullanım kulavuzu nerde? Şok'a giren arkadaş arabaya nasıl bindirilir' diye bir bölüm olmalıydı! " Dediğini duydum.
Arka koltuğa yerleştirildiğimde Naz'da hemen yanıma geçti.
Hızla arabayı kullanan Karan ve yanında oturan Rüzgar'da eskisi gibi sakin görünmüyordu.
Araba Naz'ın evinin önünde durunca şaşırdım. Çok salakça bir seçimdi, ilk gelicekleri yer zaten Nazın eviydi.
Hala şokta olduğumu gören Naz
"Biriniz 'loading' yazısını kapatsın, Asena hala tepki vermiyor! "
O an ayaklarım yer çekimi ile bağını kestiğini hissettim. Karan,
"Bir zamanlar basketbolcu olan Rüzgar, sabahtan beri Asenanın nakliyesini yapıyor. "
Naz telaşla voleybol charmlı anahtarını çıkardı. Kapıyı açar açmaz dışarı gelen Naz kokusu içime huzur kaplarken , Rüzgar elleriyle belimi tutup, Nazın koltuğuna fırlattı.
Arka tarafımın acısıyla ayağa kalktım.
Kalçamı avuştururken Karan ve Naz ayakkabılarını çıkarıyordu. Naz koşarak odasına yöneldi , bir kaç dakika sonra kapıdan göz ucuyla bana baktı.
"Davetiye mi bekliyorsun? Buyur prenses kırmızı halımız banyoda kusura bakma! "
Nazımın odasına girdiğimde bana en sevdiğim pembe pijamalarımı verdi ve söze girdi.
"Aylin teyzeye herşeyi anlattım, babanı oyalıyacak bizde seni biraz toparlayıp uyuduğunuz söyleyicez , tabi uygun bir bahanem var. Asena! Hadi dünya seni beklemiyor, baban hiç beklemiyor.
Giyindim, makyaj ile kızarıklıklarımı kapatırken, Naz'da saçlarımı ördü.
Odanın kapısı tıkladı. Karanın gür sesi
"Geldi hemen yatsın! " Dedi
Adrenalin dozum tavandayken, Nazın anımdan öpmesiyle gülümsedim.
Çarşafı kaldırıp içine girdim, ufak bir rollenmeden sonra kapının sertçe açıldığını duydum. Babamın kızgın sesi

"Beni rezil etti bir de uyuyormu!" Sorudan çok azarlamaya benziyordu ses tonu.
Naz olaya girdi.

"Şu aralar az yemek yediğinden kan şekeri düşüp bayılmış, Koray amca. " Devam ettirdi. "Zaten Aylin teyzeye söyledim bugün kız kıza zaman geçiricez. "
Burnundan soluduğu nefes hala kızgındı ama onaylayan bir mırıltı çıkardı ve odadan çıktı. Hemen sonra demir kapınında kapandığını duydum.
Naz hoş gülümsemesiyle bana döndü.
"Hallettim! " Kapıda iki gölge hissettim.
Karan yüzünü ekşitti ve konuştu.
"Nazım, şu lavabonu büyült yada bi daha şu iri cüsseyi evine alma! " Naz göz devirdi.
"Tuvalete normalde tek girildiği için sizin aynı anda girebileceğinizi düşünmedim kusura bakmayın ya! "
Karan "O belli olmaz işte " Dedi ve çapkınca göz kırptı.
Naz iğrenmiş yüzülye Karana bakarken, Rüzgar kafasına sayısız şamar geçirirdi.
Yataktan kalktım, hafif başım dönüyodu, fakat umursamadım.
"Siz baya iyi takım oldunuz. " Karan ekledi.
"İkidir yürümeyi unutuyorsun, sonumuz hayırlı değil! "