3. bölüm · Kör Nokta
~Bilinçaltı~
SELAMMLARR NORMALDE KÖR NOKTANIN BÖLÜMLERİ SALI GÜNLERİ GELİYOR FAKAT BİR GECİKME YAŞANDI BÖYLE OLAYLARIN OLMAMASINA DİKKAT EDECEĞİM
İYİ OKUMALARRR💞
İnsanlar bilinçaltını sadece unutulan anılar sanıyor. Bence öyle değil. Bilinçaltı, sustuğunu sandığın ama aslında hiç susmayan bir ses. Bazen gece uyumadan önce kulağına fısıldıyor, bazen de en mutlu anında bile içine açıklayamadığın bir korku bırakıyor.
Ben bunun ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.
İnsan dışarıdan güçlü görünebilir.Kötü olanda şudur insan kendini, hele ki beynini hiç kandıramaz. O, yaşadığın her şeyi tek tek saklar. Söylenmeyen cümleleri, yarım kalan hayalleri, korkuları, hayal kırıklıklarını..
...
Gözlerimi açtığımda olacaklardan korkuyordum. Tüm okulun önünde bayılmıştım! En zor geleni ise Rüzgarın endişe ile bana koşuşuydu.
Yavaşça gözlerimi açtım.
İlk gördüğüm kızarmış kahvelerdi, ezbere biliyordum. Naz'dı.
Ağlamaktan şişmiş olan göz altı torbalarını görünce sakatlandığımı düşündüm. Ama herhangi bir acı hissetmiyordum.
Arkasında duran Karan'ın da gözleri sızlıyordu.
Bir bayıldık diye cenazemizi kaldırmışlardı.
Nazın attığı çığlık olanları anlamama hiç yardımcı olmuyordu.
"Yetişin doktorlar! Bebeğim uyandı! "
Karan telaşlı gözlerle bana baktı.
Naza sarılıp, "Neyseki Nazım. "
En sonunda dayanamadım.
"Arkadaşlar! Bayılan benim farkındamısınız. "Ardından ekledim.
"Bir, iki dakika gözümü kapattım, siz Netflix dizisine çevirmişsiniz olayı. "
Soldan gelen gür ses,
"Az önce nefes alıyorsun diyede sarıldılar. "Gülmeden edemedim.
Gelen sesin tanıdıklığı ile sesin geldiği yere baktım. Rüzgar. Belli belirsiz tebessüm yakaladım dudaklarında.
Oda fark etmişti, hemen silindi tebessümü.
Oturduğu yerden kalktı ve Karanın kafasına bir şaplak indirdi.
" Oğlum yapıştın kıza, bıraksak sömürüceksin. "
Naz ve Karan ayrıldıktan hemen sonra bir hemşire gelip, beni muayene etti.
"Asena hanım iki yıl önceki tranvasından dolayı bayılmış, bilinçaltı bulunduğu ortamı sinir sistemine güvensiz olarak işlemiş. "
Ne? Daha sahaya girmemiştim bile, voleybol benim tutkumdu. Nasıl bilinçaltım ona güvensiz derdi?
Üstelik iki hafta sonra maçlar başlıyordu.
Ne yapacaktım. Saatlerce ağlamak isteğime zor hakim oldum. Boğazımda yumru oluştu, yutkunamadım.
Naz yanlız kalmak istediğimi anlamıştı.
Başıyla Rüzgar'a kapıyı işaret etti. Karanıda arkasından ittirip, çıkardı.
Kendimi yataktan attığım gibi odanın tuvaletine savurdum.
"Hayır, olmaz voleyboldan ayrılmam"
Ellerimdeki saçları umrusamadım. Bacaklarıma vurarak, bağırmaya başladım.
Kapı açıldı. Kapıdan vuran ışıktan dolayı kimin olduğunu kestiremiyordum. Işığada ağladım. Ellerimi saçlarıma geçiriyodum ki avucumu kaplayan bir el hissettim.
