8. bölüm · Koğuş kapısında buluşalım
Kader
"Bazen ne kadar çabalarsan çabala hayat sana aynı kapıyı gösterir"
Telefonum ekraninda yazıyordu bu böyle şeylere inanmak istemezdim ama Buğdur ailesi için durum biraz farklıydı özelliklere benim için.Hala Barutun evindeydim Ayca yanımda oturmus ara sıra benimle göz göze gelsede tekrar önüne bakıyordu Barut ve timdekiler iş yerine gitmişlerdi evde sadece Ayca ve ben vardım
Ayca dayanamayıp televizyonu açtı sonrada mutfaktan su doldurup yanıma koydu
"İyi hissediyor musun şafak?"
Kafamı sallayıp suyu aldım
"Olduğu kadar"
Ayca gergince yüzüme baktı
"Sana bunları kim yaptı aranız husumetli sanırım"
Cahiri aklıma getirmek istemiyordum ne zaman gözlerimi kapatsam aklıma geliyordu
Yanan bir ev, eski bir fabrika ,durmadan dovdukleri ben
Gözlerimi açıp derin bir nefes verdim
"Cahir diye bir manyak annemin katili"
Ayca yüzüme uzgunce baktı
"Seninle derdi ne"
Belge konusunu herkese anlatmamalıydım sonunda olan bana olacaktı
"Bu konuyu kapayalımmı"
"Oh tabi kusura bakma"
Salondan ayrılıp odaya gittim çantamı hazırladım zaten pek bir şeyim yoktu telefonumuda içine atıp kapıya yöneldim Ayca koltuktan kalkıp hemen yanıma geldi
"Nereye gidiyorsun şafak"
Cevap vermek istrmezce kapı kolunu tuttum
"Baruta söylersin evime gidiyorum"
Ayca hemen koltukta duran telefonunu alıp Barutu aradı ve bir yandanda çıkamam için kapının önünde bekliyordu
"Ayca ben gidiyim lütfen"
Ayca Barut ile konuşmaya devam ediyordu telefonu kapandığında bana baktı
"Barut diyorki akşam ben onu bırakırım "
Kabullenip odama çantayı geri koydum
"Ayca ben biraz uzanicam "
Ayca "olur"diyerek karşılık verdi
Yatağa uzundığımda gözlerimi kapamak istrmiyordum aklıma annemi getirmek istemiyordum.
Kapı açıldı içeri Barut girdi uyumustum saat epey geçmişti Barut çantamı alıp yatağa oturdu
"Gitmek istedigine emin misin?"
"Evet" dedim
Derin bir nefes verdi
"O adam yine sana Bir şey yapmaya kalkarsa"
Ardından devam etti
"Onu gördüğüm an öldürürüm "
Barut bana bakmaya devam etti
"Onunla bir gecmisiniz varmı,yani kötü bir geçmiş"
Yutkundum
"Evet" "hemde çok kötü "
Konuusmaya başladığımda odanın kapısını kapadı sonra tekrar oturdu
"Henüz sekiz yaşına yeni giriyordum cahir babamla konuşuyordu cahir o zamanlar 9 yada 10 yasindaydı yaslarimiz yakındı babamla ne konuşuyorlardı bilmiyorum odamın camından onları izliyordum bir araba gelmişti lüks bir araçtı icindekiler görünmüyordu etraf çok karanlıktı sadece aracın üzerini aydınlatan bir lamba ve odamın ışığı yanıyordu Cahir araca binip gitmişti ilk kez o zaman cahiri görmüştüm"
Barut soluksuz bir şekilde beni dinliyordu
"Sonra" dedi
Yutkundum ve devam ettim
"9 yasımda iken bir numara annemi aramıştı durmadan kendi telefonum olmadığını için anneminkine bakıyordum numarayı asla acmiyordum ama art arda arayınca bir gün dayanamayıp açmıştım konuşan çağırın babası idi sesi pek duyulmusyirdu ama şoyle diyordu
"Yaptığın her şeyi biliyorum aslı"
Telefonu kapamıştım hemen anneme anlatmamistim abime koşmuştum"
Barut araya girdi
"Annenden ne istiyorlardı "
Cevap vermeden devam ettim
"14 yaşında bu sözlerin ne olduğunu anlamıştım daha doğrusu öğrenmiştim Annem Cahirin annesini oldurmustu
Ama bilerek değildi tamamen bir hataydı Annem Cahirin babasını vuracakken Cahirin annesine isabet etmişti Annem saklanmisti ama Cahirin babası onu şikayet etmek hapiste tıkmak yerine öldürmeyi seçti "
Akan göz yaşlarım görünmesin diye hızla sildim
"Sonra anlatırım artık gidelim"
Barut şaşkındı benim dediğimle kalktı ve odadan cıktı
Bende arkasından çıktım evdekilere görüşürüz diyip Barutun peşinden gittim arabaya geçip bana uzunca baktı
"Ağlama lütfen"
Gülümsedim
"Elimde değil"
Barut direksiyondan elini alıp yanagıma koydu ve düşen yaşları hafifçe sildi
"Çok güzelsin ,gerçekten"
Gözlerimi ondan alamadım eli yanagımdaydı dökülen yaşlarımı siliyordu nefret ettiğim Barut ereke aşık olmaya başlamıştım.
Eve geldiğimizde kapının önünde durdu
Kapıyı açtığımda yağmur yağıyordu Barut çantamı alıp daireye getirdi Evin kapısını açıp içeri girdim ısiklari yakıp direkt odama girdim
Nefes almam zorlaşıyordu sırtımdan bir vaskı geliyordu
"Barut"
Yavaşça yere eğilmeye başladığında Barut yanıma geldi
"Şafak , şafak iyimisin"
Çok geçmeden Barutunda yanıma yığılma sesi duyuldu evin ortasında ikimizde öylece duruyorduk.
