6. bölüm · Koğuş kapısında buluşalım

Bı mesele

Bevilll Bevilll

adımın şafak olmasının bı anlamı vardı yada yoktu bunu babama yada anneme hiç sormamamıstım ilkokuldayken şafak erkek ismi derlerdi bu ismin unisex olduğunu bilen kimse olmadığı için zorbalanıyordum okulumuzda zorbalanan bir çok kişi vardı ama asla onlar gibi olmadım belkide istemedim
Adıma her laf ettiklerinde susmadım tam tersine aynısını onlara yaptım belki yanlıştı hataya hata ile cevap vermek ama ben böyle görmüştüm dünya adaletli bir yer değildi.
Sabah gizliden gelen bir mesaj ile uyandım tıklamaya cesaret edememiştim Cahit olabilirdi ama bunları düşünmek için vaktim yoktu
mesaja tıklayıp yazanları okumaya başladım
"Kırıklar bulvarında eski binada buluşalım"
nefesim kesilmiati kimden gelmişti bu aptal mesaj cahir olduğuna emindim böyle aptalca bir mesaj sadece cahirden gelebilirdi
Kimseye haber vermek istemedim attığı konuma gitmek için hazırlandım sade birer kıyafet giymiştim çünkü star parça yüzümdü "şaka şaka"
Davam olmadığını için sabahtan bu işi halletmek istedim geceye bırakmak istemiyordum arabaya geçip yanıma sivri bir bıçak aldım.
Kimden geldiği belli olmayan bu konuma geldiğimde nefesim daralıyordu nefes alamıyor gibi hissediyordum eski binaya geldiğimde duvarların çatlamış evlerin balkonlarından sarkmış sarmasıkları gördüm buraya gelmek hayatımda verdiğim en büyük hataydı şimdilik...
kapıyı yavaşça ittirip içeriyi yokladım içerisi karanlıktı geniş bir alan vardı bana doğru yürüyen bir adam geliyordu
elinde birşey tutuyordu karanlıktan yüzüde tutduğu şeyse gorunmuyordu benden uzakdı ama gitgide yaklasıyordu telefonumu aceleyle alıp birine konum göndermeliydim beni koruyabilecek tanıdığım yoktu adam gitgide yaklasınca Baruta konum atmak zorunda kaldım
adamın yüzü görünür hale geldiğinde arkamdan bir kaç kişi benin sıkıca tutdu bana doğru gelen adam tanıdık değildi cahir değildi ama belkide onun adamlarıydı,adamlar koallarımdan tutarken şiddetle haykırdım
"siz kimsiniz benden ne istiyorsunuz!!"
adam elini çeneme getirdi
"bence ne istediğimizi gayet iyi biliyorsun şafak"
yüzümü sağa sola hareket ettirerek kurtulmayı denedim beni tutan adamlardan biri beni sırtına aldığımda bahlğırmaya devam ettim
"indirin beni size onu asla vermem!!"
adamlar beni bir sandalyeye oturtdurup bağlamaya başlasılar
"bırakın beni!"
çok geçmeden adamı çirkin elini yüzümde hissettim banakocaman bir Tokat atmıştı yüzümü aşagıya çevirip susmak zorunda kalmıştım adamlar elimdeki eşyaları alıp eski bir odada bulunan yayağın üzerine bıraktılar ,Baruta konum atmıştım tek çarem onun gelmesiydi.Adam tekrardan bana sordu "belgeler nerede, nerede saklıyorsun!"
cevap vermeme izin vermeden bı tokat daha attı yüzümü uyusmuştu,adamlar diğer odaya geçtiklerinde bağladıkları yerden kurtulmak için çabaladım ,çantamda bı bıçak varfı ama çanta diğer odadaydı kapıya gidebilmek için sandalyeyi ittirmeye başladım ,sandalye her zıoladığımda biraz daha hareket ediyordu bir kez daha denemeye çalıstım ve düsmem bir oldu "kahretsin!"
adamlar çıkan sesi duyup odadan çıktılar "seni aptal kurtulabileceğinimi sandın"
nefesim artık tükeniyordu
zor konusutordum
"b-beni bırakın lütfen"
normalde asla böyle değildim ancak başka çarem yok gibi görünüyordu
adamlardan biri saçımın altından tutup beni kendine çekti "sana doğruca söyledik ama madem anlamıyosun"
şacımdan tutan adam yüzüme yumruk attığı zaman Artık yapabilecek fazla bir şeyim olduğunu sanmıyordum ,beynim sarsılmış gibiydi bağlıydım suratıma kocaman bir yumruk yemiştim neremin kanadığından haberim bile yoktu,adam son kez tekrar sordu
"belgeler nerede ŞAFAK"
soylemek istemiyordum zaten konusamiyordum zaten bunlar gözümün acık olduğu son saniyelerdi bir kaç saniye sonra tamamen bayılmıştım.
gözlerimi yeniden açtığımda
adamlardan biri bacağıma bir şeyler yapıyordu her ne yapıyorsa bu acıyla inlememe neden oldu adam yüzüme doğru yaklaştı
"cahirin selamı var"
ardında ayağa kalkıp diğer odaya geçti adamların gülüsme sesleri geliyordu yarım açık kapıdan gördüğüm kadarıyla içeride sofra kurmuslardı,binanın kapısından duyduğum sesle irkildim kapıdaki asılı furan kilit bı anda yere düştü
ve kapı açıldı ,içeri Barut,utku ve yanındaki bazı arkadaşları girmişti barut yanıma doğru yaklaştı
"şafak iyimisin beni duyuyor musun"
barut benim yanımda iken utku ve diğerleri atamların olduğu oaday doğru ilerledi ellerimde silahları vardı.
Barut beni kucağına alıp binadan dışarı çıkardı ilk kaldırıma doğru yerleştirdi
ve bacağıma baktı
"arabada sargı bezi olması lazım"
arabaya doğru ilerledi ve bagajadaki çantayı aldı
o sırada içeriden silah sesleri geliyordu
Barut önce bacağıma doğru sargıyı sardı
"acıyormu"
o her sardığında bagırmamaya çalışıyordum
"biraz"
Barut bacağımı sardıktan sonra yüzüme yaklaştı ve gözdeki yaraya pansuman yapmaya başladı
"sana bunu yapanlar kim onlarla sonra gorusucem "
gözümün altına sürdükden sonra dudagımın üzerindeki yarayada pansuman yapmaya başladı
"daha iyimisin"
olumlu şekilde başımı sağladım.
utku ve diğerleri içeriden cıktı
"komutanım hallettik sorun yok bir daha bulacaklarını sanmam"
Barut yanımdan kalktı
"şafağa iyi bakın şunlarla bide ben görüseyim"
Barut içeri girdiğinde onların canını aldığına eminim
Barut içeriden cıktıgında beni tekardan kicağına alıp arabaya yerleştirdi
"hastaneye gidelim"
Barut arkada benimle otururken Utku arabayı sürüyordu
yorgun hissediyordum başımı Barutun omuzlarına bıraktım.
gözleri bian bende gezindi sonra yolu izlemeye devam etti hastaneye geldiğimizde doktorlar beni alıp tedavi yaptılar ,o adamlar bacağımı yakmışlardı Doktor Barut ve diğerleri ile birşey konuştu onları duyamadım hastanenin yatağında sadece baruta bakıyordum gözlerimiz denk düstügünde gözlerimi başka yöne çevirdim
Hastaneden çıkarken uyuyakalmıştım ve sonrası bulanıktı.