Kızıl dolunayın kızı kitap kapağı

11. bölüm / 12

KURT BASKINI VE İÇTEKİ YILAN

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: KURT BASKINI VE İÇTEKİ YILAN

Osman Bey’in uyanışıyla Kayı Obası’nda hava değişmişti; artık korku gitmiş, yerini intikam yeminlerinin çelikten sessizliği almıştı. Ancak Gökçe Hatun’un içindeki huzursuzluk dinmiyordu. Leon’un rüyadan kovulurken bıraktığı o son hırıltı, sadece bir mağlubiyet sesi değil, sinsi bir zaferin müjdesi gibiydi.
İhanetin Soğuk Nefesi
Şafak vakti, Gökçe obanın batı kapısında Börü ile devriye atarken, yerdeki at izlerini fark etti. Bu izler dışarıdan gelen birine değil, obadan gizlice ayrılan birine aitti. Börü, toprağı kokladı ve tüyleri diken diken oldu. Kurt, alçak bir hırıltıyla obanın yaşlı meclis üyelerinden Sencer Bey’in çadırını işaret etti.
Gökçe, bir gölge gibi Sencer Bey’in çadırına süzüldü. İçeride kimse yoktu, ancak masanın üzerinde duran bir parşömen her şeyi açıklıyordu: Leon’un mühürlü yılan sembolü... Sencer Bey, Leon’un vaat ettiği "yeni düzende" uç beyi olma sevdasına ruhunu satmıştı.
"Demek yılan koynumuzdaymış," diye mırıldandı Gökçe. Hemen Osman Bey’e haber saldı. Ama vakit dardı; Sencer Bey, Leon’a obanın en zayıf noktasını, yani kuşatmanın yapılacağı gece kullanılacak olan gizli geçidi çoktan ihbar etmişti.
Kurtların Büyük Yürüyüşü
Osman Bey, ihaneti öğrendiğinde kılıcını kınına sertçe vurdu. "Madem bizi pusuya çekmek isterler, biz de onlara pusu nedir gösterelim! Turgut! Alpları hazırla. Gökçe! Sen ve sürün, kalenin arka yamacından sızacaksınız."
Gökçe, obanın en yüksek kayalığına çıktı. Elini göğsüne koydu, derin bir nefes aldı ve o kadim, tüyleri ürperten ulumayı serbest bıraktı. Bu kez sadece Börü cevap vermedi. Söğüt’ün dört bir yanındaki vadilerden, ormanların derinliklerinden yüzlerce kehribar göz karanlıkta parladı. Yüzlerce kurt, Gök Börü’nün Kızı’nın çağrısına icabet ediyordu.
İznik Kalesinde Son Perde
Gece, gökyüzünde hilal bir bıçak gibi asılı dururken, Leon’un kalesinde büyük bir ayin başlamıştı. Leon, Sencer Bey’den aldığı bilgilerle zaferinden emindi. Ancak kale surlarının dibinde, nöbetçilerin bile duyamayacağı kadar sessiz bir ordu birikiyordu.
Gökçe, en önde, Börü ile birlikte sarp kayalıklardan tırmandı. Pençeler ve eller birleşmişti. Tam kalenin içine sızdıkları anda, Sencer Bey’i Leon’un yanında, haritalar üzerinde haince planlar yaparken gördü.
"Senin için geldim Sencer!" diye haykırdı Gökçe, karanlıktan bir yıldırım gibi düşerken.
Kılıç ve Pençe
O an kale bir savaş alanına döndü. Osman Bey ve Alpları ana kapıyı koçbaşlarıyla zorlarken, kalenin içinde Gökçe ve kurt sürüsü tam bir kaos yarattı. Börü, Leon’un muhafızlarını birer birer savururken; Gökçe, ihanetinin bedelini ödetmek için Sencer Bey’e yöneldi.
Sencer Bey, kılıcını çekti ama karşısındaki artık sadece bir hatun değil, bin yıllık bir efsaneydi. Gökçe, gümüş kamasıyla Sencer’in kılıcını savurdu ve haini dizlerinin üzerine çökertti.
"Toprak, ihanet edenleri çabuk kusar Sencer Bey!" diyerek onu alplara teslim etti.
Ancak asıl tehlike hala oradaydı. Leon, kalesinin en yüksek kulesinde, etrafına topladığı karanlık enerjiyle son bir yıkım hazırlığındaydı. Gökyüzü morarmaya, toprak sarsılmaya başladı. Gökçe, yukarı baktığında Leon’un gözlerinin tamamen karardığını gördü.
"Final başlıyor Kurt Kızı!" diye bağırdı Leon. "Eğer ben kaybedersem, bu kale hepimize mezar olacak!"
12. Bölümde (FİNAL) Neler Olacak?
Gökçe ve Leon arasındaki nihai ruhsal ve fiziksel düello.
Alaca’nın son anda yapacağı mucizevi müdahale.
Osman Bey’in ilk fethinin manevi nişanı ve Gökçe’nin efsanesinin nasıl tamamlanacağı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…