3. bölüm · Kırmızı Dosyadaki Siyah Gül

2. BÖLÜM-Sorgulanmayanların Katili

yazarolmak isteyenbirisi

SİYAH GÜL'ÜN ANLATIMIYLA.....

Bir kişi neden insan öldürürdü ki? Açıkçası çevremde kendim hakkında en çok duyduğum soru buydu. Yanından geçtiğim insanlar hep "Siyah Gül yine cinayet işlemiş,neden yapıyor ki?Bir insan neden başka bir insanı öldürür?" diye kendi kendisine konuşuyorudu. Onları her duyduğumda içimden kahkaha atmak geliyordu. Bir seri katili sorguluyorlardı fakat çocuk ve insan kaçakçılarını,kara para aklayanları ve bunun gibi bir çok suça sahip olan insanları asla sorgulamıyorlardı. İşte ben sorgulanmayanların katiliydim. İnsanlar bir kadın sokakta darp edilirken kamera açıp kayıt alabiliyorsa,bir seri katilde insan öldürebilirdi.

"Buradayım."
Arkamdan gelen sesle irkildim. Fakat onun buluşacağım kişi olduğunu anlamam uzun sürmedi.Büyük ihtimalle karanlıkta gizlendiği için onu görmemiştim.Bir kaç adımda yanına gidip "Sırada ki hedefim kim?" diye sordum. Biraz daha çekerse yüzünü kapatacak kapuşonunu indirip bana baktı. Yüzünü asla tam olarak görmemiştim. Hep bir maske takardı, açıkçası görmek de istemiyordum.
"Kim Haedong"
"Suçu ne?"
"Kara para aklamak ve çocuk kaçakçılığı. Üç güne kadar süren var, hızlı ol."
Bu cevabı karşısında sırıttım.
"Cidden bana mı hızlı ol diyorsun?"
"Son cinayette az kalsın kaçamıyordun."
" Önüme taş atmadaydın düşüp dizimi parçalamazdım."
İşlediğim son cinayette bana yerini belli etmek için ben koşarken önüme taş fırlattığı için yanlışlıkla taşa basmıştım. Taş yuvarlanıp ayağımı kaydırınca diz üstü yere düştüm. Düştüğüm yerde de sivri çakıl taşları vardı ve sol dizimi parçaladığım için az kalsın bir sokak ötemdeki polislere yakalanıyordum.
"Her neyse, dediğimi yap."
" Sana işbirliğini ben teklif ettim biliyorsun değil mi?"
" Evet, niye?"
" Bana hiç bir zaman yüzünü göstermedin ve sanki patronummuş gibi emir vererek konuşuyorsun."
"Tamam bundan sonra daha az emir veririm hadi git işine bak şimdi."
" Tomom bondon sonro doho oz omor vororom hodo got oşono bok şomdo."
" Komik mi?"
" Evet."
O arkamdan bana bağırmaya devam ederken ben önüme dönüp şehir merkezine ilerlemeye devam ettim. Evde dura dura sıkıldığım için artık bir yerlere uğramam gerekiyordu.Cinayet planlamaktan beynimi çıkarıp çamaşır suyuna bandırmak istiyordum.
Önümden geçen 6. arabaydı. Yolun karşısına geçmem gerekiyordu fakat arabalar yüzünden bekliyordum. Gelen 7. arabayı umursamadan yola atladım. Çarpsada ölsem demiyordum açıkçası ama ölsem de pek umurumda değildi. Arkamdan uzun uzun 4 kere korna çalan araba, onu umursamadığımı görünce geçip gitti.

* * *

Şehir merkezindeki en sevdiğim kafeye girdim. Buranın diğer kafeler gibi aydınlık,sıcak bir havası yoktu. Aksine soğuk ve karanlık bir havası vardı. O yüzden burayı çok seviyordum. Kasaya gittiğimde buraya her gelişimde karşıma çıkan kıvırcık saçlı çocuk yine buradaydı. Gülümseyip "Her zamankinden mi?" diye sordu.
"Evet."
"Sanırım seviyorsun Milkshake içmeyi."
"Yok sevmiyorum,buradan çıktıktan sonra sokaktaki kedilere veriyorum."
"Ne?"
"Şaka yapıyorum canım. Seviyorum Çikolatalı Milkshake'i."
"100 para."
"Oha hayatımda ilk defa bu kadar ucuz milkshake görüyorum."
"Şaşırmış gibi yapma,hep 100 para tutuyor."
"Of iyi be."

* * *

Hesabı ödeyip içeceğimi alıp çıktım. Dışarıdaki köşe başlarına koydukları ekranlarda ben vardım. İşlediğim cinayetler,insanların röportajları...
Hepsi beni çok güldürüyordu. Orada röportaj veren herkesin suratına tükürüp " Kaçırılan kişilerin yerinde olsan da böyle ropörtaj verebilir miydin?" demek istiyordum.
Çalan telefonumla dikkatim dağıldı. Ekranda yazan isimi okuduğumda surat ifadem tiksinmeye döndü. Şimdi açmazsam sabaha kadar arayacağını bildiğim için açtım?
" Alo?"
" Lara! Sana kaç kere diyeceğim telefonumu geç açma diye!"
" Yine para mı isteyeceksin?"
" Heh evet, ben gene kumarda borca girdim bana bi 8000 para atar mısın?"
" Atamam abi,ama şey yapabilirsin. Gördüğün en derin su birikintisine atla ve suyun içindeyken burnundan nefes al. Çok işe yarar."
Dedim ve telefonu kapattım. Abim bana hiç bir zaman yardımcı olmamıştı.Annem ve babam öldükten sonra hayatını kumara adamıştı ve geçmişte bana şiddet uyguluyordu. Şimdi de gelmiş yüzsüz gibi gelmiş para istiyordu.

Dolan gözlerimden akan iki yaşı ellerimle silip evime doğru yürümeye başladım. Ailemin katilini bulmadan ölmeyecektim.