3. bölüm · KIRIK ZAMAN(gerçek ailem)

3. Bölüm

Derin .

Söyle bir sorun vardı ki...
Ben bu yemekleri daha önce ne duydum, ne gördüm ne de yedim!

Sanırım Alp ne olduğunu anlamış olacak ki bana baktı

"Canım,bir tanecik kız kardeşim sen bunun ne olduğunu biliyor musun" diye sorunca kafamı hayır anlamında iki yana salladım,o sırada Büge hanım konuştu

"Güzelim bak şu turuncu olan tarhana çorbası, diğeri pilav" dedikten sonra başka bir şeyi işaret etti "o da et biliyor olabilirsin hepsi çok güzel yemekler bence beğenirsin"

O çorbanın ismi ne kadar değişikti,ben hayatta söyleyemezdim sanırım onu

Gülümseyip tabağımdakinlerden yemeye başladım.

Etin tadı çok hafif Beef stroganoff a benziyordu tabii onu da bir kere yemiştim yağlı diye annem bana 'kilo alırsın' diyip yedirmemişti.
Her neyse.

Çorbayı içip pilav ve etten çok az yedim ve feci doymuştum

"Ee şey ben YA tak nayelsya(çok doydum)" diye mırıldandım ama sanırım en son ne dediğimi anlamamışlardı,iyi de sorsalar da anlatamazdım ki Türkçe'sini bilmiyordum ben!

"Ha?" Diyen üç ses aynı anda sırasıyla Alp,Çağıl ve Yaman'dan çıkmıştı

Yemeği yedikten sonra sofradan kalkmış hepimiz salona geçmiştik ve şu an koltuklarda oturmuş duruyorduk. Doğduğumu anlatana kadar kafamda binbir kelime geçmişti ama Büge hanım anlamıştı hemen

"Arina neler yapmayı seviyorsun anlatmak ister misin" diyen Baran bey oldu

"Piyano çalıyor ben" diyip duraksadım "e bir de resim" devamını getiremedim çünkü kelimeyi hatırlamıyordum

"Ya ben bu kızın konuşmasını yerim hatta konuşmasını değil direk kardeşimi yiyebilirim sarılıp bırakmam!" diyen Alp olmuştu

"Sus lan oğlum kızıma rahat vermediğini görürsem kulaklarından asarım seni" dedi Baran bey

"Yok yok siz onu asmak yok" dedim hızlıca ki o sırada hafif kıkırtıları duymuştum komik bir şey mi vardı?

Ben kaşlarımı çattığımda Yaren konuştu gülümseyerek

"Mecaz anlamda söyledi yani şaka yaptı şaka"

Anladım anlamında kafa salladığımda arkamı yaslandım ama uykum feci gelmişti. Hemde çok. Türkçe'si neydi! Rusça söylesem anlarlar mıydı?
Denemekten başka çare yok

"Spokoynoy nochi"(iyi geceler) ayağa kalktım ama kimse anlamamış gibiydi

"Ben Türkçe'sini bilmiyor o yüzden öyle dedi" aklıma geldiği anda cümleyi düzelttim "öyle dedim"

"İyi geceler mi diyecektin ki?" Diye sordu Çağıl, he işte o!

"Evet" dedim ben de sesim gene aksanlı çıksa da Türkçe konuşuyordum işte!

"İyi geceler kızım" diyen Baran bey ve Büge hanıma gülümseyip odama çıktım. Yan odadan ağlama sesleri geliyordu sanki çocuk mu ağlıyordu? Baksa mıydım? İçimden geçirdiğim soruyu es geçip kendi odamdan çıkıp yan odaya baktım,yani aslında yan oda değil iki yan oda.

Işık ağlıyordu, yatağında oturmuş baya baya ağlıyordu

"Işık" dedim yanına giderek

"Neyi var senin" diye mırıldandım

"Kabus göydüm ben" dedi tatlı sesiyle. Yankı'nın dediği gibi Işık gerçekten bana benziyordu,sadece saçları biraz daha koyu bir sarıya kaçıyordu.

"Ağlama, seni uyutsun ben?"

Hafifçe kucağıma çekip bildiğim tek ninniyi söyledim

"Спи, моя радость, усни!
В доме погасли огни.
Птички затихли в саду,
Рыбки уснули в пруду.
Месяц на небе блестит,
Месяц в окошко глядит.
Глазки скорее сомкни,
Спи, моя радость, усни!
Усни! Усни!" Ben bu kadarını söylemişken uykuya dalması beni şaşırttı ama tekrar yerine yatırdım sessiz adımlar ile odadan çıkacaktım,arkamı döndüm ki Yankı'yı burada görmeyi beklemiyordum

"Ne güzel sesin varmış senin biliyor musun Işık geceleri uyanırsa sakinleşmez ama ilk defa bu kadar çabuk sakinleştiğini görüyorum,bende ona bakmaya gelmiştim"

"Bir şey gördüm dedi,yok başka bir şey dedi ama ben söyleyemiyor" dedim kısık sesle

"Kabus mü demek istedin"

"Evet onu demek istedi ben"

"Tekrar et beni bak şimdi ka-bus"

"Kabus" diye mırıldandım kelime çok uzun değildi zor da değildi ve umarım doğru söylemişimdir

"İyi geceler" dediğinde bende
"Spokoynoy nochi" diye cevap verip çıktım.

Kendi odama girdim,giyinme odasına ilerleyip Rusya'dan getirdiğim pijama takımlarından birini alıp üzerime geçirdim ve direk yatağa geçtim.

Hayatımda geçirdiğim en ilginç, değişik hem berbat hem de güzel günü geçirmiştim. Bu gün yaşadıklarımın yorgunluğu ve şaşkınlığı ile kendimi uykuya bıraktım.


Yazardan

Aşağıda Arina hariç herkes oturuyordu, Yankı bir kaç dakikalığına kızına bakmaya gitmişti orada Arina'yı görmeyi beklememişti ama Işık'ı gece bu kadar rahat sakinleştireni ilk defa görmüştü.

Tekrar aşağıya inince eşi Yaren'in yanıma tekrar oturdu.

"Işık ağlıyordu demiştin nasıl bu kadar kolay sakinleştirip uyuttun" diye sordu Yaren şaşkınlıkla

"Ben uyutmadım odada Arina'yı gördüm Rusça bir şeyler söylüyordu Işık'a ama ne dediyse Işık uyudu biliyor musunuz" diye cevap verdi Yankı.

"O değilde bakın buraya yazıyorum Arina ilk bana abi demezse şerefsizim" diye konuştu Alp, Arina onu ilk gördüğünde enerjisini sevmişti.

"Sen zaten şerefsizsin"
"Ayrıca nerden biliyorsun lan belki bana abi diyecek ilk Allah Allah" dedi bu sefer Yaman'da

"Oğlum bir durun da kız bir Türkçe'yi öğrensin sonra abi der hem bir kere ilk bana abi der belki ne biliyorsunuz boş boş konuşuyorsunuz ayrıca ben Türkçe öğretmeniyim ben kardeşime öğretirim Türkçe'yi de abi demesini de" bunu diyen Eren oldu

"Ya abilerim bir durun aaa o değilde ya çok tatlı değil mi konuşma tarzı bile çok şirin valla yemekte yiyesim geldi onu" dedi Çağıl. Kız kardeşini çok sevmişti ama düşünüyordu Arina onu sevmiş miydi? Ya da sevecek miydi?
Sevmişti

"Kimi yiyorsun lan vallahi döverim seni" diye ona kızan Asaf olmuştu ama susmadı devam etti "ama harbi çok tatlı ya çok da güzel maşallah işte genlerimiz güzel bir de Işık ona çok benzemiyor mu ya"

Yaren konuştu bu sefer de
"Evet kız çocukları halalarına çeker derlerdi de inanmazdım ama gözleri falan bildiğimiz aynı sadece Işık'ın saçları biraz daha koyu" dedi ve aklına gelen şey ile devam etti "hem ne malum abi diyeceği Allah Allah belki bana ya abla ya da yenge diyecek" diyerek gülümsedi,onun hayaliydi bir kız kardeşi olsun ya da evleneceği adamın bir kız kardeşi olsun. Şimdi öz kardeşi gibi göreceği bir kardeşi vardı

"Karım haklı ayrıca Arina ilk bana da abi diyebilir yani hem her şeyi geçin ilk Işık'la tam konuştu benim kızım sizden önce konuştu Arina'yla yani bu da demek ki benimle konuşacak"
diye de bitirdi Yankı salondakinler gülüyordu.

Büge hanım ve Baran bey de çocuklarına gülümseyerek bakıyordu.

Hepsinin uykusu gelince teker teker odalarına çıktılar. Sadece Büge hanım odasına gitmeyip Arina'nın odasına gidip baktı

Kızı sanki kötü bir kâbus görüyor gibi kaşların çatmıştı uyurken yaş akıyordu gözünden. İyice yanına gidip kızının saçlarını okşarken Arina'nın ağzından mırıltılar çıkıyordu
"mat"(anne)
"Mne strashno, ne ostavlyayte menya odnogo"(korkuyorum yanlız bırakma beni)
"Zdes' tak kholodno"(burası çok soğuk)

Kızının ne dediğini anlamamıştı ama
"Uyu güzelim yok bir şey" diye mırıldanınca ellerini kızın saçlarından çekti. O sırada Arina'nın yüzü gevşetmişti,o kâbustan kurtulamamıştı ama korktuğu yerden kurtulmuştu.

Büge hanım kızının odasından çıkınca açık olan kapıları kapatıp kendi odasına gidip eşinin yanına yattı.

Artık evdeki herkes uyuyordu.

O sırada şiddetli bir yağmur bastırmıştı şehre.

Selammmmm

Nasılsınızz

Bölüm nasıldiii

İnşallah beğenmişsinizdiirrr

Bir de şey sorucam ya bir iki hafta zaman atlaması olsun mu yoksa Arina'nın kime nasıl alıştığını okumak ister misiniz? (Valla lütfen saçma sapan sorular sorma Derin demeyin karar veremiyorum)

Ama nasıl alıştığını yazıyım ben yaa

Bide ben Rusça kelimelerin söylenişini yani okunuşunu yazıyorum yazılışını değil sorun değil dimi

Neysemkineee
Diğer bölümde görüşüzzzzzzzzz 🌷 😻