5. bölüm · Kırık Fener sokak

V. BÖLÜM: BİR GECE MESAFI VE TEHLİKELİ ADIMLAR

YUSUF SEMİH YAZICIOĞLU

Zaptiyelerin ağır, çivili kundura sesleri Kırık Fener Sokak’ın taşlarında çınlarken Tamburi Kenan, saz kutusunu bağrına bastırıp birkaç adım attı. Gözleri, karanlığın içinden üzerine doğru yürüyen üç gölgeye kilitlenmişti. Kutunun içinde saklı hürriyet bildirilerinin ağırlığı, sanki omuzlarına tonlarca yük bindiriyordu.
Tam o kritik anda, sokağın kuytu köşesindeki ahşap kapı hafifçe gıcırdadı. Meryem, elinde feneriyle sokağa adım attı. Tülbendi karanlıkta beyaz bir aydınlık gibi parıldıyordu. Zaptiyelerin başı aniden o tarafa döndü. Bir genç kızın gece vakti sokakta olması, o devirde alışılmış şey değildi.
"Kimdir o?" diye bağırdı öndeki zaptiye çavuşu, elindeki feneri Meryem’in yüzüne doğru kaldırarak. "Bu saatte ne ararsın sokakta?"
Meryem, kalbinin güm güm çarpmasına rağmen bakışlarını yere indirip sesine sarsılmaz bir dinginlik verdi. "Dergâhtaki meşikten dönen dedem Feyzullah Efendi’nin dualı kitabını Nuri Efendi’nin dükkânının önünde düşürmüşüz. Onu aramaya çıktım ağalar. Dedem kitapsız sabahlayamaz."
Zaptiyeler duraksadı. Mahallenin merhum ve hürmet edilen eski imamı Feyzullah Efendi’nin adı geçince havadaki o sert eda bir anlığına yumuşadı. Meryem’in bilerek yarattığı bu birkaç saniyelik duraklama, Kenan’a ihtiyaç duyduğu zamanı kazandırdı. Kenan, zaptiyelerin dikkati Meryem’e kaymışken adımlarını hızlandırıp Sahaf Nuri Efendi’nin dükkânının gölgesine sığındı. Dükkânın kapısı hafifçe aralandı; Nuri Efendi uzanan yaşlı eliyle Kenan’ı içeri çekip kapıyı sessizce kapattı.
"Geç kaldın evlat," diye fısıldadı Nuri Efendi karanlıkta. "Paşa Konağı’nın ateşine fazla yaklaşıyorsun. O kutunun içinde ne olduğunu sormayacağım ama Kırık Fener Sokak bu gece büyük bir sırrı yuttu, bilesin."
Kenan derin bir nefes alıp saz kutusuna baktı. Dışarıda ise Meryem, zaptiyelerin sorularını sükûnetle yanıtlayıp tekrar avlu kapısından içeri süzülmüştü.
Kenan, Nuri Efendi’nin dükkânındaki gizli bölmeye kutuyu bırakırken kendi kendine söz verdi: Bu mahalle, Meryem’in inancı ve Dilek Hanım’ın hürriyet sevdası arasında çalkalanırken, o sazın teli bir daha asla eskisi gibi hüzünlü çalmayacaktı. Karşı yakadan gelen rüzgâr artıyordu ve Kırık Fener Sokak, fırtınanın tam ortasındaydı