3. bölüm / 6
¿Kayıtsız Soytarı?3. BÖLÜM
Bölümler 6Şu an: 3. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM468 kelime
- 2 2. BÖLÜM400 kelime
- 3 3. BÖLÜM518 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. BÖLÜM541 kelime
- 5 5. BÖLÜM920 kelime
- 6 6. BÖLÜM894 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çocuk ile uzun uzun konuştum. Ailesi etrafta yoktu. Küçücük çocuğu başı boş bırakmışlar belliki. Çocuğa sarıldım. Yazık bu çocuklara. Aileler düşmanları gibi seviyorlar bu çocukları.
- benimle gelmek ister misin?
- Neresi? Nereye?
- polis. Belliki anne ile baba seni unuttular ama merak etme ben yanındayım. Korkma olurmu?
Çocuğun elinden tuttum ve onu küçük bir gezintiye çıkardım diyebiliriz.
. . .
Aradan belli bir vakit geçti. Evime gitmiştim. Gittiğim gibi kostümlerim ile uyuyakalmışım.
Kendime güzel bir sofra hazırladım. Güzel dediğim şeyde yumurta haşlaması, peynir, salata ve patates kızartması. Doydum en azından. Bu gün Derin ve onu komşusu Belinay ile buluşacaktım tabiki tek erkek ben olmak istemediğim için bizim Ferit'i de çağırdım. Buluşma için bol pantolon, hava soğuk olduğu için koyu yeşil, boğazlı bir kazak giydim. Yakışıklı oldum he. Belinay ile ilk defa tanışacaktım. Heyecanlandım. Buluşma yerine çok şükür gelmiştim. Ferit üstüme doğru koşmaya başladı. Sonumun geldiğini sandım. Şaka şaka sarılmaya koştu tabiki. Herkesle el sıkıştım. Sıra Belinaya gelince bana bi garip baktı. Ben de ona baktım.
- Efendim? Bi sıkıntı mı gördün?
- Yok,yok tarzın.. hoşuma gitti..
- Ya biliyorum bende tabii ki güzel bi tarzım vardır. Derin de öyle söyler.
Kız sustu. Derin bizim her zamanki mekana gidelim diye kaş göz hareketi yaptı. Tamam anlamında başımı salladım. 20-25 dakika sonra oradaydık. " Usta Mesut Çiğ köfte "
4 kişilik bi masaya oturduk. Ferit
- Her zamankinden abi
Mesut abi anlamamış, şaşkınlıkla Ferit'e bakıyordu.
- Ne oğlum? Ne her zamanki?
- Abi hatırlamıyormusun hep geliyoruz buraya yediklerimiz aynı.
- Oğlum ben milletin ne yediğine mi bakıyorum. Nerden biliyim senin hep ne yediğini
- Tamam abi. Menü alabilir miyiz biz bi tane?
Kisa süre sonra Mesut abi menüyü getirdi.
Herkes teker teker sipariş verdi. Ben yemeğimi ilk bitiren oldum. Ferit'e bi sigara içip geliyorum dedim ve dışarı çıktım. Arkamdan Belinay geldi.
- Seni yakından tanımak isterim. Ne iş ile ilgilenirsin? Neler yaparsın?
- Ben palyaçoluk ile ilgileniyorum. Sen neler yaparsın?
- Hiç öyle...Kahve dükkanım var benim. Gel bi ara uğra. Kahveler benden olsun.
Dedi hafif bi gülümsemeyle.
Tatlı bir gülümseme ile " gelirim çok sağ ol "
Dedim. Sağıma baktığımda bizimkiler yemeklerini bitirip dışarı çıkmışlardı merakla
- Hesabı kim ödedi?
- Hesap seni bekliyor. Gel beni öde Ayaz of Ayaz diyor kanka. Git bak şu hesaba.
Soruma Ferit'in böyle cevap vermesi ' hesabi sen öde ' demekti. Hesabı ödeyip dışarı çıktım. Şimdi nereye gidiyoruz diye soracaktım ki birden Derin telefonunu açtı. Yüz ifadesi çok korkmuşa benziyordu.
- Baksanıza gene tatlı bi erkek çocuğu ölmüş. Sen bunu hiç gördün mü dün akşam Ayaz? Çok da tatlı bir çocuk. Baksana minik...
- Bu çocuk dün akşam ailesini kaybetmişti. Ben de polise bıraktım.
- Bilmiyorum Ayaz. Çocuk sabah annesinin evinin kapısının önünde bağırsakları dışarı sarkık bi şekilde ölü bulunmuş. Annesi çocuğunu bu halde görünce yere yığılmış. Komşular da hastaneyi aramış.
- Yazık çocuğa. Çokta tatlı bir şeydi.
- Ayaz dün gittiğin parkamı gitsek. Ne oluyo şu an orda çok merak ettim.
- Gidelim Derin... Gidelim.
Dün akşam gittiğim parkın önüne getirdim onları. Polisi görünce bende dayanamayıp soru sordum.
- Ne olmuş abi burda?
Bildikleri kadar anlattılar. Çok az şey biliyorlar diyebiliriz aslında..
Bölüm etkileşimi
