Kayıp parçalar kitap kapağı

1. bölüm / 4

Kayıp parçalar

1

Vaveyla Yazarı: Star Girl

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 1

~Giriş~

Yıkım. Gözlerimin bile inanamadığı derecede yıkım. Fakat biliyordum ki bu bile sadece başlangıçtı. Aynı zamanda bazılarımız için bir sondu.

Şimdiki zaman/ Ros

"Kızııııım! Kalk hadi! Kahvaltı hazır."

Her zaman aynı saatte duyduğum annemin sesiyle yorganı yüzümden bıkkınlıkla çektim. Yatakta dururken günlük rutin olarak posterlerimde göz gezdirdim. Thomas... Çok yakışıklı.

Zar zor yataktan kalkmayı başarınca kişisel işlerimi halletmek için banyoya yöneldim. Yarı uykuyla dişlerimi fırçalarken arkamda bir ses duydum. Düşme sesimiydi? Arkama dönmek yerine aynadan baktım. Görünürde bir şey yoktu.

'Bir şey düştü galiba' diye düşündüm ve uyurgezer gibi aşağıya indim. Annem oturmuş beni bekliyordu.

Anneme "Günaydın." diyince gülümsedi.

"Bazılarına gün doğmamış galiba"

Annemin bu lafına tebessüm ettim ve masaya oturdum. Kahvaltı yaparken telefonumu çıkarıp bildirim paneline baktım. Annemin sesi yine doldu kulaklarıma, "Bırak şu telefonuda bi nefes al." dedi.

Zaten bildirim yoktu. Tam telefonumu kapatacakken bi bildirim sesi geldi. James.

'Hey, Ros! Seni özledim ya. Gelsene beraber biraz takılalım.'

Bir konumla beraber bu mesaj vardı. Konuma girdim. Biraz şaşırdım doğrusu, çok uzak bir yer. James bilir oysaki babamın kızdığını bu tür şeylere.

Kaşılarımı çatarak baktım ve düşündüm. En iyisi gitmem olacak. Sonuçta James beni özlemiş onu kıramam. Annemede haber veremezdim çünkü hemen babama haber verecekti ve izin de vermezdi zaten gitmeme.

Yukarı çıkıp çantamı aldım ve gerekli şeyleri koydum. Dışarı çıkacakken annem,

"Nereye gidiyorsun, kızım?"

Olduğum yerde dururken hemen bahane üretmeliydim.

"Aaa şey James biraz takılmak istiyorda onlara gidiyorum."

Yalanda sayılmazdı. Annem üstelemedi zaten her an yaptığımız bir şey. Ya James bize gelir ya da ben onlara giderdim hep.

O uzak yere gitmek için bir taksi tuttum ve taksi ilerledi. Baya bi ilerleyince durdu ve "Hanımefendi araba buraya kadar geldi, gerisini siz halledersiniz." dedi.

Parasını ödedim ve çıktım arabadan. Biraz yokuştu. Yokuşu çıkınca gözlerimle James'ı aradım. Ama görünürde yoktu. Onun yerine bir kaç kişi vardı sadece. Acaba yanlış konumamı geldim? Konumu kontrol edince doğru yerde olduğumu gördüm. Halla halla.

Yine de oradakileri merak ettim. Bi gidip bakayım. Yanlarına varınca hepsi yüzünü bana çevirdi. O an şok oldum. Thomas burada??

İlahi bakış açısı

Ne olduğunu kimse anlamıyordu. Hepsi arkadaşından aldığı mesaj üzerine buraya gelmişti. Oysa birbirlerine mesaj falan atmamışlardı. Neler oluyordu? Bu bir şakamıydı?

Ros, hayallerindeki adamı, çocukluk aşkını gördüğüne inanamıyordu. Şok olmuş bir şekilde ona bakmayı sürdürüyordu. Evet gerçekten oydu. Ros daha 8 yaşındayken televizyonlarda gördüğü o çocuktu. Ta o yaşlarda vurulmuştu ona. Onu hayran hayran izlerken sessizliği Fred bozdu;

"Ooo ünlü boksör Thomas'ta burada. Sadece masumların olacağını zannediyordum."

Ros bu adama gerçekten dayanamıyordu. Ona yaptıkları aklına gelince yüzünü buruşturdu. Gerçekten onun burada ne işi vardı? Ros Fred'e bakmayı bırakarak diğerlerini incelemeye başladı. Cidden bu onun için son darbeydi. Kızıl saçlı kız etrafı deli gibi inceliyordu, ve evet Ros ile göz göze geldiler.

Lia gözlerini fal taşı gibi açarak Ros'a baktı. Bu sapık kızdamı buradaydı? Lia bunları aklından geçirmeden duramıyordu. Onunla unutulmaz bir geçmişleri vardı.

2 yıl önce... (Lia)

"Freeed! Hemen buraya gel!" Yine ne halt karıştırıyordu? Fred beni takmıyordu. Fred kuzenine ne yetiştirmeye çalışıyordu? Bıktım ondan. Canımı sıkıyor. Zaten ben neden cahilliğime verip bu çocuğun çıkma teklifini kabul ettim. Bir de yetmezmiş gibi onun evinde yaşıyorum! Bu çılgınlık! Ha buda yetmezmiş gibi benim kuzenim onun kuzeniyle çıkıyor. Hatta onlarda bizimle kalıyor. Pislik kuzenim her yerde peşimden geliyor. Hem neden o hep en iyilerine layık? Benim neyim eksik ondan? Ben her gün Fred'i çekmek zorundayken o sevgilisiyle gününü gün ediyor. Kıskanmıyor değilim ve evet onun sevgilisinden hoşlanıyorum. Belki de ergenlik aşkıdır. Yinede zannetmiyorum ama yok ya ben deli gibi aşığım ona. Her zamanki gibi kuzenim olacak Olivia'nın sevgilisi Robert'ı izlerken Fred'in çıldırmış sesi tüm odayı doldurdu. Ona gerçekten katlanamıyorum artık.

"Lia sen bana ne diyordun yine?!" Diyen Fred beni yine çıldırttı. Gözlerim biraz onun gözlerinde oyalandıktan sonra

"Dün akşam yine yoktun?" Evet yine boşluğuma geldi ve tam olarak Robert ve Olivia'yı göstererek ani cesaretimle "Bende onlar gibi bir ilişki istiyorum! Onlar hep beraberler! Fakat sen geceleri kayboluyorsun. Allah aşkına her akşam nereye kayboluyorsun?"

Umursamaz bir tavırla "Sana ailemi görmeyi gidiyorum diye kaç kere diyeceğim?" diyerek ortamı terk etti.

Sen bunları külahıma anlat paşam. Cidden inandığımımı düşünüyordu? Benim gibi dedikoducu gözlemci birinin gözünden kaçmaz. Ah fazla erken konuşuyorum evet tam bu akşam öğreneceğim ne haltlar karıştırdığını. Düşüncelerimde kaybolmadan Olivia'ya hafiften çarparak odama girdim. Artık onları düşünmemeliydim. Robert benim değilse ilgi manyağı kuzenimin hiç olamazdı! Ah gerçekten mi? Soğuk bir duşa girmem gerekiyor. Çok streslendim şu an bu duş iyi gelebilir.

Duş bana hep iyi gelir, bu sefer de iyi gelmişti. Bir türlü gece olmuyordu. Zaman ne ile geçerdiki? Ah doğru ya bugün Lera'nın fan buluşması vardı. Hemen telefondan canlı yayına katıldım. Gerçekten bu bücür çok komikti. Her fanına imza vermiyordu. Değişik bir yaratık. Yine de izleyenleri hep güldürmeyi başarıyor.

Sonunda beklediğim an gelmişti... Gece olmuştu ve evet Fred yine evde yoktu. Lan Allah'ın zalimi bugün o kadar azarladım ailen bile olsa en azından gitmeseydin. O buradan daha fazla uzaklaşamadan hemen evden çıktım. Tabiki çirkin kuzenim yokluğumu anlamasın diye yatağımın içerisine bir şeyler doldurmuştum. Fred dümdüz ilerliyordu. Biraz daha yaklaşınca burnumun deliklerini yoğun parfüm kokusu doldurdu. İnanamıyorum! Bu kadar parfümü ailesi için mi kullanıyor gerçekten? Güleyim bari. Lia yemez!

Fred oldukça mutlu görünüyordu. Yarım saatlik bir yürüyüşten sonra sonunda bir evin önünde durdu. Bir dakika o ne yapıyor?

Neden kapıyı çalmıyor? Bir saniye o cama doğru mu yürüyor? Camı hafifçe ittirmesiyle cam hemen açıldı. Bir bacağını hemen evin içine sarkıttı. Etrafını iyice inceledikten sonra ani hamleyle kendisini içeriye attı. Sanırım annesinin evine camdan girmiyordur değil mi? Daha fazla oyalanmadan hemen cama yöneldim. Ve içeriyi usulca izlemeye başladım. Gördüklerim gerçek olamazdı. Kollarının arasında sarışın bir kız vardı hem de gecelikle! Beni asıl şaşırtan şey ise kızın uykuda olmasıydı. Fred kızı kollarının arasına almış dans eder gibi saçma sapan hareketler ediyordu. Bu kızın gerçekten olanlardan haberi yok muydu? Resmen taciz ediliyor! Peki neden uyanmıyor. Farkındamı yoksa değil mi? Niye olacak be Lia kesinlikle uyku ilacı vermiştir. İçeriye dalmak istedim fakat Robert için bu ukalaya göz yumacağım. O da zamanı geldiğinde bana göz yumacak. Çaresiz kız ona da yazık oldu. Elimden bir şey gelmez, kendimi düşünmeliyim. Bu sarışın kız benim yaşlarda vardı. Resmen aldatıldım! Hangi aklı başında insan benim gibi birisini aldatır?! Fred kızın boynuna küçük öpücükler bırakıyordu. Daha fazla izleyemeden eve geri döndüm. Uykuya dalmam fazla sürmedi...

Günümüz

Lia Ros'un kim olduğunu hatırladı. Bu kızı nerede görse tanırdı.

Onunda bir suçu yoktu aslında. Tatlı birine de benziyordu. Masum gibiydi. Belli ki gözlerini alamadığı her gün televizyonlarda yayınlanan ünlü boksör Thomas'a aşık'tı. Lia bunları aklından geçirmeden edemedi.

Jenny halâ şaşkındı. Tek bir tanıdığı vardı. O da eski sevgilisi olan Thomas'tı. Jenny Thomas'a artık öyle duygular beslemiyordu. Zaten ayrıldıkları ilk günden beri çok yakın arkadaşlardı. Jenny hızlı etkilenen biri olmasına rağmen buradaki hiçbir erkek dikkatini çekmemişti. O da diğerleri gibi halâ sorguluyordu. Burada ne yapıyoruz? Evet isteseler gidebilirlerdi fakat halâ çok erkendi. Jenny'nin dikkatini kızıl saçları olan gür sesli kız çekmişti. Geldiklerinden beri kimseye söz hakkı vermiyordu. Jenny onunla arkadaş olmak istiyordu.

O an herkese aynı anda bir mesaj geldi. Mesaj kutusunu açtılar. Gizli bir numara,

'10 kişiyi olacaksınız. Sabırla beklemeye devam edin.'

Bu da neyin nesiydi? Anlamaz gözlerle birbirlerine baktılar.

Sonunda Agust, "Ne 10 kişisi ne beklemesi? Kim yapıyor bunu? Şakanız hiç eğlenceli değil." dedi. Lisa düşünüyordu. Cevap verdi,

"Şaka değil bence. Ciddi bir durum söz konusu. Neyin nesi bende anlamadım tabi"

Bir süre sessizce beklediler. Ama hiçbir şey olmadı. Agust,

"En iyisi her ne için bekliyorsak bunu günlük bir rutin gibi her gün gelip yapalım. Her neyse en sonunda ortaya çıkacaktır. Beraber takılabiliriz bu süre zarfında."

Kimse bir şey demedi.

Jenny'nin aklına bir şey takıldı, bir eksiklik vardı. Bir çok eksiklik var ama bunu fark etmemek mümkün değil. 10 kişi olacakları söyleniyordu. Peki biri neden eksikti?

O an bir mesaj daha geldi. Aynı numaradan gelmişti,

'Bir süre burada yaşam süreceksiniz. İsteseniz de istemesenizde...'

Bu mesajı görünce tepki veremez oldular. Lisa, "Bu ne saçmalık?!" diye sitem etti.

Ardından Agust, "Yoo istemesem giderim. Ama sizce de biraz korkutucu değil mi?" dedi.

Herkes ona katılıyordu. Merak duygusu hepsinde ağır basmıştı.

Jenny buraya gelmeden öncede sosyal birisiydi. Her türlü sosyal etkinliğe katılırdı. Zaten Thomas'ıda bu sayede tanıdı. Thomas'a aşık olmuş olması gerçeği bile Jenny'nin midesini bulandırıyordu. Gerçekten nasıl ona o gözle baktı. Oysa şimdi ona karşı hiçbir şey hissetmiyordu. Konusunu dahil açmak istemiyordu.

Lisa oldukça zeki biriydi. Buraya gelmeden önce sokaklarda mafya gibi dolaşırdı. Hiç bir zaman kuzeniyle anlaşamazdı. Ama kuzenine borçluydu çünkü onu çok iyi biriyle tanıştırmıştı. Lisa etrafına iğrenerek bakıyordu. Herkese küçümser bakışlar atıyordu. Lisa şu ana kadar henüz birinden hoşlanmamıştı. Ta ki Alex'i görene kadar. O ona ayrı bir zevk katıyordu. Burada olmadan öncede Alex'i seviyordu. O da burada, Lisa bu duruma hem şaşkın hem de mutluydu. Fakat duygularını her zamanki gibi saklıyordu. Ve o bu konuda uzmandı.

Alice hiç eğitim almamış olmasına rağmen dövüşte çok iyiydi. Erkeklerle dövüşmeye bayılıyordu. Alex onun çocukluktan beri en yakın arkadaşlarındandı. Alice, Alex'i kardeşi gibi görüyordu. O babasından çok şiddete maruz kaldığında Alex'e sığınırdı. Zaten babası onun Alex'ten başka kimseyle görüşmesine izin vermiyordu.

Fred burada çok eğleneceğini düşünüyordu. Fakat diğerleri öyle görünmüyordu. Fred'in resmen hayalleri gerçekleşmişti. Hayallerindeki kadın buradaydı. Tabiki her şeyin dedikodusunu yapan Lia'da ne yazık ki buradaydı. Burada çok eğlenecekti. Hissediyordu. Kendisine aynı zamanda arkadaşta bulmak istiyordu. Fred kalbi çok iyimser birisi fakat herkes gibi onunda hataları oldu. 'Bize burada yaşam süreceğimizi söylediler... Ama... Burada küçük bir işimiz bile yok. Ne yapacaktık? Thomas ve Ros'un parasınımı yiyecektik?'

Thomas burası için kötü düşünmüyordu. Kariyerini de düşünmüyordu. Burada eğleneğini düşünüyordu tıpkı Fred gibi. Thomas çok sakin davranır. Arkadaşlarınada oldukça sadıktır.

Alex ne hissedeceğini bile bilmiyordu. Buraya geldiler ve hepsi şaşkındı. Alex anlamıştı burada çok uzun bir zaman geçireceğini anlamıştı. Mutlu mu olsa üzgün mü olsa bilememişti. Ne yani ailelerinden ayrı mı kalacaklardı? O daha şimdiden geleceğe yönelik çok fazla düşünmeye başlamıştı.

Agust sadece bakıyordu evet sadece bakıyordu. Hiç bir şey düşünemiyordu. Sanırım buraya alışması zaman alacaktı. O ayrıca merak ediyordu. Neden burada olduklarını merak ediyordu. O tanıdığı kimsenin olduğunu düşünmüyordu fakat Alice'i kesinlikle tanıyordu. Onun eski sevgilisiydi. Ah ah önceden ne çok eğlenirlerdi. Her şey onun babası yüzünden olmuştu. Zamanla Agust'unda Alice'e olan duyguları azalmıştı ve bir hiçe dönüşmüştü. Gerçekten zaman her şeyin telafisiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18