kayıp kıyı kitap kapağı

3. bölüm / 3

bölüm 3: ışığın ardındaki sessizlik

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: bölüm 3: ışığın ardındaki sessizlik

okuyucu bilgilendirmesi
Bu bölüm, Kayıp Kıyı hikâyesinin final bölümüdür.
Bu bölümde hikâyenin ana gizemi çözülmeye çalışılırken karakterin yaşadığı psikolojik süreç daha yoğun şekilde ele alınmaktadır.

Eserde;
sevilen birinin kaybıyla başa çıkma süreci,
yoğun yas ve suçluluk duygusu,
psikolojik çöküş,
gerçeklik algısının sorgulanması,
korku ve gerilim unsurları,
geçmişin izleri,
insan zihninin travma karşısındaki tepkileri
yer almaktadır.

Bu kitapta anlatılan karakterler, olaylar ve mekânlar tamamen kurgusaldır.
Hikâyede yer alan psikolojik durumlar herhangi bir hastalığı tanımlamak veya temsil etmek amacıyla değil; bir insanın ağır kayıp ve travma karşısında yaşayabileceği iç çatışmayı anlatmak amacıyla kullanılmıştır.

Final bölümü hakkında;
Birinci bölüm bir karşılaşmaydı.
İkinci bölüm bir çağrıydı.
Üçüncü bölüm ise cevabı ararken kaybolmanın hikâyesidir.

Mert artık yalnızca Ela’nın ölümünün ardındaki gerçeği aramamaktadır.
O, kaybettiği kişinin ardından kendi içinde kalan parçaları da aramaktadır.
Fakat bazı kapılar açıldığında insan aradığı cevabı bulmaz.
Bazen sadece taşıyamayacağı bir gerçekle karşılaşır.

Bu bölüm;
bir aşk hikâyesinin sonu değil,
bir insanın sevdiği kişiyi kaybettikten sonra kendisiyle verdiği savaşın sonudur.
Çünkü bazen en büyük korku karanlık değildir.
Bazen en büyük korku, karanlıkta gördüğümüz şeyin gerçekten orada olup olmadığını bilememektir.

"Bazı insanlar kaybolmaz.
Sadece geride kalanların zihninde yaşamaya devam eder."

Bu bölümü okurken dinleyebileceğiniz müzikler;
The Night We Met
Fourth of July
How to Disappear Completely
Videotape
On the Nature of Daylight
Experience
Outro
Wait

Son bölüm notu;
Bu noktadan sonra hikâye sona yaklaşmaktadır.
Ancak her hikâyenin sonunda bütün sorular cevaplanmaz.
Bazı hikâyeler bittiğinde geriye cevaplar değil, düşünceler kalır.
Çünkü bazı kayıplar unutulmaz.
Sadece insan onlarla yaşamayı öğrenir.

bölüm 3: ışığın ardındaki sessizlik

mert o geceden sonra başka biri oldu.
daha doğrusu, herkesin gördüğü mert aynıydı ama içinde taşıdığı şey değişmişti.
artık amacı ela’nın ölümünü kabullenmek değildi.
çünkü kabul etmek için önce anlamak gerekiyordu.
ve mert hiçbir şeyi anlamıyordu.

ela neden deniz fenerine gitmişti?
neden ölümünden sonra telefonundan mesaj gelmişti?
ve neden yıllardır kullanılmayan bir deniz fenerinin ışığı tekrar yanmıştı?
bu sorular kafasında dönüp duruyordu.
uyumuyor, sadece yatağında saatlerce tavana bakıyordu.
bazen insan bir cevabı bulmak için değil, cevapsız kalmamak için arar.
mert de artık gerçeği değil, kendisini susturacak herhangi bir açıklamayı arıyordu.

ilk olarak ela’nın geçmişini araştırmaya başladı.
foça’ya gelmeden önce nerede yaşadığını öğrendi.
eski arkadaşlarıyla konuştu.
ailesinden kalan birkaç belgeyi inceledi.
ama her yerde aynı şey vardı.
ela sessizdi.
ela yalnızdı.
ela bazı şeyleri saklıyordu.
bir arkadaşının söylediği tek cümle mert’in aklında kaldı:

“ela denizden korkmazdı ama denizin onu bildiğine inanırdı.”

mert bu cümleyi duyduğunda hiçbir şey söylemedi.
çünkü bazı cümleler saçma gelir.
ta ki gerçek olmaya başlayana kadar.

birkaç gün sonra ela’nın eski eşyalarının arasında küçük bir kutu buldu.
kutunun içinde eski fotoğraflar vardı.
çoğu foça’ya aitti.
ama bir fotoğraf diğerlerinden farklıydı.
fotoğrafta deniz feneri vardı.
arkasında ise bir tarih yazıyordu.

mert fotoğrafa uzun süre baktı.
çünkü o tarihte ela daha doğmamıştı bile.
ama fotoğrafın arkasında yazan cümle onu daha çok korkuttu.

“bazı insanlar ışığı takip eder, bazıları ise ışığın kimi beklediğini merak eder.”

mert artık duramıyordu.
cevapların hepsinin deniz fenerinde olduğuna inanıyordu.
gece tekrar oraya gitti.
bu sefer korkmuyordu.
çünkü bazen insan korktuğu şeyin peşinden gider.
çünkü bilinmezlik, gerçeğin kendisinden daha ağır gelir.
kapı yine açıktı.
içeri girdi.
aynı soğuk hava.
aynı eski tahta kokusu.
ama bu kez farklı bir şey vardı.
duvarlarda yazılar vardı.
isimler.
tarihler.
çok eski tarihler.
mert yavaşça yaklaştı.
her ismin yanında aynı kelime yazıyordu.

“geri döndü.”

kalbi hızlandı.
çünkü listenin en altında ela’nın adı vardı.
yanında ise tarih.
12 aralık 2024.
ölüm günü.

mert birkaç adım geri çekildi.
sonra aşağıya baktı.
duvarın dibinde bir şey duruyordu.
ela’nın defteri.
ama bu mümkün değildi.
çünkü o defter kendi evindeydi.
mert yaklaştı.
defteri açtı.
son sayfada tek bir cümle vardı.

“mert buraya gelirse artık çok geç olacak.”

o andan sonrası mert için bulanıktı.
o gece deniz fenerinden nasıl çıktığını hatırlamadı.
sabah olduğunda kendini sahilde buldular.
yanında sadece ela’nın fotoğrafı vardı.
insanlar ona sorular sordu.
ama mert cevap vermedi.
sadece aynı cümleyi tekrarladı.

“ışık bizi seçti.”

bir hafta sonra mert hastaneye yatırıldı.
doktorlar ağır travma sonrası psikolojik sorunlar yaşadığını söyledi.
uykusuzluk.
yoğun stres.
gerçeklik algısında bozulmalar.
ama mert kendisinin hasta olduğuna inanmadı.
çünkü ona göre gördükleri gerçekti.
ya da en azından gerçek kadar güçlüydü.

hastanedeki ilk gecesinde hemşire onu pencerenin önünde buldu.
karanlık denize bakıyordu.

“orada ne görüyorsun?”

diye sordu hemşire.
mert uzun süre cevap vermedi.
sonra yavaşça konuştu.

“ışığı.”

hemşire dışarı baktı.
hiçbir şey yoktu.
sadece karanlık deniz.
ama mert gülümsemeye başladı.

“siz göremiyorsunuz.”

aylar geçti.
foça’da hayat devam etti.
deniz feneri tekrar kapalı kaldı.
resmî kayıtlarda olay basit bir kaza olarak kaldı.
mert ise hastanede kaldı.
ama bazı geceler aynı saatte uyanıyordu.
23.47.
tam da ela’nın mesaj attığı saat.
ve her seferinde aynı şeyi söylüyordu.

“o hâlâ bekliyor.”

belki mert gerçekten bir şey görmüştü.
belki de acısı, zihninin taşıyamayacağı kadar büyümüştü.
belki de bazı cevaplar bulunmak için değil, insanı değiştirmek için vardı.
çünkü bazı insanlar kaybettikleri kişilerin ardından yoluna devam eder.
bazıları ise o kişinin bıraktığı karanlığın içinde kalır.
mert karaca ikinci yolu seçti.
ve foça’da herkes bir şeyi öğrendi:
bazı ışıklar yol göstermek için yanmaz.
bazıları sadece kimlerin kaybolduğunu hatırlatır.

-yazar notu-
bu hikâye, yalnızca bir aşk veya kayıp hikâyesi değildir.
Kayıp Kıyı; insanın sevdiği birini kaybettikten sonra geride kalan boşlukla, kendi zihniyle ve cevap arayışıyla verdiği mücadeleyi anlatır.
bazen insan gerçeği bulmak için karanlığa yürür.
ama her karanlığın içinde bulunacak bir cevap yoktur.
bazı cevaplar insanı kurtarmaz.
bazıları sadece geri dönüşü olmayan bir yol açar.

bu hikâyeyi okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…