6. bölüm · Katilin gözünden

Bölüm 6: Ritüelin Doğuşu

Abdullah Abdullah

(15 Yaş)

Barış, liseye başlamıştır. Artık kimseyle konuşmaz. Derslerinde başarılıdır, özellikle biyoloji ve kimyada. Öğretmenleri “Bu çocuk çok zeki ama içine kapanık,” der. Kimse onun geceleri uyumadığını, odasında saatlerce dergilerden ve internetten insan anatomisi çalıştığını bilmez.

İçindeki ses, artık ona net talimatlar vermektedir. Barış, bu sesi bastırmaya çalışır. Camide daha çok vakit geçirir, namaz kılar, oruç tutar. Hoca ona “Nefsini terbiye et,” der. Barış nefsini terbiye etmeye çalışır ama içindeki nefis değildir. O, daha derin, daha soğuk, daha hesaplı bir şeydir.

Bu sırada, kasabada bir olay olur. Cem, bir gece traktörle dönerken, yolda bir köpeğe çarpar. Köpek ölür. Cem, olay yerinden kaçar. Köpek, Barış’ın her gün beslediği sokak köpeklerinden biridir. Barış, köpeğin cansız bedenini yol kenarında bulur. Gözleri hâlâ açıktır.

Barış, köpeği gömer. Mezarının başında, ilk kez içindeki sese teslim olur:
– Haklısın.
Ses cevap verir:
“Onlar senin canını acıttı. Şimdi sen onların canını acıtacaksın. Ama acıtmak yetmez. Yok edeceksin.”

Barış, o gece ilk planını yapar. Hedefi Cem’dir. Ama rasgele bir saldırı değil. İçindeki ses ona “sanat” yapmasını söyler. Herkes onun yüzündeki ize bakar. O da onların yüzlerini “düzeltecektir”.

Barış, ilk kurbanını seçer. Cem’i. Ama daha önce hiç öldürmemiştir. Bilgiye ihtiyacı vardır. İnternetten, kütüphaneden, hatta kasabanın veterinerinden (kedilerin nasıl uyutulduğunu öğrenmek için) bilgi toplar. Kimse şüphelenmez. Çünkü Barış, “sessiz, uslu, kimseye zararı olmayan” çocuktur.