12. bölüm · Katilin gözünden

Bölüm 13: Dörtler ve Burak

Abdullah Abdullah

(20 Yaş – Son Şölen)

Defne, tatile gittiği “kız arkadaşları”yla (Cansu, Ece, Seda) döner. Eve girdiğinde, Barış mutfakta yemek yapmaktadır. Sakin, gülümseyen, her zamanki Barış.
– Tatil nasıl geçti?
– Süperdi, çok eğlendik.

Barış, o akşam Defne’ye hiçbir şey söylemez. Hatta ona pahalı bir hediye verir: Uzun zamandır istediği bir çanta. Defne, “Çok tatlısın!” diye sarılır. Barış, saçlarını okşar. “Senin için her şey,” der.

Ama o gece, Defne uyuduktan sonra, Barış onun telefonunu alır. Burak’ın adresini, Cansu, Ece ve Seda’nın adreslerini not eder. Dört kadın ve bir erkek. Beş kişi.

Barış, bir hafta boyunca kimseyi öldürmez. Bekler. Çünkü sanat, aceleyle olmaz.

Birinci durak – Cansu:
Cansu, Defne’nin en yakın arkadaşıdır. Mesajlarda en çok dalga geçen odur. Barış, Cansu’nun evini izler. Yalnız yaşamaktadır. Gece yarısı, camdan girer. Cansu uyanır, çığlık atar ama Barış ağzını kapatır. Ustura. Desen. Kavanoz. Etiket: “Cansu – 14 Ekim – Hain”

İkinci durak – Ece:
Ece, bir eczanede çalışmaktadır. Barış, onu gece vardiyasından çıkarken yakalar. Ece, Barış’ı tanır, “Defne’nin sevgilisi, ne yapıyorsun?” der. Barış, “Sen de biliyordun,” der. Ece’nin yüzü de kavanoza girer. Etiket: “Ece – 15 Ekim – Hain”

Üçüncü durak – Seda:
Seda, üniversite yurdunda kalmaktadır. Barış, ona yurtta ulaşır. Seda, odasında tek başınadır. Barış içeri girdiğinde, Seda “Ne istiyorsun?” diye bağırır. Barış, “Defne’ye söyleyeceklerini söyle,” der. Seda’nın yüzü de koleksiyona eklenir. Etiket: “Seda – 16 Ekim – Hain”

Dördüncü durak – Burak:
Burak, spor salonunun üst katında yaşamaktadır. Barış, gece yarısı salonun arka kapısından girer. Burak, televizyon izlemektedir. Barış’ı görünce ayağa kalkar.
– Sen misin lan oğlan? Ne işin var?
Barış, usturasını çıkarır. Burak güler.
– Ustura mı? Korku filmi mi bu?
Barış, konuşmaz. Burak’a doğru yürür. Burak, iri yapılıdır, Barış’ı tek yumrukla yere serebilir. Ama Barış, yıllardır bu an için hazırlanmıştır. Cebinden bir şey çıkarır. Kimyasal bir sprey. Burak’ın gözlerine sıkar. Burak yere düşer, acı içinde kıvranır. Barış, üzerine çöker.

Burak’ın yüzü, kasabadaki en kusursuz yüzlerden biridir. Simetrik, yakışıklı, herkesin imrendiği. Barış, usturasını Burak’ın yanağına dayar.
– Defne’ye söylemişsin, “yarık dudaklı velet” diye.
Burak’ın gözleri korkuyla büyür.
– Yalvarırım, yapma. Paramı al, ne istersen.
Barış, eğilir, kulağına fısıldar:
– Benim paramı aldın ya. Onu da aldın. Şimdi yüzünü alıyorum.

Burak’ın çığlıkları, spor salonunun duvarlarında yankılanır. Ama bina boştur, kimse duymaz. Barış, işini uzun uzun yapar. Burak’ın yüzü, en özel kavanoza girer. Etiket: “Burak – 17 Ekim – Hain ve Kusursuz”

---

Beşinci durak – Defne:
Barış, eve döner. Defne, uyumaktadır. Barış, yatağın kenarına oturur. Defne’nin saçlarını okşar. Defne uyanır.
– Nerelerdeydin?
– İş çıkışı gezdim.
– Nerede bu kadar kaldın?
– Defne, sana bir soru soracağım.
– Sor.
– Beni seviyor musun?
Defne, gözlerini kısar. “Sabah bunu mu soruyorsun? Tabii ki seviyorum.”
– Peki Burak’ı da seviyor musun?

Defne’nin yüzü bembeyaz olur. Doğrulur.
– Ne Burak’ı? Ne diyorsun sen?
– Tabletin. Mesajlarını okudum.
Defne, yataktan fırlamak ister. Ama Barış, eliyle onu yatağa geri iter. Gücü, Defne’nin tahmin ettiğinden çok daha fazladır.
– Barış, lütfen. Ben hata yaptım. O bir şey değil.
– Biliyorum. Artık bir şey değil. Çünkü onun yüzü bende.
Defne, ne dediğini anlamaz. Barış, cebinden telefonu çıkarır. Burak’ın cesedinin fotoğrafını gösterir. Yüz yoktur.

Defne çığlık atar. Barış, ağzını kapatır.
– Bağırma. Arkadaşlarını da merak ediyorsan, onlar da bende.
Defne, gözlerinden yaşlar boşalır. Barış, onun yüzüne bakar. Kusursuzdur. O da onlar gibidir.
– Sen de benimle dalga geçtin. Paramı kullandın. Beni aşağıladın.
Defne, “Özür dilerim,” diye fısıldar.
Barış, bir an durur. Usturasını çıkarır. Defne’nin yanağına dayar. Ama sonra… durur.

Defne’nin yüzü, ona ilk kez “güzel” dediği, ilk kez dudağındaki izi öptüğü yüzdür. Barış, usturasını geri çeker.
– Senin yüzünü almayacağım.
Defne, şaşkınlıkla bakar.
– Ama unutma. Ben her yerdeyim. Benden kaçamazsın. Her aynaya baktığında, beni göreceksin. Her gördüğün erkeğin yüzünde, benim çizdiğim iz olacak. Beni unutamazsın.

Barış, ayağa kalkar. Eşyalarını toplar. Defne’ye son kez bakar.
– Güzel bir yüzün vardı. Ama onu kirlettin. Şimdi o yüzle yaşamaya mahkumsun.

Barış, geceyi terk eder. Defne, ertesi sabah polise gider. Ama Barış’ın adresini bilmemektedir. Barış, her zaman sahte kimlik kullanmıştır, her zaman iz bırakmamıştır. Polis, Defne’nin anlattıklarını “aşk cinayeti kıskançlık çılgınlığı” olarak not eder. Beş ceset bulunur, ama fail asla bulunamaz.