Kasırga kitap kapağı

2. bölüm / 3

Kasırga

Ölümü Kabullen

Vaveyla Yazarı: Lloya aa

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Ölümü Kabullen

Otele dönmüştük.Gökçe uyumuştu bense balkonda oturuyordum.Kerem uyumuş muydu acaba?
:Uyudun mu?
Kerem:Böyle bir durumda uyumak mı?
:Korkuyorum.
Kerem:Katili beraber bulalım mı Lâl?
:Ne dersen o.
Kerem:Bu savaşta ölmeyeceksin söz ver.
:Söz.Sende ver.
Kerem:Söz.
Kerem:Uyu sen ben uyanığım bir şey olursa seni korumayacağımı mı sanıyorsun?
:Herkes önce kendini düşünür.
Kerem:Önceliğim sensin.İyi geceler.

Gülümsedim ve telefonu masaya bıraktım.Kim neden bunu yapmış olabilirdi?Ve daha önemlisi neden Yağmurdu?Omzumda bir el hissedince irkilerek arkamı döndüm Gökçe’nin yeşil gözleriyle karşılaştım.
"Neden uyumadın?" dedi gülümseyerek.
Gökçe her şeye rağmen gülümseyen kızlar içindi
Yanımdaki sandalyeye vurdum "Otursana." dedim.Sorusuna cevap vermemiştim.Gökçe’nin yüzünde acı dolu bir gülümseme vardı.Evet Yağmurun yaptıklarından hoşlanmıyordu ama yinede değeri vardı onun için.Gökçe yanıma oturdu "Lâl ben çok korkuyorum." dedi.Gözleri dolmuştu.Elini tuttum "Hepimiz korkuyoruz.Ama beraberiz.Yağmur bedenen olmasa bile ruhen yanımızdadır.Ölümü kabullenmek gerekir." dedim.Sen ölümü kabullenmezsin Lâl bunları önce kendine anlat.Korkarsın sen topraktan.
Gökçe bir şey söylemek istiyormuş gibi bakıyordu.Muhtemelen söylemeye korktuğu bir şeydi.Normalde sormazdım ama bu sefer sordum
"Bir şey mi söylemek istiyorsun?" dedim en sakin sesimle.
"Yağmurun kimseyle bir derdi yoktu Lâl.Kimseninde Yağmurla derdi yoktu.Söylemek istemiyorum bunu ama yani bir fikir sadece..Aramızdan biri katil olabilir mi Lâl?"
Aramızdan biri katil olabilir miydi? Düşününce hayır ama biraz daha düşününce evet.Gökçe haklıydı,geldiğimiz otel şehrin en güzel en kaliteli oteliydi burda katiller olmazdı.Ben değildim,Gökçe hiç değildi.Kimdi o zaman?Gerçekten olabilir miydi böyle bir şey?Hayır Lâl saçmalama onlar senin kardeşlerin
Başımı iki yana salladım "Uykun gelmiş senin.Yat hadi Gökçe." dedim ama ondan önce ben gittim.Yorganın altına bile girmeden uyudum.
..

Gökçe uyanmış tavanı izliyordu "Günaydın." dedim ama cevap vermedi.Zorlamadım.Telefonu elime aldım,Kerem yazmıştı.

Kerem:Güno.
Kerem:Mutlu değilim yanlış anlama duygusuz bi mal değilim yani.
Kerem:Seni korumak için uyumadım.
Kerem:Sizi yani.
Kerem:Sende fosur fosur uyudun dimi?
Kerem:Şakaydı lütfen gelip vurma.

Ekrana gülerek baktım.Her güldüğümde aklıma Yağmur geliyordu bu gülmemi engelliyordu.
Bavulumdan beyaz bir tişört ve beyaz bir şort alıp giydim.Saçlarımıda at kuyruğu yapmıştım.
"Kahvaltıya ineceğim geliyor musun?" diye sordum Gökçeye.Başını iki yana sallayıp arkasını döndü.Yine zorlamadım ve aşağı indim.
Yemek yemek istemiyordum ama güçsüz duruma düşmek istemiyordum eğer yemek yemeyip hasta olursam Kereme yardım edemezdim.Bir tane küçük ekmek alıp bir masaya oturdum.Ne yiyordum ne içiyordum sadece elimdeki ekmekle bakışıyordum.
"Ekmek bakışmak için değil yemek için var ama sen bilirsin." Keremin sesini duymuştum.Arkamı döndüm,Yiğit ve Altuğ’yla beraber gelmişti.Yanıma oturdular.Telefonum titredi,Kerem yazmıştı.Zaten yanımdaydı niye yazıyordu ki?

Kerem:Yemek ye.
:Yok.
Kerem:Lâl çocukluk yapmayı bırak ve yemek ye.
Başımı kaldırıp baktım dik dik bana bakıyodu dil çıkarıp yazmaya devam ettim
:Sensin çocuk.Bana diyene bak.Git sen ye.
Diyip telefonu masaya koydum.Başımı kaldırdığımda Altuğ’nun garip bakışlarıyla karşılaştım.O ise bana sinirle bakıp Kereme döndü "Kerem biraz gelsene konuşalım."
dedi ve Keremi götürdü.Yiğitle kalmıştım.Yemek yemiyordu sadece masayı izliyordu. "Abi." dediğimde bana döndü hemen. "Yemek yemen lazım biliyorsun dimi?" dedim.Dediklerini önce kendin uygula mal.
"Sen ye ben yerim sonra abim." diyince sustum.

Bir kaç dakika öyle sessiz kaldık.Sonra arkamdan biri sandalyemi bi anda çevirdi Keremdi.Mavi gözler bu sefer bana kinle bakıyordu."Sen," dedi bana ama sonra Yiğite baktı.Kolumu tuttu ve beni bahçeye sürükledi.Arka bahçeye gelmiştik kolumu itti.Neden böyle olduğunu anlayamıyordum.

"Ya sen nasıl yaparsın bunu?Kıskançlığın yüzünden grubumuzdan birini nasıl öldürdün?Nasıl yaptın Lâl?Konuşsana!" Ne?Yağmuru ben öldürmemiştim ki?
Sesimin titreyeceğini bile bile konuştum
"Kerem ben-"
"Ne sen?Çocukluğumuzu öldürdün sen bizim!Sana güvendim katili birlikte bulucaz dedim!Meğer katil başından beri yanımdaymış.Lan sen…" O konuşmaya bana bağırmaya devam etti onun gözlerine bakıyordum ama duymuyordum.Uğultu vardı sadece.Karşısında ağlamaya başladım ve ikinci kez karşısında ağlamama izin verdi.Daha fazla dayanamadım ve bağırdım "Sus artık!"
"Lâl…Nasıl yaptın Lâl?"
"Ben yapmadım!Lanet olsun tamam mı?Senin beyninede,sana bunu söyleyen kişiyede!"
Bahçenin diğer tarafına doğru ağlayarak yürüdüm.Beni,beraber büyüdüğü kızı hiç mi tanımamıştı?Benim Keremim neredeydi?Bu o değildi ki.

Akşama kadar bir bankta oturup düşündüm.Hava soğuktu,çok hemde.Hiç biriyle konuşmamıştım,yanımada gelmemişlerdi zaten.Bir kızın bana yaklaştığını gördüm. Kızıldı ve yeşil saçları vardı gözlerimi kısarak gelişini izledim."Selam,Bilge ben." dedi ve gülümsedi,samimi görünüyordu.
"Lâl." dedim sadece.
"Niye teksin Lâl?Arkadaşın yok mu?" Var,olmaz mı?Beni katil sanan arkadaşlarım var. "Yok." dedim tüm acımasızlığım ve bencilliğimle.Bilge’nin yüzü düştü "Senin için çok üzüldüm Lâl.Ben buraya ailem ile geldim senin ailen nerede?" Aile Aile neydi?Bu yaşıma kadar birlikte büyüdüğüm insanlar değildi o zaman neydi aile?

"Onlarda gelmedi evde kaldılar."
"Senin montunda yok.Üşümüyor musun?"
"Ben üşümem." Hayır Lâl sen hep üşürsün.
"Arkadaş olalım mı?" dedi ben ise bir şey diyemedim o devam etti "Bir arkadaş grubum var kendimize yeni birini arıyorduk zaten.O sen ol Lâl." Yalnızlıktan korkardım bu yüzden kabul ettim ve Bilgeyle gittim.

Bilgenin arkadaşlarıylada tanışmıştım.Ecrin,Batu,Mina,Rüzgar ve Berk.Ecrin ve Batu sevgiliymiş.Mina ve Rüzgarda birbirlerinden hoşlanıyorlarmış.Berk çok çapkınmış bu yüzden sevgilisi yokmuş.Bilgede aşkın ne olduğunu bilmiyor.
"Ee Lâl senin sevgilin var mı bakalım?" Bu soru tabii ki Berkten gelmişti.Hepsi aynı anda "Berk!" diyince homurdanmıştı ben "Yok bu arada." dedim.Onlar kendi aralarında konuştular bense gülmekle yetindim.Bir kaç saat sonra herkes odasına gitmiştı yalnızca ben,Ecrin,Berk ve Batu kalmıştık.Bahçede kimse yoktu.Acaba beni merak etmişler miydi?Etrafa bakarken Keremi gördüm gözleri tam olarak gözlerimdeydi.Gözlerimi kaçırıp tekrar konuşan Ecrine odaklandım.
"Hepimizin numarasını aldın Lâl.Buradan gittiğinde yazabilirsin." dedi.Gülümseyip başımı salladım.O sırada Berk ayı gibi esnedi.

"Gidip uyusak mı çok uykum geldi" dedi
"Git yat sen biz konuşuyoruz." dedim.
"Senin dizine yatıp uyumayı tercih ederim güzelim."
"Hep böyle çapkın mısın?"
"Sen girdin ya hayatıma bi’ daha başkasını görmez bu gözler." Göz devirip güldüm. "Gel yat." diyip dizime vurdum.Gerçekten yatınca Keremin olduğu tarafa baktım.Gözlerini kısmış bizi izliyordu.Yumruğunu sıktığını görebiliyordum.

Onlarla biraz daha sohbet ettikten sonra kalktım.Yürürken telefonuma bildirim geldi,bakmak istemesemde baktım.Yiğitten gelen uzun bir mesajdı,Tıkladım.

Yiğit:Kimse anlamadı ama ben anladım Lâl.Altuğ bana da "Katil Lâl." dedi tabii inanmadım her neyse olay bu değil.Kerem sana nasıl bağırdığını anlattı,bizimle bu yüzden konuşmuyorsun değil mi?Lâl,abicim,benim kız kardeşim ben senin katil olduğuna inanır mıyım?Sen kedinin ayağına bastın diye ondan özür dileyip ağlayan kızsın nasıl inanırım senin birini öldüreceğine?Ne olursa olsun sana inanırım böyle bir konuda (her konuda sana inanırım o ayrı)kimse sana inanmasa bile sana inanan bir abin var hep olacak sakın unutma 🤍

Ağlamamak için zor duruyordum.Evet haklıydı Yiğit bana inanırdı hep.Bende bir mesaj yazdım

:Abi özür dilerim ben.
Yiğit:Sakın.Sakın dileme haklısın sen.
:Çok kırıldım ben.
Yiğit:Biliyorum,Keremle konuştum özür dileyecekmiş senden.Çok uzatma sende,bize tavır alma toparlanamadığımızı biliyorsun Lâl’im.

Kalp bırakıp telefonu cebime koydum ve Keremi bulmaya çalıştım.

Kerem Çevik
Kerem.Babasının sevmediği Kerem.Annesinin günlerce yemek vermediği Kerem.Öfke problemleri olan Kerem.Güvenilmez Kerem.Kaba Kerem.Anlayışsız Kerem.Çok seven Kerem.Sevilmeyen Kerem.Kimsin sen?Kimim ben?İnsanlar beni anlamıyor.Neden anlamıyor?Öfke problemlerim olduğu için mi?Anne ben yine birinci olamadım yine yemek vermeyecek misin?Baba birinci olamadım yine dövecek misin beni?Yapma baba.Yapma anne.Canım yanıyor yapmayın.'Dede babama huzur yolla cennetten bana vurmasın.Dede annemede huzur yolla bana kızınca yemek vermiyor.Acıktım dede.Canım yanıyor dede.Neredesin dede?'

Çimlere oturmuş düşünüyordum.Neden aramızdan biri katildi?Gökçe doğruyu mu söylüyordu?Altuğ neden Lâl’e katil dedi?Lâl bana çok mu kırılmıştı.Dede cenneten Lâl’e sabır yollar mısın? Yanıma oturan kişiyle düşüncelerim sustu.

"Nasılsın Kerem?"
"Lâl?"
"Efendim?"
"Küsüz sanıyordum."
"Öyleyiz."
Gözlerimiz kesişti

"Montun nerde?"
"Bilmem."
"Lâl."
"Kerem?"
"Özür dilerim" sadece gülümsedi.

"Lâl gerçekten üzgünüm."
"Sorun yok." Titrediğini fark ettim.Montumu çıkarıp yüzüne fırlattım."Üşürsün sen al şu montu." dedi ben ise sadece baktım.Anlamış gibi montu alıp giydi ve konuşmaya başladı. "Hiç yıldız yok." dedi üzgün bir sesle.Diyemedim ki Sen yanımdasın nasıl yok?
"Varlar.Işıklardan gözükmüyorlar."
"Doğru yıldızlar her yerde zaten."Bana baktığını hissettim ve başımı çevirdim.Göz göze geldik.Başımı tekrar yukarıya kaldırdım o da aynısını yaptı.Sessizliği bölen ben oldum.

"Burda kalalım mı bu gece?" dedim,kabul etti.Yiğit,Altuğ ve Gökçe yanımızda geldi "Ne yapıyorsunuz burda?" dedi Yiğit.Biz biliyoruz ya sanki.Cevap vermedik onlarda sormadılar.Yanımıza oturdular.Yağmur yağmaya başladığında tamamlanmıştık…

Lâl Uysal
Bedenimin ağrıdığını hissediyordum,tutulmuştum.Gözlerimi açtım,başım Keremin dizlerindeydi.Gökçe Yiğite yaslanmış uyuyordu.Yiğitte Altuğ’ya yaslanmıştı.Üstümdeki montu çıkarıp Keremin üstüne örttüm.Ayağa kalktım,dolaşmak istedim.Yarım saat yürüdüm arkamdan koşarak birinin geldiğini fark ettim;Keremdi.
"Lâl!" Koşup bana sarıldı.Hareket edemedim çünkü beklemiyordum.Hâlâ sarılırken konuştu
"Bir şey oldu sandım.Katil seni aldı sandım Lâl." dedi.Yağmurdan dolayı sırılsıklam olmuştu ama yinede sarıldım. "İyiyim ben." diyebildim sadece.Dalgalı saçları dağılmış üzerindeki siyah tişört bedenine yapışmıştı.Benimde bir farkım yoktu.Çok ıslaktı,hasta olacak diye endişelendim.

"Hasta olacaksın üstünü değiştir." dedim.Geri çekileceğim sırada elini kafamın arkasına koyup beni daha çok kendine çekti "Şu an sadece susmanı istiyorum." Kalbimin ritmi değişmişti,hissediyordum.Kerem saçlarımı sevdiğinde yüzümde oluşan gülümsemeye engel olamadım.
Beni öyle bir sıkmıştı ki konuşurken sesim boğuk çıkmıştı "Kerem daha ne kadar sarılacağız boğuluyorum." dedim.
Geri çekildi,elim elindeydi.Güldüm "Lâl’im oğlum ben bana bir şey olmaz."

"Seni alan katil yandı zaten çok konuşuyorsun sıkılır insan yani."
"Sen sıkılıyorsun yani."
"Ben senden sıkılmam."
"Hıı kesin öyledir.Çok gördük biz bu yalanları Kerem efendi." dedim.Rezilsin Lâl Adana kekosuna benziyorsun.
"Kimden gördüğünü sorabilir miyim Sevgili Lâl?"
"Şakaydı."
Sessizlik.Bir anda Keremin koluna yapıştım.
"Napıyorsun lan?"
"Açım!" Benden uzun olduğu için yukarı bakmak zorunda kalıyordum ve muhtemelen şu an bir koala gibi duruyordum.Kolunu salladı ama bırakmadım. "Git ye bırak beni ya." diyince kolunu bıraktım.Başımı aşağı yukarı sallayıp yemek yeme yerine doğru bir adım attığımda belimi kavrayıp beni geri çekti. "Yanımdan ayrılma.En azından bir süre bana katlan." Kaskatı kesildim.Elini belime koymuştu ve bu çok sıkı bir tutuştu.
Telefonu çalınca bırakmak zorunda kaldı,nefes alabildiğimi hissettim.
"Efendim Yiğit?" Her ne duyduysa gözlerini açıp bana baktı. "Siktir…" diyip telefonu kapattı.

"Ne olursa olsun yanımdan ayrılmıyorsun.Bir adım önümde,yada yanımda duracaksın." Ne olduğunu anlayamamıştım elimi tuttu ve kendisiyle birlikte beni bir yere sürükledi.Geldiğimizde gördüğümüz şey ile yutkundum yine nefes alamadım yine yer ayağımın altından kaydı gibi hissettim.Yere çöktüm kapalı olan yeşil gözlere baktım.Gökçe’nin cesedi yerdeydi.

3 Hafta Sonra
Hepimiz evlerimize dönmüştük yani Altuğ,Yiğit,ben ve Kerem.Gökçe ve Yağmur öleli üç hafta oluyordu.Zor olsa bile alışmıştık çünkü bilirsiniz Ölüme alışmak lazım
Saat 18.01di Keremden mesaj gelmişti

Kerem:20.00 antreman.
:Ne antremanı ya?
Kerem:Ben nerden bileyim?
:Tamam neden tersliyorsun?
Kerem:Ben mi tersliyorum?
:Evet sen.
Kerem:Sen fazla gerginsin bence YİNE.
:Öyle mi?
Kerem:Evet Lâl.
:Beni almana gerek yok bu arada kendim gelirim.
Kerem: *Tamam işareti.*

Ayağa kalktım,telefonu yatağa fırlattım.Üzerime beyaz tişört altıma siyah jimnastik şortu giydim.Saçlarımıda iki yandan örüp topladım.Çantamıda hazırlayıp aşağı indim.
"Çıkıyorum ben." Cevap yok.

19.51’de salonda olmuştum.Antremana başlamıştık ama Kerem ortalarda gözükmüyordu.Gözlerimin aradığı tek kişi Kerem değildi gerçi.Neredesin Gökçe?Hadi yine gel dedikodumuzu yapalım.
Keremi salonun kapısında gördüm Sahra Hocayla konuştuktan sonra geldi ve o da antremana başladı.
Elanın yanıma yaklaştığını gördüm düşmanımın yani.
"Hayırdır bi üzgün gördüm seni." dedi.Cevap vermedim.
"Benimle konuşsana Lâl.Konuşmazsan bu suyu üstüne dökerim." dedi ama yine cevap vermedim çünkü bunu yapamayacağını biliyordum.Üstümde buz gibi suyu hissedince büyük konuşmamak gerektiğini anladım.
Beyaz giydiğim için içimin gözüktüğünü ima eden bakışlar atıp gitti. "Aptal!" diye bağırdığımda Keremin bakışları bendeydi hissedebildim.Yanıma geldi "Lâl."
"Ney!"
"Sana bakıyorlar."
"Doruklar." Doruk ve arkadaşları kız kesmekten başka bir şey yapmazlardı zaten.

"Böyle işe sıçayım! Ne yapıcam? Kıyafetim yok." dedim çaresizce.Doruklardan rahatsızdım.Onlardan iğreniyordum. "Önüne dön Doruk ne bakıyorsun?" derken sesi boğuk ve kalın çıkmıştı.Doruk önüne döndü.
Kerem Doruğa bakarken üstündeki sweati çıkarıp bana verdi.
"Al giy şunu."
"İçinde kaybolurum ben bu-"
"Sus ve giy." Dediğini yaptım ve giydim.Kendimi civciv gibi hissediyordum.Sahra Hoca geldiğinde yanına gittik.Kerem durumu anlattı ve Sahra Hoca çıkmamıza izin verdi.Eşyalarımızı alıp çıktığımızda Keremin gergin olduğunu gördüm.Nedenini soracak mıydım?Evet.

"Niye gerginsin sen?"
"Otobüsle mi gideceksin?
"Soru sordum Kerem."
"Bende sordum."
"Yürüyerek gidicem."
"Bende."
"Niye?"
"Öyle istiyorum." Soruma hâlâ cevap vermemişti.Canımı sıkıyordu. "Soruma cevap alamadım."dedim.Konuşmadı,kimsenin olmadığı karanlık sokaklardan yürüyorduk.En sonunda durdum,o da durdu.

"Cevap verene kadar yürümeyeceğim."
"Gergin değilim Lâl."
"Bana yalan söyleme."
"Tamam gerginim.Annemle babam ben çıkarken kavga ediyorlardı bana patladı bende gerildim.Bu kadar.Yürü."

Yürümeye devam ettim,benimle bir şeyler paylaşması hoşuma gidiyordu.İstemsizce gülümseyip ona baktım,gözlerimiz kesişti.

"Sence sıradaki kişi ben miyim?Yani ölecek olan?" Bir anda durdu o durunca bende durdum.Gözlerine korkunun ulaştığını gördüm.Benim için korkuyordu.
"Sakın bir daha böyle bir şey söyleme."
"Ama hep kızları öldürüyor."
"Ben sana bir şey olmasına izin verir miyim?"

Kızardığımı hissedip önüme döndüm.Yürümeye devam ettim."Gruba yeni birilerini alacağız Lâl."dedi.Durdum.Kaşlarımı çatıp yüzümü buruşturdum. "Hayır!" dedi küçük çocuklar gibi. "Küçülmemek için Lâl.Senin için."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18