3. bölüm / 4
Karar3.bölüm(siyah elbise)
Bölümler 4Şu an: 3.bölüm(siyah elbise)
- 1 1. Bölüm (hayatımın şoku)2.069 kelime
- 2 2. Bölüm(kahvaltı)2.228 kelime
- 3 3.bölüm(siyah elbise)1.687 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. Bölüm(düğün günü)1.781 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah gözlerimi 10:20 gibi açtım halla yorgundum fakat bu gün elbise bakmaya gidecektik beni bıraksalar 1-2 saat daha uyuya bilirdim gerindim esnedim ve yataktan kalktım mutfağa indim kendime bir kahve hazırladım ve odama çıktım kahveyi yudumlarken üzerime giri bir pantolon dar siyah uzun kolu bir badi giymiştim dışarı çıkarken beyaz spor ayakkabılarımı giyerim diye ayakabı dolabımdan onaları da çıkardım makyej masama oturdum saat 10:40 olmuştu kahvemi yudumlarken biraz telefonuma bakıyordum aklımın bir köşesinde yiğit vardı bu arkadaşlığı böyle bitirmek istemezdim fakat kendisi çok zorlamıştı, dün yaşadıklarımı düşününce aklıma karam ın da tuhaf davranışları aklıma geldi çocuk akıl hastası gibiydi bir gün 7 yaşındaki bir bebek bir günde 30 yaşındaki adam gibi davranıyordu ne yaptığı beli degil di acaba karam hakında da biraz araştırmamı yapsaydım of ne diyorum ben ya iyice delirtiler beni de yerimden kalktım saç düzleştiricisini aldım ve saçımı düzleştirmeye başladım sonra takı çekmecemi açtım baydır halka küpe takmıyordum halka küpemi takıp koluma bir kac bilezik taktıktan sonra kolyeme sade sadece ucunda “D” harfi olan kolyeyi takmıştım saate baktım saat 11:40 olmuştu halla çok uykum vardı daha saat var diyerek biraz yatağıma uzandım telefonuma baktım kafamı dağıtmak istiyordum fakat telefona baktıkça bunalmaya başladım telefonu kenara koydum biraz yatmaya çalıştım başım iyice ağrımaya başlamıştı mutfağa indim ilaç dolabından agrı kesici aldım ve içtim tüm bu fiziksek ağrılarım stresten mi oluyordu acaba saate baktığımda saat 12:30 olmuştu odama çıktım makyej masama oturdum yine her zamanki gibi kapatıcı,pudra,maskara hafifi nemlendirici sürdüm çantama cüzdanımı ilacımı nolur ne olmaz diye şarj aletimi atım ve ablamın yanına gittim.
Kapıyı caldım ve içeri girdim
Duru: abla naptın hazır mısın
Ablama bir göz gezdirdim sürekli gelinlik deneyip çıkartacağı için spor giyinmişti birde annem yüzünden ablam bu çileyi çekecekti
Deniz: hazırım duru sen aşagı in ben çantamı alıp geliyorum
Ablama gülümsedim,odadan çıkıp aşagıya indim babam ve annem hazır görünüyordu babam arabayı çalıştırmış bahçede bizi bekliyordu mutfağa gidip su içtim ve ablamın inmesini bekledim annem ve babam ise arabada bizi bekliyorlardı ablam geldikten sonra arabaya bindik Arabada kulaklıgımı taktım ve düğün için elbise alacağımız yerin internet sitesinden kendime elbise bakmaya başladım istekli veyata heycanlı değildim bir elbise seçip onu alıp çok oyalanmadan geri eve dönmek istiyordum birkactane elbise beğendim favoriledim ve telefonu kapatıp ablama döndüm üzgün ve isteksiz görünüyordu biraz olsun morelini yerine getirmek için abalara yaklaştım
Duru: abla düşünsene sen pembe detayları olan bir gelinlik seçiyorsun ve Buket teyzeler de damatlığın kıravatını pembe seçiyorlar
Gerçekten bu komik olurdu o iri yarı adamın üstünde pembe kıravat
Ablam sırıtı ve biraz kıkırdadı
Deniz: gerçekten çok komik olurdu acaba o adamın kollarına göre bir dagmatlık bulabilecekler mi
Daha da gülmeye başladım kahkaha atmamak için zor duruyordum gercekten adamın öyle bir koları vardı ki nişana geldiğinde bile çekti hemen çıkarıp atmış nişan boyu gömlek ile durmuştu ablam ve ben halla sırıtmaya devam ederken ben gülümseyerek ablamdan uzaklaştım ve önüme döndüm.15 dakika sonra gelinlik seçeceğimiz yerdeydik.Arabadan indim Yılmaz ailesi çoktan elbise dükkanına girmiş gelinlik bakıyorlardı
Bizde dükkana girdik. içeride çok güzel gelinlikler vardı kendim için bir elbise gözüme çarptı bu elbise mağazanın dijital versiyonunda yoktu elbiseye yaklaşacaktım ki annem seslendi
Nermin annem:duru,ilk ablana gelinlik bakacağız sonra senin elbisene bakarız
Of sanki hemen elbiseyi deniycem sandace gidip bakacaktım anneme döndüm ister istemez biraz moralim bozulmuştu annem ise bana biraz sinirli bakıyordu
Duru:tamam
Annem umursamaz bir şekilde arkasını dönüp gelinlik bakmaya devam etmişti bende arkamı döndüm ve gelinlik bakmaya devam ediyordum
Bu sırada karan ve baran gülüşerek konuşuyorlardı pek umursamadan geri gelinlik bakmaya yöneldim gözüme bu sefer bir gelinlik takıldı rengi inçi gibi parlayan bir gelinlikti hafifi kabarık danteli detayları verdı hemen ablanı çağırmaya yeltendim
Duru:abla!
Deniz: noldu duru
Duru: abla bi bakk
Ablam yüreyerek yanıma geldi bende hemen gelinliği gösterdim ablam gelinliği inceledi
Deniz: bu gelinlik güzelmiş
Ablamın bu sözüne hemen buket teyze ve annem geldi,gelinliği inceledikten sonra gelinlik için onay verdiler ablam da gelinliği alıp denemeye gitmişti herkes gelinliği ablamın üstünde görmek için koltuklara oturmuştu bende koltukta ablamı beklerken gözüm halla o siyah elbisedeydi elbiseyi incelerken ablam gelinliği giyip geldi.
Gelinlik resmen ablam için yaratılmıştı çok güzel bir gelinlikti ablama tam oturmuştu ne dar ne fazla heycanlı bir şekilde anneme baktım
Duru: anne bu gelinlik çok güzel direk bunu alsak
Nermin annem: evet gerçekten çok güzelmiş denizde çok yakıştı
Annem buket teyzeye baktı
Buket teyze: gerçekten kızımıza gelinlik çok yakıştı bence direk bunu alalım zaten bundan daha güzelini bulamayız kızımızıda yormayalım nasıl olsa yarın düğün var
Buket teyzeyi dinlerken ablama baktım her şeyin bu kadar acele olmasına gerek varmıydı gerçekten ben bunları düşünürken gözüm baran abiye kaydı ablama büyülenmiş gibi bakıyordu ister istemez sırıtım bu sırada karan omzuma dokundu
Karan: abimin dagmatlıgını seçtik şimdi sıra bizim kıyafetlerde
Başımı evet der gibi saladım
Karan: aklında bir model veya elbise var mı
Karana siyah elbiseyi gösterdim
Duru: sadece bu elbise hoşuma gitti
(Elbise detayı: elbise siyah bel kısmı dar uzun bir elbise sol bacağında derin bir yırtmac var elbisenin sırtı ise açık)
Karan elbiseye baktı
Karan: yani o elbise senin için biraz açık değil mi
Karana ters bir bakış attım herşey bitmişti şimdi bide giydiklerime karışmak gelmişti
Karan: tamam ya hemen kızma söyledim sadece
Duru: sen ne giyiceksin ki
Karan: biz benimde kıyafetlerimi aldık zaten benim aklımda düz bir şey vardı aldım geçtim direk
Duru: ne aldın peki
Karan: siyah bir gömlek,dar paça kesim bir pantolon,bir de ceket aldım
Karanın şu an üstündekileri süzdüm üstünde gömlek ceket normal dar olmayan bir pantolon vardı sadece gene hemen hemen aynı şeyleri almıştı gülmemek için kendimi zor tutuyordum düğünde bile tarzından ödün vermeyecekti gülmemem için kafamı çevirdim
Karan: tamam hadi gül bir şey demiycem
O an rahatlayıp hafif bir kahkaha patlatım
Bu arada bir konuşurken ablam gelinliği çoktan çıkarmış kasaya baran abi ile birlikte ilerliyorlardı.
Annem bana döndü
Nermin annem: duru kızım hadi senden baktığın şu elbiseyi dene bakalım güzel gibiydi o
Heycanla ayağa kalktım elbiseyi aldım ve deneme kabinine girdim.
Elbiseyi giydikten sonra aynada kendime baktım elbise üzerime tam olmuştu topuklu ayakabı giyeceğim için boyum daha da güzel gözükecekti yandan siyah bir topuklu ayakabı alıp ayağıma giydim tam olarak kendime baktığımda elbise üzerimde çok hoş duruyordu elbiseye son bir defe bakıp giyinme kabini’nin kapısını açtım ve çıktım.
Annem benle gurur duyarmış gibi bakıyordu ablam ise gülümseyerek beni süzüyordu buket teyze ise ağzından mahşallah mahşallah diye geciriyordu ablama gülümsedikten sonra gözüm karana kaydı karan bana büyülenmiş gibi bakıyordu pek umursamadım
•karanın gözünden•
Duru nun halla kıyafet odasından çıkmasını bekliyordum acaba elbise ona nasıl olacaktı çok açık dururumuydu başkaları ona bakarmıydı bakanı yaşatmayacağıma emindim derin bir nefes aldım rahatlamaya çalıştım bu sırada abim ve nişanlısı gelinlik poşeti ile yanıma oturdular ben ise halla deli gibi kabinin kapısına bakıyordum ve kapı açıldı..
duru ya baka kalmıştım o çok güzeldi… elbise ona çok yakışmıştı sırtı açık bir elbiseydi bacagındaki yırtmac çok güzel duruyordu ister istemez dudağımı ısırdım düğün günü sanırım gelinden bile güzel olacaktı ayağındaki topuklular çok güzel ve nazik duruyordu
Duruya öylece baka kaldım o beni çok umursamadı fakat bir gün öyle çok umursayacaktı ki o günü bekliyordum
•duru nun gözünden•
Karanı umursamadım anneme döndüm
Duru: anne bu elbiseyi alalım mı çok beğendiğim
Nermin annem: olur kızım alalım bunu
Duru: tamamm
Hemen gidip elbisemi çıkartım ve üstümü giydim elbiseyi alıp odadan çıktım annem ile birlikte ödemeyi yaptık dükkandan çıktığımızda saat 15:00 olmuştu.
Hava halla güzel ve güneşliydi dükkanın biraz uzağında bir restorant vardı arabalara binip restoranta gitme kararı almıştık.
Restoranta vardığımızda arabadan inip restoranta girdik masaya oturduk herkes siparişleri vermiş bekliyordu bu arada telefonum çaldı
*Gizli numara arıyor*
Tuhafsar gibi telefona baktım sonra ayaga kalkıp restorantan dışarı çıktım restorantın kalabalık bir yerinde konuşamazdım
Dışarı çıkıp telefonu açtım telefondan Yigitin sesi geldi
Yigit: alo! Duru! Duru nerdesin lütfen konuşalım!
Derin bir nefes aldım tam telefonu kapatacaktım ki telefonu birisi elimden çekip aldı arkamı dönüp baktığımda karan telefonu almıştı telefonu kulağına doğru götürecek iken telefonu almaya çalıştım fakat karan geri çekildi ve telefona konuşmaya başladı
Karan(yiğit ile sinirli bir şekilde konuşuyor):la bebe! Bu kız sana istemiyorum demedi mi sen niye halla zorluyorsun!
Sesi çok sinirli bir şekilde çıkıyordu yoldan geçenler bile bize bakıyordu ben sitres ile ne yapacağımı düşünüyordum yiğit telefonda resmen karan ile kavga ediyordu karanın koluna dokundum
Duru: karan lütfen bi ilk beni dinlermisin
Karan sinirli bir nefes verdi gözlerinden alev atıyordu telefonu kapatı
Karan: duru sen bu bebeyi engellemedin mi!
Of gene başlamıştık sorulara
Duru: engelledim tabiki karan kör degilsen gizli numaradan aradığını görürüsün
Karan telefonun arama geçmişini kontrol etmeye başlamıştı ben ise sebebesiz yere gergin hisetmiştim karan biraz daha baktıktan sonra bana döndü
Karan: duru sen engellemeden önce çocuk seni 10 kez aramış saniyeler içinde neden bana söylemedin
Artık yavaş yavaş bende sinirlenmeye başlıyordum
Duru: karan sanki söylesem ne yapabileceksin
Karanın siniri iyice artmıştı yüzüme yaklaştı
Karan: gerekirse öldürürüm duru anladın mı gerekirse yaparım bunu!!
Karan ın sesi yükselirken ben daha da sinirlenmeye başlamıştım karan bir yandan halla arada telefonumu kontrol ediyordu
Duru: karan saçma sapan konuşma ver şu telefonumu
Telefonu almak için yeltendiğim sırada karan telefonu geri cekti
Karan: dur bi! şu bebeyi iyice her yerden engelleyeceğim
Duru: karan ben engelledim işte ver şu telefonu yeter
Karan whatsaap a girmişti ben Yigitin engellemiştim fakat mesajları silmemiştim
Ve en kötüsüde yiğit bir mesajında karandan bahsediyordu ani bir hareket ile telefona kolumu uzatım karan kolumu sıkıca tutu ve yüzüme yaklaştı
Karan: eğer bu çocuk seni bir daha rahatsız ederse beni arayacaksın tamam mı?!
Sinirim bozulmuştu ne diyordu bu şimdi hayatıma yön vermeye bile başlamıştı karana cevap vermeden diğer elim ile telefonumu alıp cebime koydum
Duru: bırak kolumu
Karan: tamam mı dedim!
Duru: tamam!
İyice sinirim bozulmaya başlamıştı
Geri restoranta döndük yemekler gelmişti yemekleri yedikten sonra herkes evleri dağılmıştı karanı veya neden böyle yaptığını düşünmek dahi istemiyordum.
Eve geldim kendimi yatağa attım yarın saat
16:30 da düğün vardı ablam düğünden sonra baran abi’nin evinde kalmaya başlayacaktı
Yatakta gözümden bir iki damla yaş aktı
Sonra göz yaşlarımı sildim ablamı en az 3 günde bir kez kontrol etmeye gidecektim.
Yatak yan doğruldum üstüme bir pijama takımı giydim yorganımı başıma kadar çektikten sonra uyumaya başladım yarının kötü bir gün olacağı o kadar içimde doğuyordu ki bunları düşünürken uyuya kalmıştım bile…
~devam edecek~
•arkadaşlar bu bölüm biraz kısa oldu bu gün yazmaya pek vaktim yoktu okuldan dolayı umarım begenirsiniz karkakter tanıtımı yapmayı düşünüyorum yorumlarda fikrinizi belirtirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkür ederiim•
Bölüm etkileşimi
