2. bölüm / 4
Karar2. Bölüm(kahvaltı)
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm(kahvaltı)
- 1 1. Bölüm (hayatımın şoku)2.069 kelime
- 2 2. Bölüm(kahvaltı)2.228 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.bölüm(siyah elbise)1.687 kelime
- 4 4. Bölüm(düğün günü)1.781 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu sefer kavga sesleri ile değil kendi rüyam yüzünden irkilerek uyandım üstümde halla dün akşamın yorgunlugu vardı saatte baktığımda saat sabah 09:50 olmuştu tam aramı dönüp uyuyacak iken yine Yılmaz ailesine kahvaltıya gideceğimiz aklıma geldi karanı düşününce yüzümü ekşitim dün aşırı rahatı hiç mi abisinin zorlan evleneceği için üzülmüyordu ya da üzülmüyormuş gibi yapıyordu çocuk bi tuhafı bi kere sinir bozucuydu, bide dün ta dibime kadar gelip benim ne yaptığımı izlemesi normal birisi olsa yanımdan geçer giderdi yanımdan geçip gitmediğinde ne bok olduğunu anlamalıydım zaten birazdaha bu ve bunun gibi şeyleri düşündüm ve ayağa kalktım aynadan kedime baktım saçlarım kabarmış,makyejim akmış istemesemde yine duşa girmem gerekiyordu üstümü çıkardım ve duşa girdim
Duştan çıktığımda saat 10:34 olmuştu yorgun bir şekilde kendimi yatağa attım elimde olsa o aileyi görmek dahi istemiyordum derin bir nefes verdim yaraktan kalktım üzerime siyah bi crop bol siyah bir pantolon giydim takılarımı taktım bunları yaparken içimde nefretten başka duygu yoktu çantamı aldım içine cüzdanımı başım agrırısa diye ki bu aralar çok başım ağrıyor ilacımı nolur ne olmaz diye şarj aletimi koydum üşürsem diye deri ceketimi çıkarken girmek için yatağıma koydum makyej masama oturdum derin bir nefes aldım kafanın dağılması için biraz telefonda takıldım başımı kaldırıp saate baktım saat 11:15 olmuştu makyej yaptım ve hazırlandım bu sırada telefonuma baktığımda yiğitten mesaj gördüm yiğit benim kardeşim gibiydi mesajda
*bu gün buluşalım mı*
Yigitin mesajı benim için kurtarıcı bir mesajdı sadece annemden izin almam gerekiyordu hemen annemin yanına indim
Duru: anne yiğit mesaj atmış bulaşılm mı diyo gidebilirmiyimm
Nermin annem: duru unutun mu bu gün buket hanımlara gidecektik
Duru: anne unutmadım ama yiğit ile kaç gündür buluşmuyorum orda azıcık beni idare etsen olmaz mıı
Nermin annem:duru ben onlara ne diyeyim şimdi kızım ayıp olmaz mı
Duru: anne ya azıcık idare etsen olmaz mı ne biliyim arkadaşı ile buluştu falan de lütfen
Nermin annem:duru bak bir daha böyle istemiyorum sadece bu günlük
Duru: tamam anne söz sadece bu günlük
Nermin annem: tamam ama bu sedece bu günlük bir daha böyle bir şey istemiyorum hele ki buket teyzenlere giderken
Duru: tamamm anne
Annemin cevabını beklemeden odama çıktım ve yiğite mesaj attım
*tamam olurr*
Ardından hemen yigitten mesaj geldi
*tamam beş dakikaya ordayım bu arada kahvaltı yaptın mı*
*hayır yapmadım niye ki*
*tamam o zaman birlikte kahvaltı yapmaya gidelim*
Şaşırdım çünkü yigiti 4 yıla yakın tanıyordum ilk defa kahvaltıya gidelim mi demişti her zaman olduğu gibi bir parkta buluşup cips kola yaparız zannetmiştim
*tamam sen bilirsin*
*tamam beş dakikaya ordayım*
Yigitin mesajını kalpledim ardından ablamın odasına gittim kapısını calıp odaya girdim
Duru: abla şey demek için gelmiştim yiğit ile buluşucam da orda bir şey olursa hemen beni ara tamam mı
Ablam gülümsedi
Deniz: tamam canım aklın bende kalmasın
Duru: tamam ama bak gidince oraya varıncada yaz tamam mı
Deniz: tamam duru zaten haritalardan baktım burdan onların evi 10 dakika gösteriyor
Duru: tamam ama yinede dikat et tamam mı
Deniz:tamam sen merak etme
Ablama gülümsedim ve odasınadan çıktım ardın dan odama gidip ceketimi ve çantamı aldım.
Aşagı indiğimde Yigit arabasına yaslanmış beni beklerken gök yüzünü izliyordu onu görünce şaşırmıştım çünkü genelikle eşofman siwit takılan çocuk Polo yaka bir tişört ve hafif dar bir pantolon giymişti ve arabası olduğunu da bilmiyordum ben Yigitin yanına adım attığımda annemlerde arkamdan cıktı babam yiğite selam verirken annem ve ablamda bize gülümsüyordu annemler arabaya binince yiğite sarıldım
Duru: naptın ne zamandır görüşemiyorduk
Yigit: valla ne yapalım öyle takılıyorduk işte hadi gel arabaya binelim hava hafiften soguyor
Gülümsedim ve arabaya bindik yiğit arabaya oturunca gülümseyerek ona döndüm
Duru: senin araban mı vardı ya yoksa yeni mi aldınız
Yigit: vardı ama ben o kadar çok kullanmıyordum bu gün seni alayımda gezelim dedim
Yiğite gülümsedim bu arada yiğit arabayı çalıştırmış biz çoktan evin önünden ayrılmıştık
Birkaç dakika sonra yiğit bana döndü
Yigit: ya dün gördüm de ablan nişanlanmış ben onun sevgilisi yok diye biliyordum
Yiğite döndüm bu bilgiyi verden öğrenmişti acaba sonra annemin dün akşam paylaştıkları aklıma geldi neden böyle bir şeyi çok normalmiş gibi paylaşırdı ki aklım almıyordu derin bir nefes aldım ve konuşmaya başladım
Duru: Yani aslında zorla nişanlandılar diye biliriz aman boş ver ya hiç anlatmayayım
Yigit şaşırmışsa benziyordu büyük ihtimalle annemin niye böyle bir şeyi sanki çok normalmiş gibi paylaşmasını düşünüyordu
Yigit: hmm anladım morelin bozuk o zaman bu aralar
Keyifsiz bir şekilde kafa saladım bu arada biz restoranta gelmiştik arabadan indim bu sırada ablamdan mesaj geldi
*duru biz geldik ama içeri girer girmez karan seni sordu annemde arkadaşı ile başka bir yere gitti dedi şu anda karan içerde telefon konuşması yapıyor peşine en az 5 tane adam istiyorum dediğini duydum dikat et ablacım*
Mesajı okuyunca gözlerim büyüdü neydi bu şimdi karan benden bir şey mi istiyordu acaba zaten karana sinir olmuştum derin bir nefes verdim belkide başka birisi için peşine en az 5 adam istiyorum demiştir telefonu açtım ve ablama yazmaya başladım
*tamam abla teşekkür ederim*
Ablam mesajıma kalp koydu bu sırada masaya oturmuş bir yandan da menüye bakıyordum Yigit menüyü kapatı ve bana baktı
Yigit: zaten kahvaltı yatıcaz direk iki kişilik kahvaltı menüsü alalım
Gülümsedim
Duru: tamam olur
Yigit garson ile konuşurken aklım halla gelen mesajdaydı ya gerçekten bana takıp peşime adam taktıysa gerçekten böyle bir şey yapar mıydı sonuçta bu normal bi aile değildi o aileden her şey beklenirdi ve ben şu an onun yüzünden sürekli camları ve etrafı kontrol ediyordum yemek geldi ve yemeği yemeye başladım tuhaf bir şekilde yiğit sürekli beni süzüyordu nefes alıp verişi hızlanmıştı pek umursamadım yemeğim bitmişti yiğit bana döndü
Yigit: duru sana önemli bir şey demem lazım
Yigiti süzdüm nefes alıp verişi iyice hızlanmıştı
Duru:noldu yiğit
Yigit: duru ben senden çok hoşlanıyorum..
Bir anda gözlerim büyüdü neydi bu şimdi bana şaka falanmı yapıyordu yoksa beni mi test ediyordu halla şok olmuş bir şekilde yiğite bakıyordum zorla yutkundum.
Duru: şaka falan mı yapıyorsun yigit
Yigit: gerçekten duru senden çok hoşalanıyorum bir iki gün falan değil 3 senedir sürekli
Gözlerim daha da büyüdü ne yapıyordu şimdi bu böyle durduk yere acaba kalkıp gitsemiydim yigiti gerçekten kardeşim olarak görüyordum daha ötesi değildi ve olamzdıda derin bir nefes aldım gerçekten sınanıyordum galiba
Duru:bak yigit ben seni kardeşim olarak görüyorum daha ötesidegil duygularına saygı duyarım fakat böyle bir şey istemiyorum
Yigitin yüzü düşmüştü üzülmüştü beliydi fakat onunla çıkmak gibi bir niyetim yoktu yiğit resmen benim abimdi
Yigit: duru anlıyorum fakat beni lütfen bir kez olsun dinlermisin
Ne anlata bilirdi ki duyguları vardı fakat istemedigimi açık ve net bir şekilde belirtmiştim daha ne yapabilirdim ki
Duru: yiğit bak tekrar dan diyorum sen bana kendi duygularını anlatsanda anlatmasanda ben seni kardeşten öte görmüyorum görmüycemde
Yigitin iyice yüzü düştü eleri bile ara ara titriyordu
Yigit: duru bak lütfen sadece beni bi dinle…
Artık sabrım kalmamıştı Yigitin cümlesini duymak dahi istemiyordum bu kadar derdimin arasında bide sevgili ile uğraşamazdım helle ki kardeşim abim dedigim çocuk ile olamazdım ani bir hareket ile ayağa kalktım çıkış kapısından çıktım yiğit kolumu tutu halla konuşmaya devam ediyordu çümlelerini duymuyordum bile çünkü gözüm siyah bir arabada koruma gibi giyinmiş iki tipe takıldı telefon ile konuşuyorlardı ve bana bakarak o anda aklıma karan geldi yiğit kolumu tutmuş yüzüme bakarak bana bir şeyler anlatıyordu fakat onu görmüyordum bile sadece beynim konuşuyordu derin bir nefes aldım burdan bir an önce gitmem gerektiğini biliyordum yiğite döndüm ve sözünü kestim
Duru: bak yiğit duyguların olabilir fakat şu an sevgili istemiyorum sevgili istesem bile sen olamazsın ben sana arada abi bile diyorum ya
Hem konuşuyor hemde arada etrafı kolacan ediyordum
Duru: umarım beni anlaya bilmişsindir ben sadece seninle arkadaş olmak istiyorum fakat sen ısrar edecek olursan bir daha görüşmememiz daha iyi olur
Yigitin yüzünde derin bir hayal kırıklığı vardı onun için üzülüyordum fakat belki başka koşularda başka şekilde tanışsaydık olabilirdi ama bu şekilde olmamamızın imkanı yoktu
Yigit: bak duru gerçekten sana karşı hislerim var ve bu böyle eften püften hisler değil 3 yıldır var bu hisler kalbimde seni her gün düşünüyorum her gün hayalini kuruyorum en azından bize bir şans ver lütfen
Yigit benim dediklerimi anlamıyormuydu yoksa anlamamazlıktan gelip kendi dediğini mi önemsiyordu gerçekten tuhaf tı tam ağzımı açıp bir şey söyleyecektim ki yanımda iri bir gölge oluştu yüzümü kaldırıp baktığımda bu karandı..
gözlerim büyüdü karan benim kolumdan çektiği gibi beni arkasına aldı ilk defa onu bu kadar sert ve ciddi görüyordum sanki dünkü karan gitmiş yerine başka bir karan gelmişti
Karan yiğite bir şey söyleyecek iken susutu yutkundu derin bir nefes alıp bana döndü
Karan: gidiyoruz itiraz istemiyorum
Karana sadece büyümüş gözler ile baka kaldım beni nasıl bulmuştu ve ayrıca beni mi takip ettiriyordu karanın sözüne sadece evet şeklinde başımı salaya bildim karan benim onayladığımı görünce benim kolumdan tutuğu gibi beni arabaya bindirdi yiğit ise sadece arkamdan baka kaldı gözünden bir damla yaş süzüldüğünü görmüştüm
Karan beni arabaya oturturdu ve ardından kendisi ön koltuğa geçip hızlı bir şekilde arabayı çalıştırdı yolda giderken sessizlik oluştu karan halla sinirli gibiydi neden böyleydi ve neden böyle bir işe kalkışmıştı anlamadım açıkçası birkaç dakika sonra karan bana döndü
Karan(sinirli bir şekilde): o adam kimdi ve neden senin kolunu tutup seninle konuşmaya çalışıyordu
Duru: o sedece arkadaşımdı
Karan(biraz sakin ama yinede sinirli bir şekilde): arkadaşın sana hep böyle mi davranıyor
Neden böyle sorular soruyordu ve ayrıca ona neydi ki bide ona hesap mı vericektim
Duru: sen neden karışıyorsun ki bide sen beni nerden buldun
Karan(sakin kalmaya çalışan bir şekilde): duru sana tek bir soru sordum arkadaşın sana hep
böyle mi davranıyor
Açıkçası karanın bu kararlılıgına şaşırmıştım bir an önce cevap verip bu sorgudan kurtulmak istiyordum
Duru: hayır hep böyle davranmıyor tabiki
Karan: o zaman niye şimdi böyle davrandı
Duru: bak karan ne öğrenmeye çalışıyorsun bilmiyorum ama bu kadar da müdahale etme
Karan:duru sana neden şimdi böyle davrandı diyorum soruma cevap ver
Anlaşıldı herşeyi anlatıp doğruyu söylemezsem bu sorgudan kurtulamayacaktım
Duru: karan yiğit benim 3 yılık arkadaşım daha doğrusu abim kardeşim gibi bu gün bana beni sevdiğini söyledi bende istemediğimi bizden olmayacağımı söylediğimde ısrar etti en azından bir şans vermemi falan söyledi sonra da sen geldin işte hepsi bu kadar
Umarım bu söylediklerimin hepsi karanı tatmin etmiştir daha fazla soruyu kaldıracak durumda değildim karan sinirli gibi bir nefes verdi
Karan: bir daha o çocuk ile görüşmeyeceksin
Ne diyordu bu şimdi de hayatıma mı karşıcak tı o an karanın yüzüne baktım normalde itiraz edecektim ona hayatıma karışmamasını söyleyecektim fakat karan aşırı ciddi ve aşırı sinirli duruyordu o an içimden tamam deyip kestirip atmak geldi içimden
Duru: iyi tamam
Karan sanki rahat bir nefes almış gibi rahatladı biraz olsun sinirden kasınmayı bırakmıştı acaba neden böyle davranıyordu daha dün tanışmıştık bu kadar samimiyet fazla degilmiydi helle ki arkama adam takması kafamda yine soruları çoğalırken gözüm karandan ayrıldı ve yola kaydı bu yol benim bildiğim bir yol değildi biraz paniklemiştim karana döndüm
Duru:karan nereye gidiyoruz
Karan bana bakmadan cevap verdi
Karan: bizim eve gidiyoruz sizinkiler halla orda onlar ile birlikte gidersin eve
Duru: of beni direk bizim eve bıraksaydın ya
Karan: evde yanlız kalırsan yine o çocuk gelebilir eve
Yuh buna kadar düşünmüşmüydü bu fikir benim aklımın ucundan bile geçmemişti
Duru: nolcak canım peşime adam taktırırsın olur biter yapmadığın şey değil sonuçta
Mimiklerime hakim olamayarak göz devirdim karanın dudağı gülümseme gibi büküldü Cidden buna gülüyormuydu?
Sabrımı yine aşıyordu sinirlenmemek için başımı cama çevirdim ve dışarıyı izlemeye başladım gözlerim her ne kadar dışarıyı izlesede kafamın içindeki sorular resmen beni yiyip bitiriyordu bu sırada karan derin bir nefes aldı
Karan: yarın ablana gelinlik abimede damatlık bakıcaz bu gün kararlaştırıldı haberin olsun diye söylüyorum
Bide başımıza bu çıkmıştı oldu olucak balayına gitsinler
Duru:tamam saat kaçta bakıcaz peki?
Karan: annemler 13:00 buluşalım dagmatlık ve gelinlik bakalım dediler he bide sen…
Karana döndüm ben ne yapmıştım gene
Duru: ne ben
Karan: annen sana da elbise bakılmasını söyledi ve aynı şekilde bana da
Niye böyle bir şey yapıyorduk ki iki tarafında gönüleri yoktu ve bunu iki tarafa öyle iyi biliyordu ki yinede bir aile olma çabası vardı bana göre tüm bunların hepsi saçmaydı kim bilir daha bilmediğim ne adetleri ve örfleri vardı
Sıkıntılı bir nefes aldım
Duru: tamam teşekür ederim söylediğini için
Karan: rica ederim
Geri cama yaslanmıştım zaten şu 2 gündür yaşamadığım şey kalmamıştı birde bununla mı ugraşacaktım.
15 dakika sonra eve gelmiştik arabanın kapısını açtım karan ile yan yana bir şekilde eve girdik herkese gülümsedikten sonra karan lafa atladı
Karan: bu arada yarın gezeceğimiz için arabaya benzin almaya gidiyordum dönerken duruyu gördüm taksi çağırıyordu bende siz burda olduğunuz için duruyu aldım geldim
Vay bu yalanı 40 yıl düşünsem aklıma gelmez hemen nasıl bir anda senaryo kurdu valla az daha düşünse detayları ile anlatacak karanın cümlesinden sonra dogrulamak için başımı saladım
Duru: evet böyle oldu
Ablam biraz bana göz attı sonra benim normal olduğumu görünce geri önüne döndü
Ailemin hepsi yigiti tanıdığı için Yigitin beni sevdiğinden bahsetmeyecektim tabiki bunun yerine aramız bozuldu falan diyecektim 30 dakika daha oturduk saat 15:55 ti zaman resmen akıp gitmişti herkes ile vedalaştıktan sonra evimize gittik yatağıma uzandım sanki 10 yıldır uyumuyormuş gibi bir yorgunluk vardı üzerimde telefonum daki bildirim sesi ile irkildim tabiki Yigit halla bir şans diye bana yazıyordu yiğit gerçekten çok iyi bir çocuktu onunla başka bir yerde başka bir şekilde tanışmayı çok isterdim fakat yigiti abim,kardeşim olarak benimsemiştim bile sadece ona tek bir mesaj yazıdım
*yiğit gerçekten özür dilerim kendine iyi bak*
Diye bir mesaj attım 2saniyede arkadan belki beni 20 defa aramıştı fakat hiçbirine cevap vermemiştim sadece her yerden engellemek zorunda kaldım günün yorgunlugu ile kendimi duşa attım duştan çıkınca rahat bir pijama giydim yatağıma uzandım bu gün olanları düşünerek uyuya kalmışım…
~devam edecek~
•arkadaşlar bu bölümü umarım begenmişsinizdir tutana kadar yazmaya devam edeceğim eğer istersenizde karakter tanıtımı yapacağım teşekkür ederiim•
Bölüm etkileşimi
