5. bölüm / 7
Karanlık tutkuBölüm 5
Bölümler 7Şu an: Bölüm 5
- 1 Bölüm 1 ilk karşılaşma250 kelime
- 2 Bölüm 2404 kelime
- 3 Bölüm 3289 kelime
- 4 Bölüm 4316 kelime
- 5 Bölüm 5329 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Bölüm 6352 kelime
- 7 Bölüm 7377 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arkamı döndüğüm anda kalbim göğsüme sertçe vurdu.
Sokağın loş ışığında yüzünü seçemediğim bir siluet bana doğru hızla yaklaşıyordu.
İçimde kötü bir his yükseldi.
Refleksle birkaç adım geri çekildim.
“Kim var orada?” diye seslendim.
Cevap gelmedi.
Adımlar daha da hızlandı.
O an bunun sıradan biri olmadığını anladım.
Hastanedeki acil durumlarda hissettiğim o keskin alarm duygusu bütün bedenimi sardı.
Hızla yürümeye başladım, sonra neredeyse koşmaya.
Arkamdaki ayak sesleri beni takip ediyordu.
Sokağın köşesini dönerken bileğim sertçe tutuldu.
Ani acıyla nefesim kesildi.
“Bırak!” diye bağırdım, kolumu kurtarmaya çalışırken karşımdaki kişinin yüzünü hâlâ seçemiyordum.
Tutuluşu o kadar sertti ki bileğimde yanar gibi bir sızı yayıldı.
Bir anlık panikle kendimi geri çektim ama bu kez dengemi kaybedip kaldırımın kenarına çarptım.
Dizim sert zemine vurdu.
Keskin acı dizimden yukarı doğru yayıldı.
Canım gerçekten yanmıştı.
Bir doktor olarak bunun sadece basit bir çarpma olmadığını anladım; diz kapağımın altındaki bölgede güçlü bir darbe hissi vardı.
Ayağa kalkmaya çalıştığımda bacağımın titrediğini fark ettim.
Tam o sırada uzaktan bir araba farı sokağı aydınlattı.
Beni tutan kişi bir anda elini çekip hızla karanlığın içine kaçtı.
Nefes nefese kaldığım yerde birkaç saniye donup kaldım.
Dizimdeki sızı yüzünden tam doğrulamıyordum.
Farların ardından tanıdık bir ses duyuldu.
“Almira!”
Başımı kaldırdığımda Oğuz’un arabadan indiğini gördüm.
Yüzündeki ifade bu kez gördüğüm hiçbir şeye benzemiyordu.
Öfke, korku ve panik aynı anda vardı.
Sanki geç kalmaktan korkmuş gibiydi.
Yanıma çömelip dizime baktı, sonra bileğimi nazikçe tuttu.
Az önceki sert dokunuşun tam tersine, elleri şaşırtıcı şekilde dikkatliydi.
“Kim yaptı bunu?” dedi sesi gerginleşerek.
Nefesimi toparlamaya çalıştım.
“Yüzünü göremedim…”
Oğuz çenesini sıktı.
Gözleri sokağın karanlığına kaydı.
Sanki bunun kim olabileceğine dair bir fikri vardı.
İşte o an içimde daha ürkütücü bir düşünce belirdi:
Bu kişi bana rastgele saldırmamıştı.
Sanki beni özellikle takip etmişti.
Ve bir anda aklıma gece o kızın söyledikleri geldi.
“O çocuk tehlikeli.”
Kalbim daha hızlı atmaya başladı.
Kafam karmakarışıktı.
Az önce beni kurtaran kişi Oğuz’du.
Ama yüzündeki o ifade…
Sanki bu saldırının geleceğini önceden biliyor gibiydi.
Ve daha da kötüsü…
Oğuz bunu neden biliyormuş gibi görünüyordu?
Bölüm etkileşimi
