2. bölüm / 4
Karanlık çökünce2. Bölüm
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm
- 1 1 Bölüm1.046 kelime
- 2 2. Bölüm810 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm716 kelime
- 4 4. Bölüm724 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda her tarafım uyuşmuştu komedinden telefonumu alıp baktım saat 1 olmuş aşağıya inip kendime bşr kahve hazırladım kahvemi alıp bahçeye çıktım hava düne göre sıcaktı acaba festivale gitme teklifini kabul etsemiydim böyle zaman geçmez bu kasabada Tugay'la konuşayım festivale bu gün gidebiliriz bence çünkü kasabada yapacağım hiç bir şey yok Tugay bahçesinde oturmuş kitap okuyurdu kendi bahçemden çıkıp onun bahçesine geçtim sırtım bahçe kapısına dayadım "eee Tugay bey bu gün nasılsınız"
" iyidir hanımefendi siz"
" bende iyiyim bakıyorum kültürlenmek için kitap okuyorsunuz "
Yüzüme bakıp güldü
" sen okumayı sevmezmisin"
" çok severim anlamayacağın kadar"
"Çok iyiymiş eee kahvaltını yaptınmı daha yeni uyanmış benziyorsun"
"Evet daha yeni uyandım sen yaptınmı"
"Genelde kahvaltı yapmam bir bardak kahve yeterli oluyor"
"Anladım "
"Gel ayakta kaldın otur şöyle"
Eliyle işaret ettiği yere oturdum "ben su içip geliyorum bekle diyip içeri gitmişti hemen elinde tabaklarla geldi
" ne gerek vardı ben evimde yapardım kahvaltımı"
" sorun değil hem beraber yeriz bende acıktım
"Zahmet ettin ama"
" ne zahmeti afiyet olsun kahveni yenilememi istermisin"
" hmmm olabilir gerçekten çok iyi olur"
" hemen geliyorum "
Kahvaltı masasını donatmıştı acaba bunları kendisimi yapıyordu hemen geri geldi " çok bekletmedim umarım "
" yok ya çok hızlı geldin"
Oda karşıma oturunca yemeye başladık
Yaptıkları çok lezzetliydi biraz yedikten sonra hemen konuyu açtım
" dünkü festival bugünde varmı 1 hafta boyunca oluyor demiştin"
"Evet var istersen gideriz"
" onu diyecektim lafı ağzımdan aldın "
" akşam 6 gibi hazır ol seni almaya gelirim"
" tamam ben buraları toplamana yardım edeyim sonra giderim"
" gerek yok ben hallederim "
"Olurmu öyle şey bende yedim bende yardım edicem diyip elime tabakları alıp mutfağa gittim bulaşıkları sudan geçirip makineye yerleştirdim sonra evden çıkarken bana seslendi
" çok mahçup oldum bida olmasın ben kendim yıkarım bulaşıklarımı alşama hazır ol"
" tamam" diyip kendi bahçeme geçtim saat 3 oluyordu hememn üst katta çıkıp banyo ya girdim hızlı bir duş alıp çıktım saçlarımı bu sefer maşa ile dalga yapmıştım dolabımdan toz pembe elbisemi alıp giydim abartılı olmayan bir makyaj yapıp evden çıktım saat 6:30 oluyordu evin önünde beni bekliyordu sırtını arabaya dayamış bana bakıyordu
" hoşgeldiniz hanımefendi"
"Çok bekletmedim umarım"
" olurmu hiç öyle bugünkü bulaşıklara say diyip arabanın kapısını açtı
Kendiside sürücü koltuğuna binip arabayı çalıştırdı arabayı durdurduğunda geldiğini anlamıştım benden önce inip kapımı açtı " önden hanımlar " çok kibardı tanıdığım en nazik erkekti geldiğimizde yüksek sesli müzik ne kadar basımı ağrıtsada belli etmedim rastgele koltuklardan birisine oturduk ve festivali izledik festival bittiğinde beni eve bıraktı teşekkür edip eve geçtim kendime Mısır patlatıp salondaki koltuğa geçtim
Ve rastgele bir film seçtim
Mısırı masaya koyup filmi izlemeye başladım uyuya kalmıştım uyandığımda saat sabaha karşı dört gibiydi perdenin yarısı açıktı bu saate herkesin ışığı kapalı olmalıydı fakat Tugay uyumamıştı garipti uykusunun ağır olduğunu geceleri uykusunun bölünmesini sevmediği söylemişti perdeyi çekip üst katta gidip yatağıma yattım örtüyü üstüme çekip yatmıştım
Uyandığımda saat öğlen koltuktan kalktım ve üst katta banyoya çıktım yüzümü yıkayıp aynaya baktım bir an kendimden şüphelenmiştim bu garipti çünkü hiç bir zaman böyle olmuyordu iç sesim susmuyordu sürekli kafama farklı düşünceler sokuyordu yok ben fazla kafada kuruyordum yoksa imkanı yok bir insan neden kendinden şüphelensin demi yoksa delirmiş olmalıydım bakışları aydanan çekip diş fırçamı aldım hızlıca dişlerimi fırçalayıp aşağıya kahvaltıya indim dünden kalan pankekleri yedim kahvemi alıp bahçeye çıktım salıncağa oturdum salıncak büyüktü yada ben fazla kısaydım bence her ikiside olabilir di fakat boyum aşırı kısa değildi kısamıydı kendimi sorgulamayı bıraktım hava sıcakta olsa üstüme inçe çarşafı alıp telefonumu kurcalamaya başladım dün gece nolmuştu kafam çok doluydu fakat napacağımı bilmiyordum genelde arkadaşlarım bana korku filmleri de son ölcek kişi derdi dün gece hiç bir şey olmamıştı belkide ben fazla kafada kuruyordum bu gün bunu kendime söylediğim belki otuz oldu fakat Tugayın bir dediği bir dediğine uymuyordu belki uyumamıştı nerden biliyorsun yıldız bu konuyu kapatım telefona odaklandım evet kendimle tartışan bir insandım küçükken çiçekleri çok severdim ama annem hep gereksiz olduğunu bir gün solup öleceğini söylerdi fakat her ne derse desin hiç bir zaman çiçek sevgimden vazgeçmemiştim bana göre çiçeklerin her biri bir anlam ifade ediyordu çiceklere değer veriyordum çünkü babam ilk doğum günümde bana papatya toplamıştı çiçeklere bu yüzden değer veriyordum hem kokuları hem görüntüleri telefonu kapatıcaken Tugay günaydın diye seslendi karşılık verdim
"Galiba işin vardı "
"İşim yok sadece oturuyorum dedim
" sana kasabayı gezdireyim istersen "
" teklifi red ettmek istemem fakat bu gün biraz hasta gibiyip belki daha sonra "
" iyi günler bir kaç işim var görüşürüz "
" görüşürüz " dedim karşılık verdim
Kendime küçük bir bahçe yapmaya karar verdim ve merkezdeki çiçekçiye gittim hızlı karar veren bir insandım gerekli her şeyi alıp eve döndüm çiçekleri bahçeye diktiğimde çok mutlu olmuştum içeriye geçip hızlı bir duş alıp üstümü değiştirdim akşam yemeğini yiyip salonda koltuğa oturdum rastgele bir film açtım biraz izledikten sonra sıkılıp yatağa geçtim bugün hiç bir şey yapmamama rağrem yorulmuştum ve hemen uykuya daldım.
Bölüm etkileşimi
