4. bölüm · KARANLIĞIN SAHİBİ

Bölüm 4 : Yasak Sınır

gecee .

Alev gece odasına döndüğünde göğsü hâlâ hızlı hızlı inip kalkıyordu. Aras’ın dokunuşu, kulağına fısıldadığı sözler, o anın elektriği… Her şey zihninde dönüp duruyordu.

Bu adam tehlikeliydi.
Ama tehlike bazen, arzudan sadece bir adım uzaktaydı.

Kapı çalındığında saat gecenin bir yarısıydı. Alev irkildi ama seslenmedi. Kapı aralandı. Aras içeri girdi. Bu seferki hâli daha rahattı: beyaz tişört, gri eşofman altı. Yüzünde ne bir gülümseme ne de tehdit vardı. Sadece… arzu.

"Uyumadın," dedi. "Senin evinde huzurla uyumak biraz zor." diye karşılık verdi Alev.

Aras kapıyı kapattı. Odaya doğru yürüdü.
"Benimle oyun oynamak istedin," dedi yavaşça. "Ama bu oyunun kuralları bende."

Alev ayağa kalktı.
"Kurallarını sevmem."

Aras yaklaştı. Ellerini cebine sokmuştu, ama gözleri Alev'in dudaklarında.
"Kuralsız oynayalım o zaman."

Bir anda aralarındaki mesafe kalmadı. Alev’in sırtına uzanan eli, onu kendine çekti. Dudakları neredeyse değiyordu ama Aras bekledi.

"Sınırı sen çiz." dedi.
Alev bir saniye düşündü. Geri adım atmadı. Gözlerini onun gözlerinden ayırmadan fısıldadı:
"Ben sınır tanımam."

Ve o an dudakları birleşti.

Aras’ın öpücüğü önce yavaş, sonra talepkârdı. Alev’in elleri onun göğsüne bastı ama geri itmek için değil; hissedebilmek için. Nefesleri iç içe geçti, zaman durdu.

Alev’in sırtı duvara yaslandığında, Aras’ın eli kalçasına kaymıştı. Öpücükleri boynuna indi. Alev başını geriye yasladı, gözleri yarı kapalı, dudaklarında bir iç çekiş.

"Ne yapıyoruz biz?" diye fısıldadı.

Aras’ın sesi boğuk ve kararlıydı.
"Hiçbir şeyin normal olmadığı bir dünyada… çok normal bir şey."

Eller, ten, nefes… hepsi karıştı. O gece, karanlığın içindeki ilk yangındı.